Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ağustos 24, 2010

Nostalji Yazı Dizisi #3

Bu yazıda Avrupa ve NBA basketbolunun efsane isimlerinden birini hatırlayacağız.Basketboldan en güzel zamanlarında kopan,şanssız bir kazaya kurban giden bir efsane...

Geçirdiği trafik kazasından bir görüntü

Kimine göre Avrupa'nın yetiştirdiği en iyi oyuncuydu.Birçok kişi onu Avrupa'nın Jordan'ı ilan etti.Karşınızda Drazen Petrovic.

Ülkesinde Bulunan Mezarı

1964 yılında Hırvatistan'da dünyaya geldi.O dönem Yugoslavya basketbolunun içerisinde parladı.Cibona'da 2 Avrupa Kupası kazanırken bir finalde de Real Madrid'e 36 sayı atarak bir nevi yeni takımına nispet yapıyordu.Real Madrid'de de bir Avrupa Kupası kazandıktan sonra NBA'e adımını attı.Bu arada Divac gibi önemli
yıldızlarla beraber oynadığı milli arenada da başarılar üst üste geliyordu.


1989 yılında Portland'a gelen Petrovic ilk senesini kenarda ve felaket şut yüzdesiyle geçirdi.1991'de Nets'e gelişi NBA basketbolunda Avrupalılar için bir devrin açılışıydı.Burada 92'de sezon sonunda tutturduğu yüzde 45'lik üçlük yüzdesiyle artık parıl parıl parlıyordu.Kariyerinin son sezonunda 22 sayı ortalama ile oynamıştı.


Ancak 28 yaşında,hayatının en olgun döneminde sevgilisini görmek için gittiği Almanya'da bir otobanda geçirdiği trafik kazasıyla tüm dünyayı hüzne boğdu.Ardından bıraktığı başarılar daima hatırlarda saklı.Bunun yanı sıra New Jersey'de giydiği 3 numara emekli edildi.Ve ülkesindeki Cibona'nın salonunun adı kendi ismini taşıyor.NBA'deki Avrupalılar furyasını başlatan ve hala NBA'e gelmiş geçmiş en çok iz bırakan Avrupalı.Saygıyla anıyoruz




Zagreb'de bulunan heykeli


Salı, Ağustos 17, 2010

Nostalji Yazı Dizisi #2


Bu kez çok gerilere gitmeyeceğim.

Tarih 12 Kasım 2006.Abdi İpekçi Arena'da oynanan Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker maçındayız.Hiçbirimizin unutamadığı ama bir o kadar da çirkin bir olayı hatırlayacağız.

Marcus Haislip vs. Mirsad Türkcan

Maç Efes Pilsen'in evsahipliğinde gözükse de bir klasik olarak Fenerbahçe taraftarı tribünleri doldurmuştu.Efes Pilsen yönetimi Fenerbahçe taraftarına jest yaparak bilet kısıtlaması yapmamıştı.Ben ise bu maçta bizzat yer alıp tarihe tanıklık edenlerdendim.Biz birkaç Efes Pilsen taraftarı maçı köşemizde izliyorduk.Maç ise 25 sayı farklara kadar çıkmış,Efes Pilsen üstünlüğü ile gidiyordu.Ancak ikinci devre ile beraber Mrsic önderliğinde inanılmaz bir hava yakalayan Fenerbahçe farkı eritti.Mrsic üst üste üçlükler sokuyordu.Bu hava maçı gerginleştirdi.Özellikle Fenerbahçe'de Mirsad gibi taraftara oynamayı seven oyuncular bulunuyordu.Ve kavgayı başlatan hareket de Mirsad'dan geldi.Efes Pilsen skor bulamıyordu.Yine başarısız bir Efes hücumundan sonra geri dönmeye çalışan Haislip'in önü Mirsad tarafından kesildi.Sadece bununla kalmayıp birkaç şey de söyledi.Mirsad yangına körükle gidiyor hangi adamla konuştuğunu bilmiyordu galiba.

Haislip kızgınlıkla Mirsad'ı itti.Daha sonra Mirsad son kıvılcımı çakıyordu.Haislip yanağına yediği tokatla beraber çılgına döndü ve Mirsad'a tabir-i caizse bir kroşe indirdi.Mirsad kendinden geçti ve kaşı açıldı.Kambala'nın Haislip'i sakinleştirip uzaklaştırdığını hatırlıyorum.Bu kavga ile birlikte iki oyuncu da diskalifiye edilip,9 ar maç oynamama cezası aldılar.Ancak Mirsad'ın bu yaptığı pahalıya mal oldu ve maçı da Efes Pilsen kazandı.Tabii arada da biz kaldık.Fenerbahçe seyircisi çok gergin olup bize saldıracaktı ki polisler tarafından kontrollü bir şekilde çıkarıldık.Bu maç da Türk basketboluna kara bir gün olarak yerleşti.Ama benim zihnime de Mirsad Türkcan'ı en kötü şekilde yerleştirdi.

Salı, Ağustos 10, 2010

Nostalji Yazı Dizisi #1


Spor ve Sergi Sarayı.Bugünkü adıyla Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı.Türk halkının spor salonu demek daha doğru olacaktır.

O dönemde basketbolun Türkiye'deki mabediydi.Aslında sadece basketbol değil,voleybolu da bize öğreten yerdi.Ben bilmiyorum da babamın anlattığı kadarıyla basketbolun zaman zaman futbolun üstüne çıktığı,1.lig basketbol mücadelelerinin tıklım tıklım tribünlere oynadığı yer burası.
Cumartesi günlerinin mekanıymış.Öğlen 1'de girip akşamları çıkıp haftasonunda spora doymakmış.Alt katlarda tost beklerken ünlü sporcuların yanından geçip salona girmesiymiş."Spor Sergi Ruhuyla..." diye başlayan unutulmaz bestenin mekanı.5000 kişi kapasitesiyle Türk halkının basketbol sevgisini doruğa ulaştıran mekan,bugün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi oldu.