Bu aralar Jordan'la ilgili çok post girdim,farkındayım.Ancak şunları paylaşmazsak ayıp olur.Playboy dergisi en iyi Air Jordan ayakkabılarını çekip,kendi mankenlerine yer vermiş.Güzel görüntüler..
Playboy-Air Jordan:
Alttaki videolar ise,Jordan'ın Spike Lee'yle birlikte oynadığı Air Jordan reklamlarının Playboy versiyonu ve orjinali:
Çarşamba, Haziran 01, 2011
NBA Finali 1.Maç
Dün gece oynanan maçta Miami Heat son çeyrekte gaza basarak öyle böyle evindeki ilk maçtan galip çıkmayı başardı.LeBron ve Wade'in son bölümdeki baskınlığı maçtaki farkı yarattı.Nowitzki'yi Joel Anthony'e verme fikri hiç fena değil.Yapışkan bir savunmacı,kolay kolay vazgeçecek bir adam değil.8 cm'lik boy farkı da Nowitzki'nin stilinden dolayı pek önemli değil.Açıkçası maç yazısı yazmak fobilerim arasında olduğu için ortadan girdim,affedin.
Maçtaki birkaç isime değinecek olursak,aklımda kalan Marion'ın harika katkısı.Mars'da basketbolu öğrenmiş gibi oynayan Marion'ın dün akşamki performansı gerçekten etkileyiciydi.16 sayı 10 ribaund 4 asist'le oynadı Marion.İlk yarıda patır patır üçlük atan Terry-Kidd ikilisinin ikinci yarıda susması hücumdaki opsiyonları kısıtladı ve Dallas hücumları vasiyetsiz bir görüntü çizdi,özellikle oyunun sonlarına doğru.Peja Stojakovic-JJ Barea ikilisinden de en ufak bir katkı gelmemesi,skor anlamında Dallas Mavericks'i çok zorladı.
Heat'in benchiyle Mavericks'in benchi arasında uçurum olmasına rağmen,serinin ilk maçında Heat benchi 27 sayı üretirken Mavericks benchi 17'de kaldı.Dallas Mavericks'in galibiyeti için benchden gelecek katkının önemi çok büyük.Lakers serisi bunun dopdolu bir göstergesiydi.
Heat tarafında ise Mario Chalmers'ın yaptığı katkı çok çok önemliydi.Mike Bibby'i nötürledi,hatta birazda artıya geçirdi.Bosh-Wade-LeBron üçlüsünün işini yaptığını,önemli anlarda meydana çıkıp maçı kendi taraflarına çevirdiğini söyleyebiliriz.Keza Mike Miller ve Udonis Haslem kaydettiği sayılarda maçtaki ufak farkları yaratmak adına önemliydi.
Etiketler:
Dallas Mavericks,
dirk nowitzki,
Dwayne Wade,
Lebron James,
Miami Heat,
NBA Finali
Celtic'in Yeni 'International Away' Forması ve Daltonlar


Celtic yeni sezonda Avrupa Kupalarında dış sahada giyeceği formayı tanıttı. Forma önceki iki sezonda olduğu gibi sarı ağırlıklı. Celtic shopta formayı görür görmez bir an çocukluğuma, Redd Kitt çizgi filmine gittim. Celtic'in yeni sezon forması sadece bana mı Daltonlar'ın t-shirtlerini çağrıştırdı bilemiyorum ama yabancı sitelerdeki yorumlara bakacak olursak çok fazla beğenilmediği belli. Çeşitli sitelerden forma için yapılan yorumları derledim. Buyrunuz;
-Someone, please, ban Nike to do football.
-I like Celtic but this shirt awful.
-Looks like a Piano.
-Wow, nike should really hate celtic to make such an awful.
-Celtic usually have a nice away kit.This one....not.Horrible...
-It is the worst shirt I've ever seen.
-Different, but nice.
-Piano Keys! It’s a “Baby Grand” old team to play for.
-Ugly - just ugly!
-Wow that is BAD!
-I'm sure it'll be fashionable to hate Celtic's new third kit, but I think it's great. Big fan of yellow and black kits.
-It's horrible.
-It's terrible.
-Shocking.
-That is absolutely rotten.
-Goes great with a piano necktie.
-Looks like a bee.
-Nike sucks this year.
-Horrible. Who decided this would be a good idea?
-Yellow piano.
-Awful shirt, I bet the Boys wish they were still with Umbro, this is a pretty nasty shirt. The colours look pretty awful with the piano keys, and the sad thing is, with the leaked pictures of the away showing a pretty much useless white shirt with green pinstripes and green sleeves, this is pretty much the away shirt Celtic will have to use for the majority of away games when a change shirt is needed.
Etiketler:
Celtic,
courageux19,
nike
Salı, Mayıs 31, 2011
Final Serisi Öncesi İstatistikler
"İstatistikler mini etek gibidir,asıl göstermesi gereken şeyi göstermezler." Sir Alex Ferguson
Çok sevdiğim İskoç amca Ferguson'un da dediği gibi,istatistik falan hikaye,yüreği koymak en mühim madde diyelim ve istatistiklere geçelim.
2011 NBA Playoffları
Sayı ortalamaları : Lebron James 26.0 - Dirk Nowitzki 28.4
Ribaund : Chris Bosh 8.9 - Tyson Chandler 9.3
Asist : Lebron James 5.5 - Jason Kidd 7.7
Miami'de en çok üçlük atan oyuncu,Lebron James 21 üçlük.Chalmers 18 üçlük bulmuş. - Dallas'ta ise Kidd ve Terry 31 isabet bulmuş.Onların yanında Stojakovic ise 29 isabet bulmuş.
Chris Bosh %50 ile hücum ederken Nowitzki %52 ile hücum etmiş.Ama Bosh 200 şut kullanırken,Nowitzki 271 şut kullanmış.
American Airlines Arena (MIA) 30 salon içinde doluluk oranı bakımından 4.sıradayken American Airlines Center (DAL) 6.sırada.
Miami maç başına ortalama 102 sayı bulurken 96 sayı potasında görmüş.
Dallas maç başına ortalama 100 sayı bulurne 96 sayı potasında görmüş.
İki takım da 2011 playofflarında evinde hiç maç kaybetmedi.
İki takım da finallere sadece üç yenilgi ile geldi.
Miami'de James Jones'un ufak bir sakatlığı var ancak oynayabilecek.
Dallas'ta ise Rodrique Beaubois,Caron Butler ve Dominique Jones yok.
Miami 17 kişilik rotasyonundan 13 ismi playofflarda şu ana kadar kullanmış.
Dallas 18 kişilik rotasyonundan 12 ismi playofflarda şu ana kadar kullanmış.
"Win share" yani kazanma payı istatistiğinde şu ana kadar Lebron lider.
Dallas ile Miami 2006 finallerinde karşı karşıya gelmiş,gülen taraf 4-2 ile Miami olmuştu.
Etiketler:
Dallas Mavericks,
Final Serisi,
JCN,
Miami Heat
Yeni Heyecanlar,Aynı Umutlar,Elveda Çömlük
Tom Thibodeau ile ilk sezonunda ligi birinci sırada tamamlayıp,Doğu Finali'ne yükselen Bulls takımının uzun süredir ilk defa piyasa yaptığı bu yılda kötü iş yaptığı söylenemez.Ancak ligin birinci bitirilmesinden sonra,Bulls taraftarı final için daha umutluydu.
1989'da Doug Collins'dan boşalan koçluk koltuğuna getirilen efsane Montanalı,Zen Master Phil Jackson'da ilk sezonunda Pistons'a Doğu Finali'nde elenmekten kurtulamamıştı.Zaten Phil Jackson'ın Tom Thibodeau'nun sahip olduğu bir asistanlık geçmişi de yoktu.Ancak o hanedanlık başlangıcındaki dönemi şu anki dönemle eş olduğunu düşünenler var.O takım,şu takımdan çok farklı.Öncelikle süperstarlar arasında ciddi bir fark var.Ayrıca Jordan o zamanlarda 26-27'sini yaşarken,Rose şu anda olgunlaşma aşamasında.Jordan 1990 Play-off'larında %52 şut isabetiyle 36.8 sayı 7.2 asist 6.8 ribaund istatistikleriyle oynamıştı.Rose ise bu play-off'larda 27 sayı 7.7 asist 4.2 ribaund ortalamaları tutturdu,%39'la şut atması en belirleyici noktaydı.Ancak Doğu Finali'nde kaybedilmesinin sebebini Rose'a yıkarsak büyük haksızlık etmiş oluruz.Miami Heat'in sert savunmasına karşı penetrelerini yeterince yapamadı ve pota yakınlardaki atışlarında beklenen yüzdenin çok altında kaldı.Bu da özellikle Heat serisini kötü geçirdiğinin kanıtı.Fakat ilk ciddi play-off deneyiminin böyle olması gerçekten güzel.Yanlış tercihler yaptı,hataları da oldu.Ancak geri adım atmadı,tıpki çaylak sezonunda,Play-off ilk turunda Celtics'e yaptıkları gibi.Derrick Rose'a bu kadar yer ayırmamın sebebi takımın bir numarası olması.Diğer önemli parçalar Luol Deng,Carlos Boozer,Joakim Noah,Kyle Korver,Keith Bogans gibi isimlerden en çok öne çıkanı elbette Carlos Boozer.Olumlu anlamda olmadığını herkes anlamıştır.Carlos Boozer'ın savunmadaki zaafları normal sezonda da kendini gösterirken,normal sezonda pota altındaki domaninantlığını play-off'lara yansıtamaması geleneksel bir hal aldı.Utah'ta yaşadıklarından sonra,Bulls formasıyla da aynı şeyleri yaşadı.Hem de bu sefer yanında Mehmet Okur yerine Joakim Noah varken bile savunma da sırıtmayı başardı.Heat serisi öncesi küçümsediği Bosh tarafından paspas,kilim edildi.Miami'de oynanan ilk maçta gösterdiği performans dışında,herhangi bir play-off maçında tam anlamıyla bekleneni verdiğini düşünmüyorum.Açıkcası takımın en zayıf halkası olarak gördüğüm şutör guard pozisyonu play-off sürecinde çok fazla sırıtmadı.Sadece Korver Heat serisinde daha etkili olabilirdi.Keza Bogans'da beklenmedik şutlar soktu,sezon boyunca boş şutlarda dahi istikrarlı sokan bir oyuncu değildi.Beklenmedik isabetler buldu.Açıkcası Boozer o kadar batıyor ki gözüme,diğer pozisyonlara dönüp bakasım gelmiyor.Boozer'ın play-off istatistiklerine bakmak Boozer'ı anlamaya yetmez.İstatistiklere baksak bile,şampiyonluğa oynayan bir takımın 2 numaralı yıldızı olarak gösterilen bir adam için 12 sayı 10 ribaund kabul edilemez.Boozer'ın oyununun karaktersizliğinden söz bile etmiyoruz daha.
Tom Thibodeau'nun inanılmaz bir savunma koçu olmasının da büyük etkisiyle Bulls inanılmaz bir savunma performansı gösterdi.Ancak hücumda aynı şeyleri söylemek zor.Takım,zaman zaman Rose'dan başka opsiyonu olmayan kısıtlı bir takım görüntüsü çizdi.Boozer'ın yumuşaklığı ve karaktersizliğiyle birlikte takımdaki rollerin tam belirsizleşmemesi en büyük sorunları.Tabi birde idare eder dediğimiz iki numaraları.
Chicago Bulls Ne Yapmalı?
Chicago Bulls'un ihtiyacı olan şeylere ve kusurlarına üst tarafta değindik.Esasında genç bir takım olmaları,süperstarlarının henüz 22 yaşında olması ve koçlarının tabir-i caizse karakterli olması onlar için büyük avantaj.
Şöyle gerektiğinde skor yapan,gerektiğinde point guard olabilecek bir adam bulmaları,takıma açık açık seviye atlattırır.Tabii serbest kalan öyle bir oyuncunun tam anlamıyla olmaması onları takasa yönlendirebilir.Jr Smith,Jason Richardson gibi serbest kalan oyuncuların o bölgede Bulls'un istediği oyuncular olduğunu düşünmüyorum.Nuggets kontratını karşılamazsa Aaron Afflalo o bölge için düşünülebilir.
Fakat bana kalırsa,eğer şampiyonluk isteniyorsa Boozer'dan kurtulmak gerekir.Onun o devasa kontratını kabul edicek,babacan insanlar var mı derseniz,pek sanmıyorum.Gözler Bobcats'e çevriliyor,Jordan falan derken ordan alınabilecek en iyi oyuncunun hala Jordan olduğunu hatırlayarak vazgeçiyorum.İşin şakası,Boozer'ı verip karşılığında alınacak oyuncularla kârlı bir takas gerçekleştirmek neredeyse imkansız.Boston Celtics'te bu sezon sonu serbest kalan Glen Davis ve New Orleans Hornets'den Carl Landry'den biri benche eklenebilirse çok iyi hamle olabilir.Ancak tabii ki bu isimler ancak yardımcı parçalardan biri olabilir.4 numarada ilk beşte çıkacak adam Boozer olmamalı,ki Boozer takımda kaldıkça ilk beş çıkacağı garanti.Taj Gibson belki düşünübilir ama onunda o çapta olduğunu düşünmüyorum açıkçası.Chicago Bulls'un play-off'lardaki genel sorununu iç-dış dengesi oluşturmaktaydı.Noah'ın hücumda kısıtlı olduğu düşünülünce,Boozer'dan tek beklenen pota altında dominant olmasıydı.O da onu gerçekleştiremeyince bir yerde tıkandı takım.
United Center ahalisi tarafından "Bench Mob" lakabı takılan,ayrıca hak eden Bulls benchi içinse C.J Watson yerine atmak ve tutmaktan başka özellikleri bulunan bir point guard getirilebilir.Rose'un yaptığı her şeyi 2 kademe allta yapan bir guard yerine,farklı özellikleri olan bir guard daha verimli olabilir.Tabii bunu yaparken,ikinci beşe skor katkısı yapan oyuncularda eklenmeli.
Luol Deng'in Play-off'larda gösterdiği performansta oldukça umut vericiydi.Bir gün var olup,diğer gün kaybolmasına alıştığımız bir isimdi fakat bu play-off'larda yürek koydu.Özellikle Miami Heat serisinde gösterdiği oyun hafızalarımızda.40+ dakika oynayıp,LeBron'u koşturup,bir de hücumda en fazla skor üreten 2.oyuncu olması her türlü tebriği hak eden cinsten.
Ömer'e de değinirsek,Miami'deki oynadığı maçlara kadar play-off'larda ve normal sezonda herkese bir şeyler gösterdi,kendini kanıtladı.Ancak hücum performansında-olmayan şeyi var etmek-bir standart yakalarsa vazgeçilmez bir oyuncu olur.O hızlı ayaklara,sırtı dönük oyunlar cuk diye oturur mesela.Sakatlığının ardından post-move'lara önem verirse ve tabii ki serbest atışlarını %65'lere çekerse çok iyi olur.
Velhasıl,bu takımın gelecekteki 7-8 yıla damga vurması hiç kimseye sürpriz olmaz.Ancak belirttiğimiz sorunların üstesinden gelinmesi,bu yolu daha zahmetsiz kılar.Lise 1 de tanıştığım çöm kelimesine hep ayar olmuşumdur ancak burda cuk diye oturdu sanıyorum.Çömlük yılında oldukça baskın bir karakter koyan,sağlam top oynayan Bulls takımı yeterince umut verdi gelecek adına..
Etiketler:
Chicago Bulls,
Derrick Rose,
Tom Thibodeau
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)