Cuma, Temmuz 01, 2011

FİNALDEYİZ ULAN ! Vol 2.


Neden mi bu başlığı seçtim ? Çünkü aklım direkt geçen seneki dünya şampiyonasına gitti.O zaman finale çıktığımızda heyecanımızdan şöyle yazmıştık bu da devamı gibi oldu :)

Fazla söze gerek yok,son şampiyon Fransa'yı da devirerek Avrupa Şampiyonası'nda finale çıkıyoruz ! HAYDİ KIZLAR !

Not : Bu yazıyı maç bitmeden 2 periyot önce hazırlamıştım :) Yüzümü kara çıkarmadılar

Çocuklar Kobe'yle Oynuyor



Twitter'da görünce paylaşıyım dedim.Yalnız şu sıralar olsa böyle bir şey karizma marizma kalmazdı yani,harbiden bu ne abi.

Perşembe, Haziran 30, 2011

2011-2012 Euroleague Eleme Grubu Değerlendirmesi


Bugün gelecek sezon Euroleague'de mücadele edecek takımlar için sorulan soruların ve akıllardaki soru işaretlerinin kalktığı gün oldu.Euroleague aldığı kararla doğrudan katılım hakkını İtalyan temsilcisi Milano'ya verdi.Böylece genel görüntü şöyle oluştu:

A Lisansı sahibi takımlar: Caja Laboral (İspanya), Cska Moskova (Rusya), Efes Pilsen (Türkiye), Fenerbahce Ülker (Türkiye), Maccabi Electra (İsrail), Montepaschi Siena (İtalya), Olympiakos (Yunanistan), Panathinaikos (Yunanistan), Real Madrid (İspanya), Regal Barcelona (İspanya), Unicaja (İspanya), Zalgiris Kaunas (Litvanya), Milano (İtalya)

B Lisansı sahibi takımlar: Sluc Nancy (Fransa), Partizan Belgrad (Sırbistan), KK Zagreb (Hırvatistan), Union Olimpija (Slovenya), Brose Baskets (Almanya), Asseco Prokom (Polonya), Bizkaia Bilbao Basket (İspanya), Bennet Cantu (İtalya)

C Lisansı sahibi : Unics Kazan (Rusya)

Eleme Grubuna katılacak olan takımlar:
Galatasaray (Türkiye), Banvit (Türkiye), Alba Berlin (Almanya), Asvel (Fransa), BC Donetsk (Ukrayna), Khimki (Rusya), Gravelines Dunkerque (Fransa), Nymburk (Çek Cumhuriyeti), Cibona Zagreb (Hırvatistan), Cholet (Fransa), KK Buducnost (Adriyatik-Karadağ), Lietuvos Rytas (Litvanya), PAOK (Yunanistan), Turow (Polonya), Spirou Basket Charleroi (Belçika), VEF Riga (Letonya)

Şöyle bir baktığımızda yeni takımlar görüyoruz,özellikle eleme grubunda.Ele alacağım konu da zaten eleme grubu olacak.İki temsilcimiz burada yer alıyor.Euroleague normal sezonu için eleme grubundan iki takım gelecek.Gönül ister ki ikisi de Türkiye'den olsun fakat bunun ihtimali son derece zayıf.

Banvit her sene üstüne koyarak ilerliyor yoluna.Eurochallenge deneyimini de geçen sezon yaşadılar.Avrupa'ya adım attılar şimdi ki hedefleri daha da yüksek.Ayrıca geçen sezon yine Euroleague elemelerinde boy göstermişler fakat elenmişlerdi.Öncelikle bu elemelerde ilerlemenin oldukça zor olduğunu hatırlatalım.Hem kaliteli hem de belli ekole sahip takımlarla karşılaşıyorsunuz.Banvit için çok umutlu konuşamayacağım açıkçası.Yaklaşık 1 ay önce yazdığım Banvit-Galatasaray yazısını buradan okuyabilirsiniz.



Galatasaray ise Euroleague'in A lisansı için başvuru yapan takımlardan biriydi ve Euroleague'e giden dosyası da oldukça güzel donatılmıştı.Ancak A lisansı alabilmek maalesef o kadar kolay değil.Taraftarın ilgisi,baskısı da oldukça fazlaydı fakat A lisansı gibi 5 yıl direk katılım sağlayan olayı alabilmek için Euroleague tecrübesi gibi çok önemli bir kriter var.Bu yüzden o lisans yıllardan beri Euroleague'de bal yapmayan arı misali dolanan Milano'ya verilse de sesimizi çıkaramıyoruz.Ayrıca olayın başka bir yönü de çoğu kişinin düşündüğü gibi,"elemeyi geçemiyorsan Euroleague'de ne işin var " boyutu.Buna kısmen katılıyorum.Eleme oynamadan direkt lisans alabilmenin en büyük önemi yapacağın transferleri de buna göre şekillendirmen.Galatasaray yönetimi sanki Euroleague'de mücadele edecekmiş gibi çalışmalarını sürdürüyor fakat oyuncuların kulübe bakış açısında lisansın yeri büyük.Aslında bunu daha fazla konuşmanın anlamı yok.Sonuç olarak temsilcilerimiz eleme grubunda yer alacak ve bizim için onları erkenden izlemek de ayrı bir keyif olacak.O zaman hemen hızlıca muhtemel rakiplerimize göz atalım.

Rakiplerin değerlendirmesini daha büyük bütçeyle gelen Galatasaray için yapacağım.Unutmadan söyleyelim,Galatasaray yeni sezonda Cafe Crown olarak adlandırılmayacak.Çok daha yüksek bütçeli bir sponsor ile anlaşıldı ve medyada o sponsorun aynı zamanda bayan basketbol şubesi sponsoru da olan Medical Park olduğu söyleniyor.

Şimdi takımların geçmişi,ismi ve kulüp tecrübesi gibi kriterlere göre bir sınıflandırma yapacak olursak ;

A Klasman Takımlar : Galatasaray, Alba Berlin, Asvel, Khimki, Cholet, Cibona (sadece isimlerinin büyüklüğü), Lietuvos Rytas,

B Klasman Takımlar : Banvit, Nymburk, KK Buducnost, PAOK, Spirou Basket Charleroi

C Klasman Takımlar : BC Donetsk, Gravelines Dunkerque, Turow, VEF Riga

Böylece yüzeysel bir sınıflandırma yapmış olduk.Tabloya baktığımda dikkatimi çeken takım ilk olarak Rytas oluyor.Bence Khimki ile şu an için en iyi iki takım.Ama Galatasaray'ın transferleri ile birlikte ikisini de geçebileceğini düşünüyorum.

O halde; şu an için bakarsak Galatasaray,Alba,Khimki,Cholet ve Rytas'ın iki takımlık boşluk için en büyük adaylar olduğunu söyleyebiliriz.

Henüz takımların transfer hamleleri yeni başladığı için yorumlarım bu kadar.Hazır aklıma gelmişken ve unutmadan şu düşüncemi de söyleyeyim.Şimdi Galatasaray için sürekli Euroleague isteniyor fakat başka bir boyuttan bakmak istiyorum ben olaya.Galatasaray iddialı kadrosunu yine kurar,Euroleague yerine Eurocup'a katılmayı düşünür,böylece büyük denizde küçük balık olmaktansa öncelikle ortamın büyük abisi olmayı deneyebilir.Bunun vizyonsuzlukla falan ilgisi yok bence.Bunu birçok Avrupa takımı yapıyor.Merdivenleri basamak basamak çıkmak gerekiyor bence.Bir Eurocup şampiyonluğundan sonra Euroleague'e katılmak çok daha güzel olmaz mı ? Üstelik Mahmuti'nin 1 yıllık sistemine yeni gelecek oyuncularla bir alışma devresine girecek takım bu sezon.Eleme grubu maçları erkenden başlayacak.Güçlü kadro bir anda elenebilir sadece bu yüzden.Hem bir sene Eurocup'ta oynadıktan sonra ondan sonraki sezonda oturmuş kadro ile Euroleague'e gitmek daha mantıklı olur.Bu da benim bir düşüncem tabii fakat Euroleague elemesinden elendikten sonra Eurocup'a katılma şansı oluyor mu bunu bilmiyorum.Bilen varsa,yorum olarak yazabilir :)

Euroleague'deki temsilcilerimiz Efes Pilsen,Fenerbahçe Ülker,Galatasaray ve Banvit'in temsilcilerinin belirleneceği kuralar 7 Temmuzda Barcelona'da çekilecek.Takımlarımıza şans diliyoruz ve heyecanla bekliyoruz :)

Çarşamba, Haziran 29, 2011

Galatasaray&T-Mac


Bugün çıkan haber bu,bazı gazetelerde ve sitelerde yer almış.Doğru olabilirliği oldukça fazla gibi.Iverson haberleri bu şekilde çıkmış,sonunda Beşiktaş Cola Turka'yla imzalamıştı.Bu olay gerçekleşirse,Iverson'ın yapamadıklarından sonra,bu transfere hiç sıcak yaklaşmayacak bir sürü insan olacaktır.Aslında bunun için oldukça fazla sebep var.En önemlisi Galatasaray'ın basketbolda önemli bir atağa geçmesi ve önemli hedefler koyması üzerine,soru işaretleriyle dolu bir transferi neden gerçekleştirecek olması.Peri masalı yazarak şu kelimeleri söyleyebiliriz:

"T-Mac gelir,ayağa kalkar,eski günlere döner,Gs şahlanır"

-Ayrıca üstteki cümleyi her çok iyi niyetli insan Iverson için düşündü,biliyorum.-

Ancak masaldan öteye geçmez bu sözler.Çok uzakta değil,Iverson örneği gözümüzün önünde işte.T-Mac'in durumunun Iverson'ın geçen seneki halinden daha iyi olduğunu düşünüyorum.T-Mac'in oyunu hakkındaki soru işaretlerinin yanı sıra,saha dışındaki ciddiyetsizliği de soru işareti.Özellikle Koç Kuester'le takım arasındaki sorunlarda oynadığı rol bu durumu açıklıyor.Galatasaray'ın şu ana kadar yaptığı çok doğru transferlerin yanında büyük bir soru işareti olur T-Mac.Ancak 1-2-3 numaraları pozisyonların hepsinde oynamışlığı olan bir oyuncuyu kadroya katmak da akıllıca gözüküyor,ayrıca Tracy Mcgrady abi,isme bak.Murat Murathanoğlu'nun Tracy Mcgrady deyişini taklit etmedik mi hepimiz.




İnsan heyecanlanıyor tabii,gelirse 1-2-3 her pozisyonu kağıt üzerinde kaldırabilir,ancak fiziksel olarak bunları başarabilir mi,gerçekten büyük soru işareti.

Bu arada unutmadan şunu vermezsek ayıp etmiş oluruz:



Not:T-Mac daha 32 yaşında.Ayrıca geçen sezon 72 maça çıktı.Yani herhangi bir aksilik dışında formadan çok uzak kalması beklenmesin.Sadece fiziğinin eskisi gibi olmadığını ve eskiden yaptığı inanılmaz işlerin şimdi beklenmemesi gerektiğini belirtelim.Geçen sezon Pistons formasıyla 8 sayı 3.5 ribaund 3.5 asist ortalaması tutturdu.

Salı, Haziran 28, 2011

Boston Şehrinin Kazandığı Şampiyonluklar



Celtics - Red Sox (beyzbol) - Bruins (buz hokeyi) ve Patriots (amerikan futbolu) şeklinde sıralanıyor başarılar.Çok parlak bir grafik olduğunu görebiliyoruz.

Not : İstatistikler gol atan kaleye blogundan alıntıdır.

Pazartesi, Haziran 27, 2011

Türkiye Çeyrek Finalde


Türkiye Eurobasket 2011'de inişli-çıkışlı,biraz da tartışmalı geldi bugüne kadar.Takımımız turnuva için pek iyi sinyaller vermiyor,iyi hazırlanamamış gibi gözüküyordu.Ama turnuva ilerledikçe,takım da ritmini buldu ve bu akşam Belarus'u mağlup ederek son sekize ismimizi yazdırmayı başardık.Belarus ile aynı senaryoyu 2009'da da oynamış ancak filmin sonunda Belarus gülen taraf olmuştu.Rövanşı alarak yolumuza devam ediyoruz.

Turnuva başından beri takımımızda ön plana çıkan üç oyuncu Birsel,Nevriye ve Şaziye.Takımın temelinde yer alan bu üç oyuncumuz bulunduğumuz noktada en önemli paya sahipler.Nevriye Yılmaz zaten Avrupa için gerçek bir yıldız,buna şüphe yok.Fakat turnuvada izlediğim diğer takımlar arasında da Birsel kadar etkili,zeki ve fundamental olarak iyi birkaç guard gördüm.Şaziye de geçtiğimiz turnuvalarda olduğu gibi yine çatır çatır şut sokuyor maşallah.Fakat bundan daha önemlisi bu üç oyuncunun çok tecrübeli olması ve nerede ne yapmaları gerektiğini bilip,takımı da bu yönde yukarıya taşımaları.Takım olarak potansiyelimiz Avrupa bazında yüksek ve yarı finali rahat oynayacak bir takımız aslında.Fakat ribauntlar ve set hücumu konusundaki sıkıntılarımız maç içerisinde kendini gösterdiğinde oyunumuz felaket yerlere gidebiliyor,uçurumdan düşmüşe benziyoruz adeta.Hatta bu akşam Belarus'un %17 ile üçlük atmasına rağmen kolay kazandığımızı söyleyemeyiz.Rusya,Litvanya,Karadağ gibi takımlar bu şutları yüksek yüzdeyle atıyorlar.Bu noktada takımımızın hem dış savunmayı hem pota altı savunmasını iyi yapıp aynı zamanda ribauntlara da konsantre olması lazım ki yarı final,final gibi yerleri konuşabilelim.Ayrıca takımımızda iyi bir penetreci oyuncumuz bulunmuyor.Işıl bunları iyi yapabilen bir oyuncu fakat o ritmini hiç bulamadı.İyi işler yapıyor fakat Birsel'in yerine girdiği vakit hücumda aynı efektif hareketleri göremiyoruz.Bahar Çağlar fizik yapısı ve yeteneği itibariyle önemli bir potansiyel.Fakat üstüne pek bir şey koyamadı.

Karadağ ile oynayacağımız maçın favorisi yok.Karadağ henüz maç kaybetmedi ama onları hazırlık turnuvasında farklı geçmiştik.Takımda herkesten az buçuk katkı alıp tempoyu elimizde tutarsak yarı finale çıkabiliriz.Akıllı oynayıp Nevriye'yi hep kullanmak lazım.İkili sıkıştırmalarda da daima hareketli olup top istemek gerekiyor ondan.Hücumdaki hareket savunmanın dengesini bozduğu anda savunmamız da rahatlayacaktır.30 Haziranda saat 19'da başlayacak olan Karadağ maçı için bayan basketbolcularımıza bol şans diliyoruz.