Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Temmuz 18, 2010

Pembe Formanın Büyüsü

Dünya Kupasının en çok yaradığı takımlardan biri de Palermo oldu. Elindeki genç futbolcuların, birer birer kupada parlaması ile Palermo'nun kasası para dolmaya başladı. Biraz da pembe formanın büyüsünü ortaya koyduğumuzda kapış kapış gidiyor genç yıldızlar.

Evet dedik ya, Palermo genç yıldızlarını teker teker satıyor. Peki kim bu genç yıldızlar ? 21 yaşındaki Danimarkalı Simon Kjaer, 23 yaşındaki Edinson Cavani ve bonservis bedeli olarak paha biçilemeyen 21 yaşındaki Javier Pastore. Bir de bu üç genç futbolcunun yanında 31 yaşındaki Fabio Simplicio takımdan ayrılanlar arasında.



Hemen başlayalım. Simon Kjaer, Danimarka'nın Dünya Kupasından elenmesinden sonra, Palermo'nun gayr-ı resmi tedarikçisi Wolfsburg'a satıldı. Daha önce 2006 Dünya Kupasından sonra Simon Barone, Cristian Zaccardo ve Andrea Barzagli Wolfsburg'a giden futbolcular olmuştu. Wolfsburg geleneği bozmayarak, Simon Kjaer'i 4 yıllığına kadrosuna kattı.

Uruguay'ın bir genç yıldızı vardı bu kupada. Her ne kadar Diego Forlan ve Luis Suarez'in arkadasında kalsa da onunda esamesi okundu Dünya Kupasında. Bu esamenin karşılığını yine Palermo aldı ve Cavani'yi 20 milyon Euro karşılığında Napoli'ye sattı. Genç forvet yeni takımı ile 4 yıllık sözleşme imzaladı. Şahsen benim, 23 yaşındaki forvetten beklentilerim büyük.



Palermo, bu transfer döneminde genç yıldızların yanında bir de veteran olarak sayabileceğimiz futbolcuyu kadrosundan gönderdi. İtalya'nın en büyük takımlarından biri olan Roma 31 yaşındaki Fabio Simplicio ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Yıllık olarak da 1.8 milyon Euro alacak Simplicio. Her transfer döneminde takımlarımız ile adı yazılan Simplicio için en azından bir sezon daha bekleyecek gazetelerimiz.



Evet, onu sona sakladım. En çok ona yakışıyor Pembe forma. Arjantin Milli Takımınında yer alan Javier Pastore'den bahsediyorum. Palermo yönetimi onun bonservisine fiyat biçilemeyeceğini açıkladı. Palermo'dan gelen bu açıklama belki biraz abartıydı ama 21 yaşındaki Javier Pastore, gerçekten gelecek vaat eden genç futbolculardan biri Avrupa'da. Eminim iyi bir transfer bedeline o da takımdan ayrılacaktır.



Her Dünya Kupasından sonra yapıyor bu transferleri Palermo. Acaba bu bir tesadüf mü ? Yoksa iyi bir genç oyuncu araştırma sistemleri mi var ? Ya da pembe formaları mı takımları cezbediyor ?


Cuma, Temmuz 16, 2010

Soyunan Soyunana !

Paraguaylı iç çamaşır modeli Larissa Riquelme'den sonra Meksikalı spor muhabiri Marisol Gonzalez de kameraların karşısına geçti. Cesur pozlar veren Gonzalez'in amacı da Larissa ile benzer. Marisol Gonzalez de dünyaca ünlü bir top model olmak istiyor. Tabii ki bu fotoğraflarda reklamın bir parçası. Bizde reklama ortak oluyoruz işte.

1.Fotoğraf



2.Fotoğraf



3.Fotoğraf



4.Fotoğraf



5.Fotoğraf

Pazar, Temmuz 11, 2010

Teselli Armağanı

Dünya Kupalarında üçüncülük maçları, hep ilginç anlara ve bol gollere sahne olur. Öyle ki 19 dünya kupasında atılan 73 gol ve tutturulan 3.84'lük ortalama, bunun en büyük göstergesi. Garip bir durumdur ki 2001 yılında FIFA, ortada büyük bir hedef yok diye üçüncülük maçı kaldırmayı planlamıştı. Fakat 2002 Dünya Kupasında oynanan Türkiye - Güney Kore maçı, bu kararın geri çekilmesine neden olmuştu. Ben de futbol adına en çok zevk aldığımız, modern futbol dönemimdeki üçüncülük maçlarını hatırlamanın fena olmayacağını düşündüm.

2010. Uruguay - Almanya :

Genellikle her turnuvada birkaç sürpriz ekip çıkar ve herkesi kendisine hayran bırakır. Sanırım 2010 Dünya Kupasının sürpriz takımı Uruguay'dı. Uruguay, daha önceden 2 kez kupayı kazanmış olan, ayrı bir yere koymamız gereken bir sürpriz takımdı. Sürpriz takımlar kriterine uyarak Uruguay da yarı finalde yenildi ve 3.lük maçı oynamaya hak kazandı. Rakibi ise genellikle finallerde görmeye alıştığımız(7 final) Almanya idi. Almanya 2006 Dünya Kupasında da üçüncülük maçı oynamış ve Portekiz'i yenerek üçüncülük unvanının sahibi olmuştu. Yaşları genç olmasına rağmen, tecrübeli takım Panzerler'di. Kazanan takım da Ahtapot Paul'un dediği oldu ve Almanya maçı 3-2 kazanarak üst üste ikinci kez kupada üçüncü oldu.

Goller:

Almanya ; Thomas Müller, Marcell Jansen, Sami Khedira
Uruguay ; Diego Forlan, Edinson Cavani

2006. Almanya - Portekiz

Almanya'nın ev sahipliğinde geçen 2006 Dünya Kupasının üçüncülük maçında Almanya ile Portekiz karşılaştı. Daha önce en büyük başarısı üçüncülük olan Portekiz için bu maç en büyük başarıyı egale etme şansıydı. Fakat maçı iyi bir oyun ile 3-1 Almanlar kazanmıştı. O zamanın şartlarına göre bu zafer, Almanları mutlu eden bir başarıydı.

Goller:

Almanya ; Bastian Schweinsteiger(2), Petit(k.k)
Portekiz ; Nuno Gomes

2002. Güney Kore - Türkiye

Turnuvanın iki sürpriz ekibi yarı finalde favori ekiplere kaybederek, üçüncülük maçı oynama şansını yakalamıştı. İki ülkenin eski tarih bağlarından dolayı, dostluk içinde geçen maçı Türkiye 3-2 kazanmıştı. Ayrıca Hakan Şükür, Türkiye'nin ilk golünü 9.saniyede atarak tarihe geçti. Türkiye açısından başarılı geçen bir turnuva, bu maç ile mutlu sonlanmıştı.

Goller:

Güney Kore ; Lee Eul-Yong, Song Chong-Gug
Türkiye ; Hakan Şükür, İlhan Mansız(2)



1998. Hollanda - Hırvatistan

Yine bir sürpriz ekip yarı finale kadar yükselmiş ve yine finali göremeden üçüncülük maçı oynamaya hak kazanmıştı. Kadrosunda turnuvanın gol kralı Davor Suker'i bulunduran Hırvatistan'ın rakibi Brezilya'ya şansız bir şekilde penaltılarda kaybetmiş olan Hollanda olmuştu. Kadrosunda Dennis Bergkamp, Patrick Kluivert, Marc Overmars, Philip Cocu, Edgar Davids gibi önemli futbolcuları bulunduran Hollanda, Hırvatistan'a 2-1 yenilerek kupayı dördüncü bitirmişti. Çoğu futbolseverin sempatisini toplayan Hırvatistan ise böylece tarihi bir başarıya imza atmıştı.

Goller:

Hollanda ; Boudewijn Zenden
Hırvatistan ; Robert Prosinecki, Davor Suker

1994. İsveç - Bulgaristan :

Kupanın yine iki sürpriz takımı yarı finalde, favori iki takım olan Brezilya ve İtalya'ya yenilerek üçüncülük maçında karşılaşmıştı. Bulgaristan büyük bir sürpriz yaparak kupaya katılmayı başarmıştı. Eleme grubunu Fransa'nın bir puan önünde tamamlayan Bulgaristan, kupanın en büyük sürprizi olmuştu. Fakat üçüncülük maçında şansları yâver gitmedi. İlk yarıda gelen Tomas Brolin, Kennet Anderson, Henrik Larsson ve Hâkan Mild'in 4 golüne engel olamayan Bulgarlar, turnuvayı dördüncü sırada tamamlarken, İsveç tarihinin en büyük başarılardan birini kazanıyordu.(1958 İsveç, Final)


Goller:

İsveç ; Tomas Brolin, Hâkan Mild, Henrik Larsson, Kennet Anderson
Bulgaristan ; -

1990. İtalya - İngiltere

İtalya'nın ev sahipliğinde gerçekleşen 14.Dünya Kupası, İtalya için buruk bir sevinç ile sonuçlanmıştı. Yarı finalde penaltılara kalan Arjantin maçında, turnuvanın gol kralı "toto" lakaplı golcü Salvatore Schillacci'nin penaltıyı kaçırması ile İtalya final biletini kaçırmıştı. Yine aynı durumdan mağdur olan İngiltere ise penaltılarda Almanya'ya kaybetmişti. Bu ekip üçüncülük maçında karşılaştı. Tarihin en sıkıcı dünya kupası olarak adlandırılan kupanın, en heyecanlı maçlarında biri üçüncülük maçı olmuştu. Yarı finalde penaltı kaçıran Salvatore Schillacci bu kez takımına üçüncülük unvanını kazandırıyordu. Maçın 86 dk. penaltıyı gole çeviren "toto" ile İtalya, belki de bir teselli buluyordu.

Goller:

İtalya ; Roberto Baggio, Salvatore Schillaci
İngiltere ; David Platt

1986. Fransa - Belçika

Fransa turnuvadan beklediğini alamayan bir takımdı. Yarı final maçında Andreas Brehme ve Rudi Völler'in gollerine engel olamayan Horozlar, üçüncülük maçına çıkacaktı. Rakipleri Maradona'nın iki golüyle yarı finalde Arjantin'e yenilen Belçika idi. Maç çekişmeli geçiyordu. Normal süresi 2-2 biten maçı, Fransa uzatmada 4-2 yenerek üçüncülük unvanına uzanıyurdu.

Goller:

Fransa ; Jean-Marc Ferreri, Jean-Pierre Papin, Bernard Genghini, Manuel Amoros
Belçika ; Jan Ceulemans, Nico Claesen

1982. Polonya - Fransa

Polonya, kupada iyi bir performas göstermesine rağmen yarı finalde Paolo Rossi'nin gazabına uğramıştı. Paolo Rossi, 1980 yılında uyuşturucu kullanmaktan 2 yıl ceza almıştı ve dönüşünü 1982 yılında İtalya Milli Takımı ile dünya kupasında yapmıştı. Grup maçlarında 3 beraberlik alan İtalya, bir imkansızı başararak gruptan çıkmıştı. Daha sonra devreye giren Rossi, çeyrek final, yarı final ve final maçında toplam 6 gol atarak turnuvanın gol kralı olmuştu. Yarı finalde Polonya filelerine iki gol bırakan Rossi, Polonya'yı üçüncülük maçı oynamak zorunda bırakmıştı. Polonya'nın rakibi ise Batı Almanya'ya penaltılarda yenilen Fransa idi. Kadrosunda Giresse, Platini, Six, Amoros gibi ünlü isimleri bulunduran Fransa'yı 3-2 yenen Polonya, tarihinin en büyük başarısını egale etmişti.(1974 3.lük)

Goller:

Polonya ; Andrzej Szarmach, Stefan Majewski, Janusz Kupcewicz
Fransa ; René Girard, Alain Couriol

1978. Brezilya - İtalya


Favori takımların nadir olarak üçüncülük maçında karşılaştığı kupadır 1978. Brezilya ve İtalya'yı karşı karşıya getiren maçı, Brezilya geriden gelerek kazanmayı başarmıştır. İlk yarıda öne geçen İtalya bu avantajını koruyamayarak, kupada dördüncü olmuştur.

Goller:

Brezilya ; Nelinho, José Guimarães Dirceu
İtalya ; Franco Causio



1974. Polonya - Brezilya

Çeyrek final gruplarını ikinci sırada bitiren iki ekibin karşılaşması olmuştu. Brezilya, Hollanda'nın arkasında A grubunu ikinci sırada tamamlamış ve üçüncülük maçına çıkmaya hak kazanmıştır. Aynı şekilde Polonya'da B grubunu Batı Almanya'nın arkasında ikinci tamamlayarak, üçüncülük maçı için bir kez daha sahaya çıkacaktır. İyi futbol ortaya koyan Polonya, kupanın güçlü ekiplerinden Brezilya'yı 1-0 yenmeyi başarmıştır. Polonya'nın golünü turnuvanın gol kralı Lato atmıştır.

Goller:

Polonya ; Grzegorz Lato
Brezilya ; -

1970. Batı Almanya - Uruguay



Yarı final maçında şampiyon Brezilya'ya 3-1 yenilen Uruguay, tarihindeki üçüncü kez şampiyon olma fırsatını kaçırmıştı. Artık yolları üçüncülük maçına düşmüştü. Rakipleri ise İtalya'ya uzatmalar sonucu 4-3 yenilen Batı Almanya idi. Batı Almanya, tecrübeli ve son kupanın finalisti idi. Sahadan galip gelmeyi bilen Almanlar, Uruguay'ı dördüncülüğe itmişti.

Goller:

Batı Almanya ; Wolfgang Overath
Uruguay ; -

1966. Portekiz - Sovyetler Birliği

Portekiz, yarı finalde kupa tarihinin en ünlü maçının baş kahramanı Eusébio'ya güveniyordu. Çeyrek finalde Portekiz, ilk 22 dakika içinde Kuzey Kore karşısında 3 farklı geriye düşmüştü. Daha Eusébio'nun ayağından gelen 4 gol ile maçı çevirmeyi başaran Portekiz, 5-3'lük skor ile yarı finale yükselmişti. Yarı finalde turnuvanın ev sahibi İngiltere ile karşılaşan Portekiz, ünlü forvet Sir Bobby Charlton'ın 2 golüne engel olamayınca sahadan 2-1 yenik ayrılmıştı. Portekiz'e üçüncülük maçı yolu gözükmüştü. Rakipleri yarı finalde Batı Almanya'ya yenilen Sovyetler Birliği idi. Sovyetler Birliği'ni 2-1 yenen Portekiz'de Eusébio, 9 gol ile turnuvanın gol kralı olmuştu.

Goller:

Portekiz ; Eusébio, José Augusto Torres
Sovyetler Birliği ; Eduard Malofeyev

1962. Şili - Yugoslavya


Ev sahibi Şili yarı finalde Brezilya'ya 4-2 yenilerek, 16 Haziran'da oynanan üçüncülük maçında Yugoslavya'ya ile karşılaşmaya hak kazandı. Maçı 90. dakikada Rojas'ın attığı golle 1-0 yenen Şili, bronz madalyanın sahibi oluyordu. Bu galibiyet Şili'nin tarihinde elde ettiği en büyük başarı oluyordu.

Rojas'ın attığı bu gol, Şili takımını hayat vermişti ama çeyrek final maçında Sovyetler Birliği'ne attığı galibiyet golü, bir taraftarın hayatına malolmuştu. Televizyonu başında maçı izleyen 67 yaşındaki taraftar, galibiyet golüyle birlikte heyecanına yenik düşmüş ve olduğu yere yığılıp kalmıştı. İşin ilginç yanı hayatını kaybeden taraftarın da adının Rojas olmasıydı.

Goller:

Şili ; Rojas
Yugoslavya ; -

1958. Fransa - Batı Almanya

1958 Dünya Kupasının üçüncülük maçı, tarihte en çok gole sahne olan üçüncülük maçı olarak kayıtlara geçti. Turnuvanın 13 gol ile gol kralı olan futbolcusu Just Fontaine'i kadrosunda bulunduran Fransa maçta iddialı konumdaydı. Batı Almanya ise son şampiyon unvanı ile geldiği turnuvada üçüncülük maçına çıkıyordu. Maç Just Fontaine'in resitali haline dönüşmüştü. Batı Almanya ağlarına 4 gol bırakan Fontaine, üçüncülük unvanını Fransa'ya getiriyordu. Maçı 6-3 kazanan Fransa, o zamana kadar tarihinin en büyük başarısını da kazanmış oluyordu.

Goller:

Fransa ; Just Fontaine(4), Raymond Kopa, Yvon Douis
Batı Almanya ; Hans Cieslarczyk, Helmut Rahn, Hans Schäfer

Böylece üçüncülük maçlarının tarihine kısa bir göz atmış olduk. Genellikle sürpriz takımların sürpriz sonuçlar aldığı maçlar, dünya kupası tarihinin en rahat ve güzel futbolun oynandığı mücadeleler olarak hafızalarımızda kalmaya devam edecek.


Cuma, Temmuz 09, 2010

Kupanın İlkleri


2010 Dünya Kupasında birçok yeni olay yaşandı. Güney Afrika'da ilkler sahnesine atılan goller, büyük mücadele ile alınan galibiyetler ve şaşırtıcı mağlubiyetler çıktı. İsterseniz bu ilklere bir göz atalım.

1-Kupa Kara Kıtada :

Dünya Kupası tarihte ilk kez Afrika'da düzenlendi. Güney Afrika'nın ev sahipliğinde gerçekleşen 19.Dünya Kupası beklenilenin aksine sorunsuz geçiyor. Güvenlik problemleri nedeniyle birçok kişinin endişesi boşa çıktı. Güney Afrika, yapılması gerekenleri en iyiye yakın bir şekilde gerçekleştirdi.

2-Şampiyon İlk Olacak

2010 Dünya Kupası şampiyonu olacak takım, kupayı ilk kez kaldıracak. Hollanda daha önce oynadığı 2 finali de kaybetmiş, İspanya ise daha önce hiç final oynamamıştı. Ayrıca ilk kez bir Avrupa takım kendi kıtası dışında düzenlenen Dünya Kupasını kazanmış olacak. Bunu daha önce Brezilya iki kez başarmıştı.(1958 ve 2002)

3-Gana bir ilki başardı

Gana kendi futbol tarihi açısından bir ilki başardı. Çeyrek finale yükselen Siyah İnciler, bunu başaran 3. Afrika takımı oldu.(Kamerun ve Senegal)Eğer Gana, penaltı atışları sonucu Uruguay'ı eleseydi ve yarı finale yükselseydi, Afrika tarihinde bir ilki başarmış olacaktı.

4-İspanya ezip geçiyor

Euro 2008 şampiyonu İspanya, 2010 Dünya Kupasında da başarılı bir turnuva geçiriyor. İsviçre mağlubiyeti ile başlanan uzun yolda finale kadar gelmeyi başaran Kırmızılar, bir ilki başarmış durumda. Onlar için asıl hedef ise kupayı kazanarak bir ilki daha başarmak.

4-Yunanistan sonunda fileleri sarstı

Yunanistan, 2010 Dünya Kupasından önce sadece 1994 yılında kupaya katılma fırsatı yakalamıştı. Yine 2010'da rakipleri olan Arjantin ve Nijerya ile eşleşen Yunanlılar, kupayı sıfır puan ve sıfır gol ile tamamlamıştı. Bu sefer onlar için Dünya Kupası daha iyi geçti. Hem tarihlerinin ilk golünü attılar hem de ilk galibiyetlerini aldılar.

5-Şili uzun bir ara sonra

Şili şüphesiz 2010 Dünya Kupasının en iyi futbol oynayan ve oynamaya çalışan ekiplerinden biriydi. 1962 Dünya Kupasından beri dünya kupalarında galibiyet alamayan Şili, 2010'da Honduras'ı 1-0 yenerek 48 yıl sonra bir ilki başardı.

6-Slovaklar turladı

Slovakya ilk kez katıldığı dünya kupasında başarılı bir performans sergiledi. İtalya karşısında aldıkları 3-2 galibiyet ile büyük sükse yapan Slovaklar tarihlerinde ilk kez 2.tura çıktı. Grupta 4 puan toplayan Slovakya'da ayrıca Robert Vittek turnuvada 4 gol atarak, ülke tarihinin en golcü ismi oldu.

7-Güney Afrika bir ilki başardı

Güney Afrika ev sahibi ülke olarak bir ilki gerçekleştirdi. Dünya kupaları tarihinde daha önce her ev sahibi takım gruplardan çıkmıştı. Fakat 4 puanda kalan Güney Afrika A Grubunu 3.sırada tamamlayarak bir ilki gerçekleştirdi ve tarihe geçti.

8-Uruguay yıllar sonra

Uruguay bildiğiniz üzere 1930 ve 1950'de iki dünya kupası şampiyonluğu yaşamıştı. O günden 2010'a kadar dünya kupalarında büyük bir başarıları yoktu. Diego Forlan önderliğindeki takım 2010'da yarı finale yükselerek 30 yıl sonra bir ilki gerçekleştirdi.

9-Hollanda'nın final özlemi

Total futbol anlayışı ile dünyada tanınan Hollanda 2010'da farklı bir taktik anlayış izledi. Bu farklı taktik anlayışın meyvesini de 2010'da final görerek alıyorlar. 32 yıl aradan sonra bir ilki başaran Portakallar'da amaç Pazar günü kupaya uzanmak.

10-Honduras'ın puanı

Honduras ilk kez katıldığı dünya kupasında puan almayı başararak, önemli bir işe imza attı. Grubun üçüncü maçında İsviçre ile 0-0 berabere kalan Honduraslılar için bu puan teselli oldu. Ayrıca Honduras'ın yol atamaması da ilginç bir ayrıntı olarak göze çarptı.

11-Yenilmez Yeni Zellanda

1982 Dünya Kupasından sonra katıldığı ikinci dünya kupası olan 2010'da yenilmeyen Yeni Zellanda büyük sürpriz yaptı. Slovakya ve İtalya ile 1-1, Paraguay ile 0-0 berabere kalan Mauriler, kupada 3 puan topladı. Fakat Yeni Zellanda yenilmemesine rağmen gruptan çıkamadı.

12-Büyük Golcü Gyan

Gana'nın bu başarıları yakalamasında en büyük rol sahibi tabii ki Gyan Asamoah'tı. Turnuva'da ikisi penaltıdan 3 golü bulunan Gyan, öyle bir yerde penaltı kaçırdı ki Gana'nın, belki Afrika'nın kaderini değiştirdi. 120. dakikada penaltı kaçırmasına rağmen Gyan, Dünya Kupalarında en golcü 2.Afrkalı futbolcu oldu.(Roger Milla)

13-Portekiz 7'ledi

Portekiz - Kuzey Kore maçı ise 2010 Dünya Kupasının en farklı maçı oldu. 7-0 Portekiz'in üstünlüğü ile tamamlanan maç Kuzey Kore tarihinin en ağır mağlubiyeti olarak kayıtlara geçti. Bu maça ayrı bir anlam kazandıran diğer bir ayrıntı da 1966 Dünya Kupasında Kuzey Kore, Portekiz karşısında 3-0 öne geçmişti ve o maçı 5-3 kaybetmişti.Rövanş için sahaya çıkan Kuzey Koreliler sahadan hüsran ile ayrıldı.

14-Avrupa'nın devleri sarsıldı

Fransa ve İtalya'nın 2010 Dünya Kupasına grup aşamasında veda etmesi, kupanın en büyük sürprizi oldu. Ayrıca Fransa sadece 1 puan toplayabilirken, 1 gol atabildi. İtalya'nın sağlam savunmasının çöktüğü bir turnuva oldu. Her maçta gol yiyen Azzuriler, 3 maçta 5 golü kalelerinde gördü. İngiltere ise yine bekleneni veremeyerek hayal kırıklığı yarattı. 2.turda Almanya'ya 4-1 yenilen İngilizlerde kaleci sorunu yine devam etti.

15-Jabulani sıkıntı yarattı

2010 DÜnya Kupasının resmi topu Jabulani, maçlarda büyük sıkıntı yarattı. Özellikle kaleciler tarafından çok eleştirilen Jabulani'nin havadan gelen toplarda kontrol edilememesi dikkatleri çekti. Çok falso aldığı söylenen Jabulani'nin, kupada gördüğümüz uzaktan goller üzerindeki etkisi ise tartışılmaz.

Ahtapot Finalde Kimi Seçti ?


Kahin ahtapot Paul finalde İspanya'yı seçti.

Paul'e göre 11 Temmuz'da Johannesburg'da Hollanda ile İspanya arasında oynanacak 2010 Dünya Kupası finalini İspanya kazanacak. İçinde midye bulunan kutulardan İspanya bayrağının kutusunu seçen Paul, ilk defa Almanya'nın olmadığı bir karşılaşma için tahminde bulundu.

Sevimli ahtapot, Uruguay ile Almanya arasındaki üçüncülük maçında tercihini Almanya'dan yana kullandı.

Perşembe, Temmuz 08, 2010

Nostradamus!


Almanya'nın Oberhausen kentinde 'Sea Life' adlı bir akvaryumda yaşayan ahtapot, falcılıktaki marifetini kanıtladı! Dünya Kupası başladığından bu yana, akvaryumunun içine konulan yiyecek dolu ve üstlerinde iki rakip takımın bayrakları bulunan kutulardan, -her defasında- galip gelecek takımın bayrağının bulunduğu kutuyu seçen ahtapot, falcılık konusunda gerçekten yetenekli görünüyor. Önceki gün de yiyecek için İspanyol bayraklı kutuyu seçen 'kahin', yarı-final öngörüsünde de haklı çıktı!

Ayrıca ahtapotun bugüne kadar tek yanıldığı nokta, 2008 Avrupa Kupası finali olmuştu: maçtan önce Alman bayraklı kutuyu kavramıştı; fakat o zaman da Almanya, İspanya'ya karşı mağlup gelmekten kurtulamamıştı. Bu sefer kendi memleketi Almanya için duygusallığı bırakıp doğru olanı seçmiş anlaşılan; ama bu gidişle evden kovulacak gibi..

Çarşamba, Temmuz 07, 2010

Sonunda Soyundu

Paraguaylı iç çamaşır modeli Larissa Riquelme Dünya Kupası'nın en dikkat çekici kişilerinden biri olmaya devam ediyor. Daha önce Riquelme Paraguay'ın çeyrek finale çıkması durumunda sahada soyunacağını açıklamıştı.



Riquelme, Dünya Kupası'nın kendisi için büyük bir fırsat olduğunu söylerken, hedefinin dünyaca ünlü bir top model olmak olduğunu açıklamıştı.



Larissa Riquelme futbol sahasındaki cesur pozları ile dikkat çekti.



Pazar, Temmuz 04, 2010

Sümüklü Löw !



İşte Almanya Milli Takımı teknik direktörü Joachim Löw'ün o İĞRENÇ görüntüsü

Cumartesi, Temmuz 03, 2010

Gelene ,Gidene 4


Almanya çeyrek finalde Arjantin'i de dörtledi.Goller Müller,Klose (2) ve Friedrich'ten geldi.

Pazar, Haziran 27, 2010

Unutulmaz Gol Sevinçleri

Bir golün hafızalara kazınmasını sağlayan en önemli neden, gol sonrası sevinçtir. Hatta bazı sevinçler, atılan golün önüne geçer. Bu unutulmaz anlar, başka futbolcular tarafında da taklit edilir ve yıllar boyu yaşatılır. Ben de bazı unutulmaz gol sevinçlerini mercek altına aldım, gelin bir göz atalım.

Bebeto / 1994 :

1994 Dünya Kupası'nda Brezilya çeyrek finale çıkar. Çeyrek finalde rakip Hollanda'dır. Brezilya'nın en önemli oyuncularından biri olan Bebeto'nun da maçtan 2 gün önce bir oğlu olmuştur. Bebeto, oğlunu ve sağlık durumunu çok merak ediyordur. Maçta Brezilya, Romario'nun golü ile 1-0 öne geçer. İkinci gol ise Bebeto'dan gelir. Fakat daha çok hafızalara bu gol değil, gol sonrası sevinç kazınacaktır. Bebeto attığı golden sonra yanına Romario ve Mazinho’yu da alıp kollarını beşik gibi sallayarak gerçekleştirdiği o gol sevinci unutulmazlar arasında yer almıştır. Bebeto'dan sonra birçok kişi aynı gol sevincini yaptı ama ilkler unutulmaz diye boşuna dememişler, akıllarda hep Bebeto'nun o görüntüsü kaldı.



Roger Milla / 1990 :

1982 Dünya Kupası'nda Kamerun iyi bir performans göstererek akıllarda yer etmişti. O kupada 3 beraberlik alarak yenilmeyen Kamerun, 'Yenilmez Aslanlar' lakabını almıştır. 1990 Dünya Kupası'nda yine dikkatler Kamerun'un üzerinde değildi. Açılış maçında son şampiyon Arjantin'i yenen Kamerun büyük bir sürpriz yaptı. Daha sonra Romanya'yı 2-0 yenen 'Yenilmez Aslanlar' 2.tura adlarını yazdırmayı başardılar. 2.turda rakip Kolombiya'ydı. 0-0 berabere giden maça sonradan giren 38 yaşındaki tectübeli golcü Roger Milla, oyunun kaderini değiştirdi. Attığı iki gol ile Kamerun'u çeyrek finale taşıyan Milla, gol sevinçleriyle de hafızalara kazındı. Milla attığı gollerden sonra korner bayrağına gidip dans ederek, dünyaya futboldan zevk almayı öğretiyordu.



Brian Laudrup / 1994 :

1994 Dünya Kupası'nda Danimarka, Brezilya ile karşılaşıyordu. Kupanın favorisi olan Brezilya karşısında kimse Danimarka'dan bir sürpriz beklemiyordu. Fakat maç heyecanlı ve bol gollü geçiyordu. Brezilya 2-1 öndeyken Brian Laudrup'un golü geldi ve tabii ki o unutulmaz gol sevinci. Laudrup, maça denge getiren golü yere yatarak kutlamıştı.



Otilino Tenorio / 2006 :

Otilino Tenorio, 1980 doğumlu genç ve gelecek vaat eden bir golcüydü. Ekvator futbolunun en çok gol atan futbolcularından biriydi. Attığı golleri Spider-Man maskesi takarak kutluyordu. Aklımıza bu unutulmaz gol sevinci ile kazınmıştı. Fakat golcü oyuncu 2005 yılında bir trafik kazası sonucunda hayatını kaybetti. Tenorio'nun anısını yaşatmak isteyen Ekvadorlu futbolcular, 2006 Dünya Kupası sırasında Ivan Kavides'in attığı golden sonra maskelerini takarak unutulmaz gol sevincini tüm dünyaya tanıttılar.





Hugo Sanchez / 1986 :

Hugo Sanchez, Meksika ve Real Madrid tarihinin en golcü futbolcudur. Fakat Hugo Sanchez'i unutulmaz kılan başka bir durum ise gol sevinci olmuştur. 1986 Dünya Kupası'nda ev sahibi Meksika ile Belçika karşılaşıyordu. Azteca stadyumunu doldurmuş 100.000 kişi Hugo Sanchez'den gol bekliyordu. Hugo Sanchez'de bu beklentiye karşılık vererek Meksika'yı iki farklı öne geçiren golü atıyordu. Unutulmaz olan ise tabii ki gol sevinciydi. Futbol tarihinde ilk kez bir futbolcu bir golü parende atarak kutluyordu. Daha sonra bu gol sevincini Julius Aghahowa, Miroslav Klose, Obefemi Martins gibi futbolcular da kullansa da akıllarda hep Hugo Sanchez kaldı.



Pelé / 1970 :

Brezilya 1970 Dünya Kupası'nda, üçüncü şampiyonluğunun peşinde koşuyordu. Yarı finalde rakip İtalya'ydı. Bu dünya kupası, Pelé için son dünya kupası olacaktı. Yarı final maçına kadar birçok asist yapan 'Siyah İnci', hiç gol atamamıştı. İtalya karşısında Brezilya'nın ikinci golünü atan Pelé, turnuvanın en golcü futbolcusu Jarzinho tarafından havaya kaldırılmıştı. Bu tüm dünyaya verilen bir mesajdı. Bu gol lakabı kral olan bir oyuncunun taç giyme töreniydi. Havada asılı olan yumruk unutulmaz gol sevinçleri arasına girmeyi başardı.




Salı, Haziran 22, 2010

Raymond Domenech


Son günlerde çok tartışılan Raymond Domenech'in futbolculuk zamanlarından.

Çarşamba, Haziran 16, 2010

Vuvuzelalar Sustu


URUGUAY 3-0 Güney Afrika


Vuvuzelanı da al git ! Ya sus ya terket !

Salı, Haziran 15, 2010

Cumartesi, Haziran 12, 2010

Kupada Bugün


G.Kore 2-0 Yunanistan

Yunanistan'ın formülleri bu kez tutmadı.G.Kore çok rahat kazandı.Yunanistan'a artık yeni bir model gerektiği çok açık.


Arjantin 1-0 Nijerya

Arjantin etkili başlasa da sonra savunmada verdiği açıklarla golü yiyebilirdi.Kolay kazandıklarını söyleyemeyiz.Turnuva devamında performansları yükselmezse şampiyonluk adayları içerisinde yer almaları zor.
İngiltere-ABD 21:30
NOT: VUVUZELADAN N E F R E T EDİYORUZ