Salı, Aralık 20, 2011
Shaq'ın Tnt'deki Park Problemi
İşte Video:
Pazartesi, Aralık 19, 2011
Freeman-Eastwood-Bryant
İnternette dolaşırken denk geldim. "Clint Eastwood Reality Show" diye bir başlık gördüm. Belki de Hollywood'un en karizma adamı 81 yaşında niye böyle bir şeye soyunur sorusu akıllara gelmedi değil. Eastwood'un çok fazla görülmeyeceği ancak ara sıra çıkacağı da eklenmiş.
Özellikle 4 Oscar sahibi, yaptığı her film hasılat rekorları kıran abimizin böyle bir şey yapması şaşırttı. Fotoğraf da 2009'daki bir partiden.
Unforgiven ve Million Dollars Baby'de yanyana oynayan Eastwood ve Freeman, Kobe Bryant'la birlikte.
Bu da haberin ayrıntılı şekli: http://www.foxnews.com/entertainment/2011/12/16/clint-eastwoods-family-to-star-in-reality-show-with-network-behind-keeping-up/
Baron Davis Knicks'de
Geçtiğimiz sezon Melo'nun gelmesiyle, taraftarın yıllardır hayalini kurduğu yıldız oyuncularla kurulu şampiyon New York Knicks ütüyopyası gerçekleşiyor gibiydi. Özellikle ellerinde büyük bir kontrat verecek kadar yer varken bir yıldız oyuncu daha alınabilirdi. Ancak onlar hiç beklenmedik bir şekilde o büyük kontratı geçtiğimiz sezonun şampiyonu Mavericks'in önemli parçası Chandler'a vermeyi seçtiler. Chandler'ın sakatlık konusunda sabıkası hiç hafife alınır cinsden değil. Ayrıca 25 yaşında falan da değil. Kısacası beklemeyi göze alamadılar. Chandler önemli bir parça, fakat dediğimiz gibi biraz tuzlu oldu onlar için.
Amnesty kuralıyla birlikte Cleveland Cavaliers tarafından serbest bırakılan Baron Davis'le anlaşarak guard rotasyonunu güçlendirdiler. Baron Davis'in konsantre probleminin olduğunu kariyerinin birçok döneminden biliyoruz. Ancak Cavaliers ve Clippers gibi organizasyonlardan sonra Knicks için oynamak onun için farklı olabilir. Özellikle rotasyon sıkıntısı olan takımda Tony Douglas'la beraber o bölgeyi idare edebilirler. Sözleşmesi ise 1 yıl için 2.5 md.
Ağlasak mı Gülsek mi
Chris Paul takasıyla Los Angeles'dan ayrılıp New Orleans'a taas olan Aminu-Gordon-Kaman üçlüsü hallerinden hiç de memnun gözükmüyor.
Gel Baba, Topla Gel, Gel Biraz Daha
2009'da kurduğumuz blogumuza çok fazla ara verip içine etmiştik. Arı gibi yazdığımız, kastığımız güzel anların anısına git gel yapmayalım demiştik. Ancak kendi blogumu malum arama moturunda öyle gariban bir şekilde görünce bir şeyler alevlendi ve ciddi ciddi yazmayı düşündüm. Ee sonuçta bir yerden başlamak gerek. Benimle birlikte yazan arkadaşlarla konuşmadığım için onların bu durum karşısındaki ilgilerini bilemiyorum. Hazır önümüzde yeni bir NBA, yeni bir dönem var, bu fikir neden potasidelik için de geçerli olmasın fikriyle çıkıyorum(z) yola.
Not: Banner ve tasarım çok zevkli değil, biliyorum. Ancak elimden daha iyi bir şey çıkacağını da düşünmüyorum. Elimden geleni yaparım.
Pazar, Temmuz 03, 2011
Türkiye'de Spor Yöneticiliği
Eski federasyon başkanımız Mahmut Özgener de veda konuşmasında bu konuya değinmiş, egolarını tatmin etmeye çalışan 'spor' yöneticilerinin Türk futbolunun en büyük düşmanı olduğunu belirtmişti.
Halbuki üniversitelerimizde Spor yöneticiliği adında çok şık bir bölümümüz var, mezunlarının ne yaptığı belli olmayan.
Bir ara her spor kulübünün en az bir spor yöneticisi mezunu bulundurma zorunluluğu maddesi konulacağından bahsediliyordu. Bir gelişme olmadı sanırım o konuda.
Yapılan bütün yanlış transferlerde,sporculara ödenen maaşların dengesizliğinde,gelişemeyen altyapılarda,modernleşemeyen tesislerde,futbolda patlak veren şike skandalının temelinde vs. vs. çevre¶ faktörü sayesinde sporda yüksek makamlara gelmiş isimlerin parmağı var.
İlerleyen zamanlarda spor yöneticiliği işini bu işin eğitimini almış kişilere bırakırlar umarım.