Salı, Aralık 18, 2012

Kobe Bryant Şut Atmayı Seviyor



Bilmediğimiz bir şey değil. Fakat onun için söylenen 'ball hog' lafı biraz canını sıkmış olacak ki Sixers maçı sonrasında basınla yaptığı 20 dakikalık söyleşisinde bu konuya epey yer vermiş. Son 3-4 yıldaki en iyi Kobe Bryant'ı izlediğimiz konusunda hepimiz hemfikiriz. Kobe'nin bu sezon zaman zaman 25-30 civarı şut atıp, takım arkadaşlarını hücumda olaya pek katmamasından dolayı bencil davrandığıyla ilgili konuşmalar ortaya çıkmıştı. Bu kadar iyi hücum ederken sorumluluk alması gayet normal, fakat son 76'ers maçı dışında işin savunma kısmında ciddi ciddi yatıyor. En çok eleştirildiği yön savunması zaten. Enerjisini hücuma saklıyor gibi.

Ancak Wizards ve Sixers maçlarında biraz değiştiğini gördük. Wizards maçında kötü şut attıysa bile takım arkadaşlarını oyuna sokabilmek için topu dolaştırmaktan vazgeçmedi. Sixers karşısında da aynı şekilde. Buna ek olarak savunmada daha ciddiydi. Skorerlik yanına ise söylenecek bir şey yok. Bir türlü içemediğim eski-ünlü Fransız şarapları gibi. Harika.

Her neyse, Sixers maçından sonra şöyle konuşmuş Bryant:

"Bencil olduğumu söyleyemem, sadece şutörüm. Şut atmayı pas vermeye tercih ediyorum, böyleyim işte. 30.000 sayıyı nasıl şut atacağınızı bilmeden elde edemiyorsunuz. Ben, her ne olursa olsun, şut atmanın bir yolunu bulurum. Bir maçta 30 şut yollamak basit bir şey değil. Bir sürü oyuncu en iyi şut pozisyonu için neler yapılması gerektiğini bilmiyor.

Şut atmak, sayı yapmak benim yaptığım iş. Süper kahramanların yaptığı gibi. Süperman uçar, Örümcek Adam'ın ağları var, Steve Nash iyi pas atar, ben ise şut atarım. Bazı günler şutlarım girer, bazı günler ise girmez. Dennis Rodman ribaundçu, Michael Cooper ise savunmacı olarak anılır. Ben ise şutör. Hepsi bu.


Dürüstçe söylüyorum,şut atmayı seviyorum. Nasıl gerçekleştiği sorun değil."


Cuma, Aralık 14, 2012

Magic Johnson: "Michael ve Ben"

92 Barcelona'ya katılan rüya takımın bir araya gelişinin 20.yılına özel yapılan belgeseli izlediyseniz bu tarz hikayeleri zaten biliyorsunuzdur. Kart, golf, karı-kız, Barkley blah blah. Her neyse, bu belgeselde Jordan'ın hiç uyumadığından, geceleri kart oynadıktan sonra sabah golfe gidip, öğlen gelince maça veya idmana çıktığından söz edilmişti. Magic de hikayesini paylaşmış:



Çok iyi. Hahaha videoda bunlara servis yapan adamın Christian Laettner olması.. Zaten bunun için getirilmemiş miydi?

Scot Pollard'la NBA Zamanı-3



Cuma gecesi oynanan Thunder-Lakers maçının 2.çeyreğinde internetim gitmiş, bir daha da gelmedi. Hafta sonu ailemin yanına gelip kısa vadeli bir çözüm buldum. Blogmate'lere sesleniyorum, hiç mi bir şey giremediniz vicdansızlar?

Bu süre içinde normal zamanlarda gitmediğim kadar okula gidip derslerde gerekli podcastleri indirdim. Sağ olsun Skeets, Melas ve diğerleri epey yardımcı oldu.


Her neyse lafı çok uzatmadan birkaç kısa başlıkla önemli şeylere değinelim.

Lakers(9-14)

Evet sakat oyuncular var, yeni bir takım falan ancak bu kadarını hiç kimse beklemezdi. Kobe'nin Shaq sonrası dönemde yaptığı şeylerin benzerini yapmaya çalıştığını görüyoruz. Yapıyor da, %48 şut yüzdesiyle neredeyse her maç 30 atıyor. Bu taraftan bakınca müthiş skorer fakat takım kaybediyor. 


Kobe'ye 30 attığında neredeyse her maçı kaybettikleri sorulunca, çok saçma bir istatistik, yüzdesiz atsam neyse ama yüzdeli atıyorum demiş. 34 yaşındaki adam, Shaq'ın yanında 2 numara olup şampiyonluğu kazanan adam tek başına şampiyon olamayacağını öğrenememiş hala. Ayrıca takımın lidere ihtiyacı var. Öncesinde Fisher'ın o tarz işleri yürüttüğünü biliyoruz, aynı şeyi Nash'ten bekliyorum. O dönünce Lakers'ın ayağa kalkışı gerçekleşebilir. Toparlasınlar zaten. Ayıp:

Lakers(9-14) salary cap: $100.365.000
Rockets(10-11) salary cap: $47.799.000

MVP! MVP!

Dün gece Lakers'a karşı ilk çeyrekte 22 sayı attıktan sonra New York taraftarı onun mvp diye bağırdı. All-around olması konusunda her zaman tartışılır, fakat inanılmaz skorer. Ligdeki en iyi 2-3 skorerden biri. Bu sene üçlük çizgisinin gerisinden %45.7 ile oynuyor. Dün de inanılmaz iş yapmış. 22 dakikada 30 sayı.


Knicks'in bir önceki maçında, Brooklyn'e karşı 45 yollamıştı. Amar'e gelince neler olacağını merakla bekliyoruz.

Bobcats Yerlerde

Sezona 7-5 ile başladıktan sonra 35 galibiyet üstüne gelebilir diye konuşmaya başladığımız Bobcats son 10 maçını kaybetti. Fakat bu kötü seride yenildikleri takımların Portland dışında hepsi %50 galibiyet sınırının üstünde. Kötü program bitmiş değil, Magic maçından sonra programlarında Lakers, Nuggets, Heat gibi takımlar var. Lakers'a bir tekme de onlar vurabilir mi derseniz sanmıyorum. Dunlap ve takım tamamen tecrübesiz. Maç sonlarında büyük sıkıntı var. Fakat Nba'in en başarısız sezonu geçirdikten sonra doğru yola girmeyi başardılar.

Mark Jackson'ın Evlatları

Miami galibiyeti sonrası Mark Jackson'ın adı Nba çevrelerinde epey anılır oldu. Warriors'ta geçirdiği ilk sezonu hakkında yorum yapacak bir şey yok. Takaslar, sakatlıklar derken lottery kovalayan bir takım haline gelmişti Warriors. Bu sezon ise çok akıcı bir basketbol oynatıp, Warriors isminin yanına koyunca absürt duran 'savunma' kavramını geçen sezona göre oldukça oturtmuş durumda. Geçen sezon savunma sıralamasında 27.sıradayken bu sezon 14.sıradalar. Klay Thompson, David Lee harika iş çıkarıyorlar. Dallas'ı 1-8 eşleşmesinde eleyip, sonrasında Utah'a elendiklerinden beri de play-off görememişlerdi. Bu sezon olacak gibi. 15-7'ler şu anda.

All-Star'ı Sevmemek 

Her yıl basketbolun aşırı şekilde pazarlanmaya çalışıldığı o 3 günden nefret ediyorum. Açık ve net. Stern gibi adamları değil, Popovich gibilerini seviyorum. Jermaine O'neal'ın da payı var tabii ki. Son olarak gelen all-star oylamaları sinir etti. Lin'i falan görünce hay bin kunduz. Her neyse, geçse de bitse.

Bu arada Duncan, büyüksün.

Perşembe, Aralık 06, 2012

Scot Pollard'la NBA Zamanı-2


Kobe 30 Bin

Kobe Bryant dün gece itibariyle Nba tarihinde 30.000 sayı barajını geçebilen 5.oyuncu oldu. Olağanüstü bir skorer olduğunun göstergesi. Kobe aynı zamanda bunu başaran en genç oyuncu ünvanını da sahiplendi. Fakat önündeki 4 isim olan Kareem, Malone, Jordan ve Wilt 30.000 sayı barajını geçerken daha az maça çıkmışlardı. Zaten Wilt ve Jordan'ın sayı ortalaması 30.1, Kobe'nin ise 25.2. Wilt ve Jordan'ı geçip 3.sıraya yerleşeceğini düşünüyorum. 2014'teki emekliliği erteleyip devam ederse Malone'un rakamlarını bile geçebilir. Sezonun geri kalanında 22.4 sayı ortalamasıyla oynasa dahi Wilt'in 31.419 sayısına yetişecek. 873 sayı sonrasında ise Jordan var.

Kobe 30 bin sayı barajını geçtikten sonra karşılaştırmalar anında başladı. Nba Top 10'ları, Jordan-Kobe konuşmaları. Nba.com'daki Hang-Time bloğunda da bu konu konuşulmuş.



İşin ilginç yanı 30 bin sayı barajını geçen 5 oyuncunun 4'ü sarı-mor formayı sırtına geçirdi. Malone'u Laker saymak günahtır ama bir sezon bile olsa Los Angeles'ta yer aldı.

Şu alıntıyı yapıp konuyu kapatalım:

"One of the greatest ever, lethal scorer and a Top 10 player on my all-time list. But he’s not cracking Top 5 and he’s a reserve, not a starter, at shooting guard."

Stern Konuştu 

Popovich'in tercihini ve sonrasında gelen cezayı şurada yazmıştım. Stern'ün bu kararı alırken neler düşündüğünü bilmiyorduk, fakat tahmin edebiliyorduk. Dün New Orleans'ta konuşmuş:

"Sağlıklı oyuncularını Nba'e hiçbir şey söylemeden Miami'ye getirmediler. 26 yaşındaki Green, 30 yaşındaki Parker'la birlikte, Duncan ve Ginobili herhangi bir sakatlık veya hastalık sebebi olmadan evlerine gönderildiler." Stern'ün cevaplarının tamamını buradan okuyabilirsiniz. Daha öncede yazdığım gibi, koçların işine her ne olursa olsun karışılmamasından yanayım. Popovich takımı için en iyi kararı verebilmeli, kararı alırken Nba ne der diye düşünmemeli. Düşünmez de. Diğerleri düşünür.

 Gasol Yolcu

Bu sefer cidden gidecek gibi. Stern engellemezse tabii. Orlando maçının son 7 dakikasında hiç oynatılmayınca söylentiler epey artmıştı. Toronto, Atlanta, Utah'ın ilgilenebileceği, 3'lü veya 4'lü takas olabileceği dedikoduları var. Ayrıca Bryan Colangelo Gasol'ü alabileceklerini fakat Bargnani'nin hiçbir şekilde takımdan ayrılmayacağını söylemiş.

Gasol'ün D'Antoni'nin sistemine uygun olmadığı Mike-D'nin geldiği günden beri söylenen bir şey. Fakat Nba'de hiçbir takımın sahip olmadığı şeye, yani iki tane çok iyi uzuna sahipken bunu lehine çevirmek yerine, 'bu olmuyor' diyip bozmak -bence- çok yanlış.


Bobcats

Dün şurada maçlarının eğlenceli geçtiğini, aksiyon olduğunu belirtmiştim. Dün çok rahat bir şekilde Knicks'i mağlup edebilecekken-Melo parmağından sakatlandı ve geri dönmedi- maçın en kritik anlarında 3 top kaybı yaptılar. Son çeyrekteki top kaybı sayıları 6-0'dı. Buna rağmen maçı az daha uzatmalara taşıyorlardı ki JR Smith orada dur dedi.

JR Smith'in Maç Kazandıran Basketi



Maçın tamamını izlemeyip sadece bu videoyu izleyenler ne şut soktu falan diyordur JR Smith için. Evet soktu da bir önceki pozisyonda, 5-6 saniye kala skor 98-98 iken boş turnikeye gitmeyip frene bastı. Kidd son anda hakemin üstüne çullanıp molayı aldırdı. Orada turnikeyi atsa büyük ihtimalle maç Knicks'e gelecekti.

Gif'in sağ üst kısmında Kidd'in mola alma çabasına dikkat

Bobcats maçlarında her zaman bir aksiyon oluyor. Çok kötü mağlubiyetler alıyorlar, kötüden kasıt kalp kırıcı. Oyunun sonlarını oynama bakımından inanılmaz tecrübesizler.

Çarşamba, Aralık 05, 2012

Scot Pollard'la NBA Zamanı-1


Bundan sonra bu başlık altında Nba'de neler olup bittiğini yazacağım. Her gün olmasa bile oldukça sık olacağı kesin.

New Orleans Pelicans ??

Dün gece maçlardan önce, uykudan kalkar kalkmaz twitter'ı açtım, timeline'ımda yazan tek şey Pelicans'tı. Hornets ismini değiştirecekmiş. 2013/14 sezonuyla beraber New Orleans Hornets New Orleans Pelicans oluyor. Nba'deki en kötü isim olabilir. Bobcats isminden daha kötü değil elbette, ama Jordan'ın Bobcats'i en kısa zamanda Hornets yapacağını biliyoruz. Tabii bunun için ilk önce Hornets'in Pelicans olması gerek. Ayrıca takımın renkleri de lacivert, kırmızı ve altın olacakmış. Utah'ın yıllardır Jazz ismine sahip olması New Orleans camiasını üzüyor olsa gerek.

Washington Faciası

Miami Heat dün gece bahis yapanların %99'unu sağlı sollu yatırdı. Wizards'a karşı hak ettikleri bir mağlubiyet aldılar. Maçı izleyenler bilirler, Miami all-star maçı seviyesinde savundu rakibini. 'Biz bunları oturarak yeneriz' kafasıyla çıkmışlar. Tavşan-kablumbağa hikayesi gibi sonradan çabalasalar da maçı getiremediler. LeBron maçı kurtaracak üçlüğü sokamayınca sevmeyenlerine gün doğdu. Wizards camiası ne olduğu anlayamadığı için başka takımı yendiklerini bile düşünmüş:



Lakers Düşüyor, Tutun Elinden

Rockets ısrarla 'Yok abi siz varken ne haddime' diyip maçı kazanmayı reddetmesine rağmen-özellikle ilk beş oyuncuları- Lakers 17 sayıdan maçı ikram etmeyi başardı. Kobe hakkında diyebileceğim bir şey yok, 34 yaşında hala sayı diye gebermesini anlamıyorum şahsen. Dwight Howard sıradanlaşıyor gittikçe. Maç sonunda topun Howard'a değmeyeceğini veyahut olayla ilgisi olmayacağını biliyoruz, çünkü Kobe pası düşünmüyor. 31 şut kullandı dün. Howard, 9. Öte yandan Harden'ı Toyota Center'a gömen bir MWP vardı. İnanılmaz savundu, ancak Harden'ın da ısrarı, eline geleni atması olayı daha kötü bir hale getirdi. Harden'ın şut isabet grafiği:


Son olarak CSN spikeri Ackerman dünkü maçı tek cümlede özetlesin.

Bobcats Güzel Takım

Charlotte'da oynadıkları her maçı izlemenizi öneririm. Bu sene severek izlediğim nadir takımlardan. Özellikle içerideki maçları. Thunder ve Dallas'a kaybettikleri maçlar dışında her maçı kafa kafaya geçti şu ana kadar. Çok ekstra ama:



Hack-A-Howard

Lakers maçlarında rakip takımın Howard'a faul yaparak çizgiye götürdüğü çirkin hareket. Rockets Hack-A-Howard yapmaya başlar başlamaz maçın gerilimli havası birden yok oldu, heyecanı gitti. Howard %60 dolaylarında atsa dahi rakip takımlarca sonuna kadar yapılacak hareket. Ki bu sezon %46'yla atıyor. 2 veya 3 sayı yemek yerine 1 sayıyı tercih ediyor rakip takımlar. Mantıklı ama çirkin. Stern takım kadrolarını analiz etmek yerine bu tarz oyunu bozan şeylere yoğunlaşsa iyi eder. Ayrıca D'Antoni'nin elinde Hill gibi bir isim varken-zaten hücumda Howard top kullanmıyor- Howard'ı oyunda tutması anlaşılır değil. Dün akşam bu tarz gelen bir soruya 'Franchise oyuncumuz olmasını istediğimiz birini oyunun sonlarında çıkaramam' demiş. Yenilmeye devam o zaman Mike.

Derrick Rose'un Erken Dönüşü

Olmasını istemediğimdir. Oyuncuların erken dönüp sonrasında daha büyük şeyler yaşadığına birçok kez şahit olduk. All-Star arasından önce dönmesin, iyice toparlasın. Chicago'nun onunla veya onsuz bu sezon çok fazla şey yapabileceğini düşünmüyorum. Çok fazladan kasıt şampiyonluk, minimum konferans finali. Dünkü kaybedilen Pacers maçı da gösteriyor ki bu sene Bulls'un performansında istikrar aramamalıyız.

Ve Son Olarak, Kevin Love Sizinle Kızlar