Dünyanın Yıldızları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünyanın Yıldızları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ağustos 29, 2010

Pek Yanılmadık

Dünyanın yıldızları adlı yazı dizimizde 15 oyuncu adı verdik.Bakalım ilk gün sonunda hangileri bizi yanıltmadı ?

1-Nicolas Batum : Fransa'yı skor ve savunmada sürükleyen oyuncuydu.

2-Tiago Splitter : Maçın havasından dolayı fazla süre almadı ama 13 sayı yolladı.

3-Timofey Mozgov : 13 sayıyla oynadı,pota altında güçlü gözüktü.

4-Ante Tomic : ABD karşısında takımının en iyisiydi.

5-Goran Dragic : Slovenya'yı galibiyete taşıdı.

6-Ioannis Bourousis : Yunanistan'ı Zisis ile ipten alan adamdı.

7-Jose Juan Barea : Rusya yenilgisinde en hazır ve en iyi olarak gözüktü.25 sayı attı

8-Linas Kleiza : 27 sayı ile oynayarak ciddi ciddi yıldız olma sinyalleri verdi.

9-Aleks Maric : Avustralya'nın en skorer oyuncusuydu.Ürdün karşısında bir sürprizi engelledi.

10-Yi Jianlian : Günün en iyilerindendi.Yunanistan'a çok fazla sorun çıkardı.26 sayı 14 ribaund ile günün yıldızıydı.

11-Ömer Aşık : Serbest atışları soksa çok daha iyi olacaktı.Ancak pota altında savunma ve hücumda çok konsantreydi.Takımın en iyilerindendi.

İlk gün için 15'te 11 yapmışız.

Cuma, Ağustos 27, 2010

Dünyanın Yıldızları #15

Ömer Aşık / 1986 Türkiye

Basketbola geç başlaması belki de süper yıldız olmasını şu ana kadar engelledi. 2.14 boyuna rağmen, temel basketbol zekasının zayıf olması, el yumuşaklığının neredeyse olmaması Ömer'in en önemli eksikleri. Potaya yakın halde topu eline aldığında ise durdurulmaz bir pivot olan 24 yaşındaki genç pivot, Türkiye'nin hücum ve savunmadaki en büyük kozu.

Zor durumlarda sığınabileceğimiz yegane kapı olarak gözüküyor Ömer Aşık. Savunmada yaptığı katkı ile hücumumuzun hızlı başlamasına da neden olan Ömer, turnuvanın en skoreri olmaya aday kanımca. Türkiye kendi ev sahipliğinde yapılacak bir turnuvada ne kadar ileri giderse, Ömer de o kadar turnuvanın yıldızı olmaya yaklaşır.

Adaylarımızın 15.'incisi ve sonuncusuna da geldik. Artık yarın 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası başlıyor. Biz de Potası Delik ekibi olarak yaklaşık 1 aydır sizlerin dikkatini bazı oyuncuların üzerine çekmeye çalıştık. Şimdi artık salonlarda ve evlerde turnuvayı izleme zamanı.

Dikkat çektiğimiz 15 isme şöyle bir bakacak olursak;

1. Nicolas Batum
2. Milos Teodosic
3. Tiago Splitter
4. Timofey Mozgov
5. Ante Tomic
6. Goran Dragic
7. Kevin Durant
8. Heiko Schaffartzik
9. Ioannis Bourousis
10. Jose Juan Barea
11. Ricky Rubio
12. Linas Kleiza
13. Aleks Maric
14. Ji Jianlian
15. Ömer Aşık

Çarşamba, Ağustos 25, 2010

Dünyanın Yıldızları #14


Yi Jianlian / 1987 Çin Halk Cumhuriyeti

Birçok kişi onun Yao Ming'den sonra Çin'in çıkardığı en önemli ikinci basketbolcu olduğunu söyledi.2.13 m boyunda center oynuyor.2007 Draftlarında ilk tur 6.sıradan Milwaukee tarafından seçildi.Buradaki başarılı çaylak döneminden sonra NJ Nets'e giden Jianlian burada 10.5 sayı ortalaması ve yüzde 40 a ulaşan üçlük yüzdesiyle dikkat çekti.Özellikle Yao'ya benzer şut yapısı ve isabetli atışları onu ayıran özelliklerdendi.Ancak oyununun en eksik tarafı olan savunması hala iyi yerlerde değil.Bu yaz Wizards'a takas edildi ve kariyerine burada devam edecek.Bizim grubumuzda yer alan Çin'in sorumluluğunu sırtına alacak isim o olacak.En azından 3. ve 4. sıra için savaşacak olan Çin'in en önemli kozu ve henüz 23 yaşında.

Cuma, Ağustos 20, 2010

Dünyanın Yıldızları #13


Aleks Maric / 1984 Avustralya

Pek genç sayılmaz aslında Sırp asıllı pivot Aleks Maric. Ancak bizim basketbol dünyamızda birkaç yıldır var olan biri olduğu için biz onu hep genç olarak görüyoruz. 26 yaşındaki dominant pivot Avrupa'da ilk olarak Gran Canaria'da oynadı. Daha sonra yıldızlaşacağı Partizan'a geldi. Geçen sezon gösterdiği performans ile Avrupa'nın en iyi pivotlarından biri olduğunu herkese gösterdi. Bir ara Fenerbahçe'ye transfer olma ihtimali bile doğmuştu ancak o Panathiankos'a gitmeyi tercih etti. Avustralya'da doğmuş bir Sırp olan Maric, Amerikan spor akademilerinde de boy göstermiş komple bir basketbolcu. Milli takım tercihi çok tartışılıyordu ama daha çok forma şansı bulabileceği Avustralya'yı seçti. Daha önceden de dediğim gibi Avustralya bence turnuvanın gizli favorilerinden. Aleks Maric ise turnuvanın gizli yıldızlarından.

Perşembe, Ağustos 19, 2010

Dünyanın Yıldızları #12


Linas Kleiza / 1985 Litvanya

Litvanya basketbolundan çok yıldızlar geldi geçti.Bir dönemler Avrupa basketbolunun hakimi konumunda bile oldular.Bu güçlü ekolün 2000'li yıllar içerisindeki en zayıf kadrosu olarak 2010 kadrosu gösterilse de Linas Kleiza, Litvanya'nın yıldız eksiğini kapatan şahıs.Basketbola ülkesinde başlayıp lisede kendini gösterdi.Daha sonra kolej kariyeri de başarılı bir şekilde geçtikten sonra 2005 NBA Draftlarına katıldı.27.sıradan Portland tarafından seçildi ve hemen sonra Denver'a takas oldu.Çaylak döneminde fazla süre alamasa da sonraki yıl maç başına 18 dakika süre alıp kendini göstermeyi başardı.Başarılı bir sezondan sonra Avrupa'nın yolunu tutması ise ilginçti.Olympiakos'ta bir sene geçirdi şimdi ise Toronto ile anlaşarak NBA'e geri döndü.2.03 m uzunluğa sahip oyuncu 2 numara,3 numara ve bazen de 4 numara oynayabiliyor.En önemli özellikleri, maç içerisindeki agresifliği ve buna zıt olarak bir o kadar da yumuşak bileği diyebiliriz.Sorumluluk almaktan hiç kaçınmayan Kleiza bazen oyundan hem kendini hem de takımını koparsa da, çok iyi hazırlanmış gibi gözüken Litvanya'nın turnuvadaki en önemli yıldız adaylarından.

Çarşamba, Ağustos 11, 2010

Dünyanın Yıldızları #11

Ricky Rubio / 1990 İspanya

Rubio, 16 yaşında oynadığı basketbol ile dünya basketbol kamuoyunu heyecanlandırmıştı. 18 yaşında İspanya Milli takımının oyun kuruculuğunu üstlendiğinde ise Rubio'ya herkes bir kez daha hayran kalmıştı. Her defasında beklentileri karşılayabilen bir oyun sergiliyor genç guard. Minnesota Timberwolves tarafından draft edildi ama o NBA'ye gitmeyi tercih etmedi. Biraz daha Avrupa tecrübesi edinmek istedi. Bence çok da doğru yaptı. Regal Barcelona ile anlaştı. Pas yeteneği ve asistleri, izleyenlerin hafızalarına kazındı. 20 yaşında Euroleague şampiyonluğu yaşadı. Dünya Şampiyonasının büyük favorilerinden biri olan İspanya'nın guardı olacak Rubio, José Calderon ile birlikte. İspanya'nın çizeceği performansa da bağlı olarak, Rubio turnuvanın yıldızlarından biri olabilir.

Dünyanın Yıldızları #10


Jose Juan Barea / 1984 Porto Riko

Porto Riko'nun NBA'de oynayan 7.oyuncusu olan Jose Juan Barea basketbol kariyerinin çok büyük bir bölümünü Amerika'da geçirdi.Onun açısından çok parlak olmayan bir NCAA performansından sonra 2006'da adını NBA Draftlarına yazdırmaya karar verdi.Ancak o sene draf edilemedi.Beraberindeki aylarda Vegas'taki yaz ligine Golden State Warriors ile katıldı.Daha sonra Dallas Mavericks ile anlaştı ve NBA geliştirme liginde birkaç maç oynadı.Asıl orada kendini gösterdi.İki maçta 40 sayı ile oynayıp o hafta Performer of the Week ödülünü aldı.Şimdi Dallas'ta ortalama süreler almasına rağmen guard mevkiinde önemli bir bench oyuncusu olarak gözüktü.Kısa boyunun dezavantajını ayak çabukluğu ve hızıyla kapatan Barea aynı zamanda çok da iyi bir pasör.Barea, Arroyo ve Dalmau'nun elinde bulunan Milli Takım guardı ünvanını da bu turnuvada alacak gibi duruyor.Bizim grubumuzda bulunan Porto Riko'nun önemli silahlarından biri olacak.

Salı, Ağustos 10, 2010

Dünyanın Yıldızları #9



Ioannis Bourousis / 1983 Yunanistan

Onun için genç bir yıldız diyemeyiz.Onun için denebilecek bir şey varsa o da bu şampiyonada oynamayı sabırsızlıkla beklediği.Bourousis Yunanistan'da geç parlayan yıldızlardan.Spora ilk olarak atletizmde başladıktan sonra profesyonel yüzücü oluyor.Ancak uzun boyu onu 18 yaşında basketbol yoluna sokuyor.AEK'da 2001'de boy gösterdikten sonra yolu İspanya yollarına düşüp kendini Barcelona'da buluyor.Hemen ardındaki sezon Olympiakos ile anlaşıyor ve kariyerinin altın çağlarını bu takımda yaşamaya devam ediyor.



2.13 boyunda pivot mevkiinde oynayan yıldız basketbolcu en son verdiği demeçlerde Türkiye'deki şampiyonayı dört gözle beklediğini söyledi.Bize karşı Avrupa Şampiyonası'nda da oynayan Bourousis özellikle dışarıdan yüksek isabetle oynayan bir oyuncu olarak bize çok sorun yaşatmıştı.Yunanistan'ın eksik yıldızlarla geldiği şampiyonadaki ilerleyişinde önemli bir yere sahip olacak.

Salı, Temmuz 27, 2010

Dünyanın Yıldızları #8




Heiko Schaffartzik / 1984 Almanya

Zor bir hayat hikayesi olan Heiko Schaffartzik'in, 13 yaşında lösemi hastası olduğu açıklandı. Uzun süre basketboldan uzak kalan Heiko, 2002 yılında tekrar basketbola döndü. Almanya'nın son dönemde büyük beklentiler içinde olduğu bir oyun kurucu idi. Fakat o kendini ilerleyen yıllarda geliştiremedi. Ta ki Eurobasket09'a kadar bir daha adını duymaz olmuştuk. Fakat Polonya'da öyle bir Schaffartzik izledik ki, aklımızdan hiç çıkmadı. Dirk Nowitzki'nin yokluğunda takımı tek başına taşıyan Alman guard, turnuvanın en skorer isimlerinden biri oldu.

Uzak mesafeli üçlükleri ile patlamaya hazır bir bomba gibi olan Schaffartzik, turnuvaya iddialı bir şekilde gelmeyen Almanya'nın en büyük kozlarından biri olacak. Eğer Almanya, çeyrek final ve ötesini görürse okuması zor olan Schaffartzik ismini çok duyabiliriz.

Pazar, Temmuz 25, 2010

Dünyanın Yıldızları #7


Kevin Durant / 1988 Amerika Birleşik Devletleri

Şüphesiz ki Amerika Birleşik Devletleri, kadrosu ne olursa olsun turnuvaya favori olarak geliyor. Olimpiyat kadrosundan hiçbir yıldızın yer almadığı, yeni oluşturulmuş kadronun en önemli silahı Kevin Durant. Genç bir kadro ile Türkiye'ye gelecek olan Amerika'da skor yükünü üstlenecek en önemli parçalardan biri yine Durant.

Oklahoma City Thunder'ın yıldızı, turnuvada kendini bir anlamda ispatlamaya geliyor. Tabii ki 22 yaşında olması, ona bazı olumsuz yönler katsa da, FIBA basketboluna karşı olan tecrübesizliğini, diğer olumlu yönleri ile kapatmaya çalışacak. Uzun kolları, atletik fiziği ve averajın üzerinde sayılabilecek şutu ile komple bir oyuncu Durant. Amerika koçu K'nin de istediği gibi, birçok pozisyonda görev yapabilen Durant, eğer Amerika şampiyon olursa, turnuvanın en değerli oyuncusu olarak seçilmeye en yakın isim.

Cumartesi, Temmuz 24, 2010

Dünyanın Yıldızları #6


Goran Dragic / 1986 Slovenya

Slovenya, neredeyse tüm turnuvalara güçlü bir kadro ile gelir. Takımdaki oyuncuların hepsi birbirinden önemli basketbolculardır. Çoğu kariyerlerinin zirvesindedir. Fakat turnuva başlar ve biter, Slovenya madalya alamaz. Kuşaklar boyu süre gelen bu alışkanlık, bir türlü anlaşılamaz. Fakat 2010 kadrosunda, bu kaderin böyle işlemesine engel olabilecek kapasitede bir isim var, Goran Dragic.

Union Olimpija alt yapısında yetişen Dragic, NBA'ye erken yaşta giden Slovenlerden. Kendisini Phoenix Suns'ta kabul ettiren 24 yaşındaki oyun kurucu, Slovenya'nın makus talihini kırmasına yardımcı olabilir. Dragic, eğer büyük bir şansızlık yaşamazsa, turnuvanın en önemli guardlarından biri olmaya aday.

Dünyanın Yıldızları #5


Ante Tomic / 1987 Hırvatistan

Son yıllarda Hırvatistan basketbolunda birçok önemli uzun yetişti. Nikola Prkacin, Nikola Vujcic, Marko Banic, Mario Kasun bir çırpıda sayabildiğimiz isimler. Fakat bu isimler, günümüze gelindiğinde eski dominantlığını kaybetmiş durumda. Yeni yüzlere ihtiyacı olan Hırvatistan basketbolu için, bulunmaz bir mücevher çıktı.

Ante Tomic, 2.18 boyunda modern dünya basketboluna uygun basketbol stili, çabuk ayakları, atletik özellikleri ile çok iyi bir gelecek vaat eden genç bir pivot. Hırvatistan'da yetiştikten sonra geçen sezonu Real Madrid'de geçirmişti. Özellikle Euroleague maçlarında büyük dikkat çekmişti. 2008 yılında Utah Jazz tarafından draft edilen 23 yaşındaki pivot, Dünya Şampiyonasında Hırvatistan'ın en büyük kozlarından biri olacak. Hırvatistan'ın turnuvadaki durumuna da bağlı olarak, Tomic şampiyonanın sürpriz yıldızlarından olabilir.

Cuma, Temmuz 23, 2010

Dünyanın Yıldızları #4


Timofey Mozgov / 1986 Rusya

2.16 boyundaki Rus pivot, turnuvada parlayabilecek oyuncular listesinin başında yer alıyor. Mozgov, milli takımımız ile aynı grupta yer alan Rusya'nın en büyük silahlarından biri olacaktır. Bu sezon sonunda, 2006'dan beri formasını giydiği BC Khimki'den ayrılarak, NBA'in yolunu tuttu. New York Knick ile 3 yıllığına anlaşan Mozgov, NBA'de kalıcı olabilir.

Ömer Aşık ile benzer özelliklere sahip Mozgov, pota altında atletik oyunu ve ayak çabukluğu ile dikkat çekiyor. Eurobasket09'da adeta yıldızlaşan Mozgov, ülkemizdeki organizasyonda Rus guardlar tarafından iyi beslenirse, turnuvanın yıldızı olmaya aday.

Dünyanın Yıldızları #3

Tiago Splitter / 1985 Brezilya

Tiago Splitter,Brezilya'nın dünya basketboluna sunduğu en büyük eserlerden biri.1985 doğumlu Splitter kariyerine 2000 yılında ülkesinde başladı.Henüz 15 yaşındayken İspanyollar onu çoktan keşfetmişti.2001 yılında Bilbao Basket'e geldi ve burada dikkatleri üstüne çekti.2003 yılında Tau Ceramica forması giydiğinde ise dünya yeni bir yıldızla tanışıyordu.2.11 boyunda ve hem 4 numara hem 5 numara oynayabilecek fiziktedir.

Splitter'in kişisel başarılarına bakalım :

-2 kez İspanya Kupası MVP'si

-2008 yılında Euroleague sezonun ilk beşine seçildi.

-2009 ve 2010'da Euroleague sezonun ikinci beşine seçildi.

-2010'da İspanya'da hem normal sezonun hem de finallerin MVP'si seçildi.

Tiago Splitter 2007 NBA Draftlarında San Antonio tarafından 28.sırada seçildi ancak NBA olmadı.Avrupa'daki kariyerinin en son geldiği noktayı ise yukarıda görüyoruz.Tüm bu başarıların ardından bu yaz San Antonio tarafından ikna edilerek kadroya dahil edildi.Daha tam anlamıyla oyununa doymamışken artık onu NBA'de izleyeceğiz.Kendisi 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda,Brezilya'nın en büyük gücü olacak.NBA olmadan önceki son gövde gösterisini Türkiye'de izleyeceğiz.

Dünyanın Yıldızları #2


Miloš Teodosić / 1987 Sırbistan

Turnuvada dikkatle izlememiz gereken basketbolculardan biri de Milos Teodosic. Sırp ekolünü tam anlamıyla parkelere yansıtan başarılı guard, çok yönlü oyunu ile dikkat çekiyor. Gerek perdelerden sonra potaya doğru driveları ile gerek perdeden sonra attığı mesafe tanımaksızın şutları ile durdurulması zor bir oyuncu haline geliyor Teodosic. Hem Olympiacos'da hem de Sırbistan Milli takımında beraber çalıştığı koç Dusan Ivkovic'in genç guard'ın bugünlere gelmesindeki etkisi büyük.

23 yaşındaki oyun kurucu, 3 sezondur Olympiacos forması giyiyor ve son 2 sezonda Euroleague'de Final-Four gördü. Son Euroleague sezonunun en değerli oyuncusu seçilmesi de kalitesini gösteren diğer bir öge. Sırp ekolünün yetiştirdiği en önemli oyun kuruculardan biri olan Teodosic, daha çok set hücumlarında etkili ve başarılı olan bir basketbol stiline sahip. Açık saha ve serbest oyuna uygun bir yapısı olduğu söylenemez.

Tekrar milli takıma dönersek, Teodosic alt yaş gruplarında, yaşıtlarına göre dünyanın en iyisi kabul ediliyordu. Alt yaş gruplarında birçok dünya şampiyonluğu kazanan Teodosic, genç yaşta Sırbistan A Milli Takımının yükünü taşımak zorunda kaldı. Fakat bu yükü başarıyla taşıdı ve oynadığı basketbolla adından sıkça söz ettirdi. Eurobasket09'da Sırbistan'ı finale taşıyan en önemli parçalardan biriydi. Turnuvada gösterdiği performans ile turnuvanın beşine de seçilmişti.

Evet dediğim gibi Milos Teodosic, büyük bir sakatlık problemi ile karşılaşmaz ise turnuvanın yıldızı olmaya aday. Sırbistan'ı, büyük yıldızların olmadığı bir turnuvada madalyaya doğru taşıyabilir.

Perşembe, Temmuz 22, 2010

Dünyanın Yıldızları #1


Dünya Şampiyonası'na sayılı günler kala yeni bir yazı dizisine başlıyorum.Aslında geç bile kaldık ama.Dünya Şampiyonası'nda parlayabilecek olan yıldızları inceleyeceğiz.

Nicolas Batum / 1988 Fransa

Batum Fransızların son bombası olarak çıktı basketbol sahnesine.2.03 boyunda olmasına rağmen kısa forvet pozisyonunda oynaması ve özellikle kollarının uzunluğu ile dikkatleri çekti.2006 ve 2008 yılları arasında Le Mans'da forma giydi ve orada hafif hafif yıldız potansiyelini göstermeye başladı.

2008 NBA draftlarında 25.sıradan Houston Rockets tarafından seçildi.Daha sonra gerçekleşen takas sonunda Portland Trail Blazers'a geçti.Şu ana kadar rotasyon da az süreler alabildi.

Fransa Milli Takımı'nda önce 18 ve 19 yaş altı takımlarda görev aldı daha sonra 2009'da Eurobasket'te milli takım forması giydi.Batum şu ana kadar yetenekli gözüken ancak NBA'e erken gitmenin kurbanı olan bir oyuncu oldu.

Le Mans'dan sonra Avrupa'da daha büyük klüplerde forma alıp Euroleague'de daha da tecrübe kazanabilirdi.Belki bir iki sezona kadar Avrupa'ya tekrar dönüş yapar.Ancak Fransa'nın ilk beşinde kendine yer bulabileceğini ve turnuvada iyi ortalamalar tutturabileceğini sanıyorum.Onun için bu turnuva iyi bir şans.