Pazar, Ağustos 22, 2010

Fernandez'e Ceza


Geçenlerde bir dizi açıklama yapmıştı İspanyol forvet Rudy Fernandez.Açıklamanın içeriği takım içindeki rolüyle ilgiliydi.İstediği süreleri alamadığını ve bunu kabullenemediğini söylemişti.Tamam buraya kadar herşeye eyvallah ama asıl bombayı en sonunda patlattı.Artık takımda oynamak istemediğini ve gelecek sezon Avrupa'ya dönmek istediğini söylemişti.

NBA'de şu son dönemdeki cezalar silsilesine bir ceza daha ekledi.Ve bu tarz açıklama yapan oyunculara karşı olan tavrınıda bir kez daha açıkca gösterdi hem bizlere hemde oyunculara.

Doğruyu söylemek gerekirse Fernanadez'in de böyle açıklamalarda bulunması profesyonelce bir hareket değil.Sen gerçek bir profesyonelsen takımında mutsuz olsan bile bunu açıkca medyaya belirtmenin bir anlamı yok.Gidersin takım yöneticileri konuşursun bu durumu, karşılıklı kalpler kırılmadan anlaşılır ayrılırsın.Sonra hangi takıma gitmek istiyorsan gidersin.Ama bunlarada gerek yok arkadaş.

Amerika Türkiye Yolunda : Bir Dizi Soru İşareti

Bildiğiniz üzere Amerika 2010 hazırlıklarına ülkede başlayıp yavaş yavaş Türkiye'ye geliyor.Şu an İspanya'nın başkenti Madrid'deler.Ve buradaki ilk hazırlık maçlarını dün Litvanya'ya karşı verip zor da olsa galip geldiler.Maçın yaklaşık 30 dakikasını izleyebildim ve gözlemlerimi paylaşayım.



Durant ve Rose'un Rolleri : Litvanya maçının özellikle ilk iki çeyreği Amerika'nın alışma süreci oldu diyebiliriz.Tabii birçok oyuncu ilk kez FIBA kurallarına göre oynuyor.Takımda en çok liderlik yapması beklenen iki oyuncu olan Rose ve Durant pek iyi sinyaller vermedi.Durant 15 sayıyla maçın en skoreri olsa da liderlik yapması bakımından birçok şut kullanıp düşük yüzdeyle oynadı.Rose ise neredeyse ortada hiç gözükmedi.Durant bu takımda ne olursa olsun çok süre alacak.Ancak Rose'un süreleri düşecek gibi duruyor.Bir an önce kendine gelmesi lazım.

Russell Westbrook İlk Beş Olur Mu,Rondo Ne Durumda ? : Litvanya maçının oyuncusu seçilen Westbrook 12 sayıyla oynamasının yanı sıra savunma ve hücuma tam anlamıyla canlılık getirdi.Özellikle oyun kurucuya yaptığı baskı çok etkili oldu.Şu anda en formda oyun kurucu gibi gözüküyor takımda.Rondo ise ciddi manada sıkıntı yaşıyor.Çünkü Avrupa basketbolu ona çok ters.NBA'de etkili olduğu atletik yapısı ve çabukluğu burada pek olmuyor çünkü savunma sistemleri farklı.Sıradan bir oyun kurucu gibi de oynayamıyor çünkü Rondo açık alan oyuncusu olarak etkili.Kısacası Rondo,rotasyon içinde sadece savunmada kullanılmalı.Krzyzewski ondan topa baskı yapmasını istemeli.Çünkü Amerika sadece baskı savunması yapmasını biliyor.Rondo bu savunma sisteminde çok fazla top kapıp hızlı hücuma çıkacaktır.Zaten böyle etkili olabilir sadece.
Rudy Gay ve Andre Igoudala : Rudy Gay 14 sayı attı ancak ne kadar formda olduğunu da gösterdi.Takımın ikinci skoreri olabilir.Açıkçası Gay Memphis'ten aldığı devasa kontratın hakkını şimdiden vermeye başlamış gibi.Igoudala ise maçın Amerika adına kilitlendiği anlarda önemli bir karakter ortaya koydu.Igoudala en hazır oyuncu gözüküyor.Tabii atletik bir takım olan Amerika'da o atletik yetenekleri sırıtmasa da daha haddini bilerek oynuyor.Tatlı bir heyecan var Gay ve Igoudala'da :)


Uzun Rotasyonu : Kevin Love,Tyson Chandler ve Lamar Odom uzun rotasyonunu oluşturanlar.Özellikle Chandler pota altında caydırıcı bir oyuncu.Blok yeteneği zaten tartışılmaz ve 4 numaraya göre fazla atletik.Love ise elinizdekinin en iyisi dersiniz ya.Öyle.İşini yapıyor.Odom formda geldi ancak pek konsantre değil bence.Ve o heyecan yok gibi üzerinde.Love ve Chandler ideal ilk beş için.Ben Amerika'nın pota altından pek fazla sorun yaşayabileceğini düşünmüyorum.Zira ayakları bu kadar çabuk bir pota altına sahip başka takım yok gibi görünüyor.Amerika'nın en büyük rakibi İspanya'da Gasol gibi bir oyuncu da yok.

The Others : Chauncey Billups kalitesi belli ve takımın en tecrübelisi.Her an oyuna alıp kontrolü elinize alabilirsiniz.Danny Granger ise takımın opsiyonel skoreri olacaktır.Stephen Curry'de yine bu kadar oyun kurucu arasında rotasyon oyuncusu olacaktır.Eric Gordon'da yine aynı şekilde.

Savunma Sistemi : Oyun kurucuların başlığında bahsettik biraz.Şimdi Amerika maç koptuğunda alan savunması deniyor ama gerçekten de buna hiç gerek yok,zira saçma bir şey.Ben hiçbir Amerika takımının uluslararası turnuvalarda alan savunmasını becerebildiğini görmedim.Çünkü kişisellik açısından da ters.Birlikte bir uyum yakalamak gerekir ki bu çok zor.Bu takımın birkaç hafta önce bir araya gelip gelecek hafta başlayacak turnuvada alan savunması yapmasını beklemek hayalcilik.O yüzden baskılı savunma devam etmeli.Çünkü bu hem takımın zevk aldığı hem de başarı gösterdiği tek savunma sistemi.Başka da bir seçenek yok zaten.

Amerika'da şu anda form durumlarına göre şöyle bir ilk beş çıkıyor :

1-Russell Westbrook
2-Rudy Gay / Andre Igoudala
3-Kevin Durant
4-Tyson Chandler
5-Kevin Love

Turnuvadaki muhtemel ilk beş ise muhtemelen şöyle olacaktır :

1-Derrick Rose
2-Rudy Gay
3-Kevin Durant
4-Lamar Odom
5-Kevin Love






West'in Başı Dertte


Free Agent Delonte West'in bugünlerde başı ağrıyor.Silah bulundurduğu ve naklettiği belirlenen West'e 10 NBA maçından men cezası geldi.West hala free agent olarak takım arıyor ama biraz kafası kırık bir arkadaşımız.Zaman zaman eski takımı Boston'la adı geçiyor.Ancak 10 maç ceza ile ucuz kurtulduğunu da söyleyebiliriz.Bildiğiniz üzere Arenas aldığı ceza ile bir ilke imza atmıştı.Tabii onun durumu biraz daha farklı olsa da yine de bir silah vakasıydı.

İlginç Fotoğraflar #18



Bu efsaneleşmiş fotoğrafı buraya koymamak ayıp olurdu ..

Hernandez'e Göre Ankara Spor Salonu Muhteşem


Bir alt postda belirttiği gibi arkadaşımız, Ankara Spor Salonu'nu üzerinde oynanan oyun ile ilgili değilde daha çok işin teknik kısmıyla ilgili bilgilendirecek bizleri.Ondan önce bu akşam salona çıkan ilk iki takımdan biri olma şansını elde eden Arjantin koçu Hernandez değerlendirmiş salonu.Buna baya bir övmüş desek çok daha doğru olacağını düşünüyorum.Ballandıra ballandıra bitirememiş yani anlayacağınız.Fitness salonundan,teknolojisine kadar herşeye değinmiş ve hepsinin inanılmaz olduğunu bildirmiş sayın Hernandez.Kendilerine bu iltifatlarında dolayı çok teşekkür ediyoruz.

Turnuva için yurdumuza gelmiş yabancı insanları bu tarz da şaşırtmak boynumuzun borcu olmalı.Onların oralarda bu tip salonlar yok heralde.Tabi salonun daha yeni inşa edilmesi ve tüm herşeyinin günümüz teknolojisinde yapıldığı büyük etken tabi.Ama seyirci kapasitesi düşük tüm salonlarımız gibi.Abdi İpekçi'ye yaklaşamadılar bu konuda bir türlü.Eğer gruplardan çıkıp 2. tur yüzü görürlerse Abdi İpekçi'ye bekliyoruz tüm takım olarak onları bu açıklamaları tekrar duymak isteriz o zaman.Bir kere alıştık değil mi?

Ankara Arena İzlenimleri #1


8 gün boyunca gideceğim Ankara Arena ile ilgili yeni bir yazı dizisine başlıyorum. 3 günü Efes Pilsen World Cup, 5 günü Dünya Basketbol Şampiyonası olmak üzere 8 kere ziyaret edeceğim Ankara Arena ile ilgili gördüğüm her şeyi sizlere aktarmaya çalışacağım. Bu aktarımı yaparken saha içi olaylara pek girmeyeceğim. Çünkü zaten siz televizyon vasıtasıyla parkenin üzerinde olan biteni görüyorsunuz. Az buçuk parkeye dokunup, yan faktörleri size göstermeye çalışacağım bu yazı dizisinde.


Öncelikle belirtelim ki, Ankara Arena'ya ulaşım çok kolay. Ulus gibi bir yerde bulunması, hem dolmuş hem metro hem de otobüs açısından olumlu etki yapmış. Özel arabanızla da kolaylıkla ulaşabileceğiniz, dev bir yapı Ankara Arena. Ancak eksiklikler bitmiş durumda değil. Keşke hâlâ yapılan inşaatların fotoğraflarını çekebilseydim. Ne şanssızlık ki telefonumun şarjı ansızın bitti. Yarın için ilk işim bu inşaat fotoğraflarını çekmek olacak. Salonun girişlerine kadar gelen traktörler, taraftarları toz, duman ve kum içinde bırakıyor. Umarım bu durum Dünya Şampiyonası'na kadar düzelir, düzelmelidir de.

Salona giriş için çok sıkı güvenlik önlemleri alınmış durumda. Ancak bu önlemleri alalım derken sanırım biraz ipin ucu kaçmış. 17.30'daki Kanada - Arjantin maçı için kapılar 17:05'te açıldı. Sıkı aramadan geçtikten sonra yeni yapılan müthiş salonumuzla kucaklaştık. Ancak salona girer girmez, bir Fiero furyası alıp gidiyor. Gıda markası olan bu Fiero, salon içinde tüm etkinlikleri satın almış durumda. İçeceklerden yemeğe her türlü şey salon içinde Fiero'dan soruluyor. Fiyatları sorarsanız, aman deyim. Basit bir salamlı sandviç 5 lira.

Diğer bir dikkatimi çeken nokta ise gönüllü kişiler. O kadar çok gönüllü var ki neredeyse seyircilerden fazla. Adım başı lacivert tişörtlü bir genç yardımcı olmak için sizleri bekliyor. Sanırım Efes Pilsen gönüllü işini biraz abartmış.

Şov ekibine de dil uzatmadan olmaz. Efes Pilsen kızları bir yana Macar Face Team bir yana açıkçası. Tamam 'Space Jam' şovu gerçekten çok iyiydi ama diğer gösterilerde göze batan bir çok hat yaptılar. Konuşma fırsatımın da olduğu ekibin bayan üyesi, çok eski bir grup olmadıklarını söyledi. Ben de onlara daha çok çalışmalarını öneriyorum.

Gelelim en önemli yere. Salondaki bir çok seyircinin de gıcık olduğu duruma. Anonsör olarak adlandırabileceğimiz kişi resmen beynimizi yedi bitirdi. Tam ismini bilmiyorum ama tanıdık bir yüz. Fenerbahçe ve Efes Pilsen için de çalışıyor. Adını çıkaramadım, kusura bakmayın. İşte o adam bugün öyle bir anosörlük yaptı ki, çileden çıkmamak mümkün değil. Örneğin; Lübnan'da iki oyuncu değişikliği oluyor. Bu değişikliği ilk önce İngilizce daha sonra Türkçe söyleyeyim derken neredeyse bir atak bitiyor. Zaten yüksek seste olan mikrofon, makineli tüfek gibi konuşan adam ile birleşince insanın çıldırası geliyor.

Şimdilik Ankara Arena'dan aktaracaklarım bu kadar. Söz tekrar merkez stüdyolarımızda.