Cumartesi, Ağustos 21, 2010

İstanbul ve Ankara Seyircisi


İstanbul'da Adidas Cup turnuvasını oynadık.Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanan maçlar pek fazla ilgi çekmedi.Nispeten zayıf takımlarla oynamamız ilgisizliği getirdi.Zaten o saatlerde İstanbul'da oraya fazla seyirci çekmek de pek mümkün değil.Şimdi ise Ankara'da bitirilen yeni arenada iki maç yapıldı.Arjantin maçına ilgi yoktu,Türkiye maçında ise farklı şeyleri söylemek mümkün değildi.Belki Arjantin'le yapacağımız maçlarda daha dolabilir ancak dolma yönünden şu anda pek bir sıkıntım yok.Çünkü Dünya Şampiyonasında mutlaka dolacak.Asıl sorun hep bahsedilen sorun.Özellikle Ankara'da basketbol kültürü yok.Bu bir gerçek.Türk Telekom'un zirveye oynamasından önce neredeyse hiç yoktu.Sadece basketlere tepki veren bir tribün görüyoruz.Rakibi baskına altına almak için çok cılız bir ıslık sesi var.Sanki işe yarıyormuş gibi.Sorun şu ki,oraya giden arkadaşların basketbol izlememesi.Evet.İzlemiyorlar.Özellikle Euroleague maçlarını takip etmiyorlar.Bunu engelleyemezsiniz tabii ki.Parayı veren,bileti alan girer.Ancak tek dileğim şu : Basketlere "ooo" tepkinizi verin.Ama bir zahmet karşı takım hücumdayken hep bir ağızdan yuh mu çekersiniz ıslık mı çalarsınız,Serdar Ortaç'tan bir şeyler mi mırıldanırsınız bilemem ama birlikte hareket edin.Ha bir de sevgilisini yanına alıp gelen arkadaşa bir diyeceğim var.Sen orada kolunu atıp facebook profiline fotoğraf çekerken adamlar aldı başını gidiyor.Azıcık pozisyonları takip edin de paranız yanmasın bari.

Efes Pilsen World Cup 9 1.Gün


Diğer sitelerde olduğu gibi istatiği verip,şu şöyle yaptı,ama böyle olmalıydı demeye hiç niyetim yok.

Arjantin-Kanada maçının hepsini izledim.Çünkü görünürde bir mücadele vardı-Arjantin istese çok önceden koparırdı ayrı-.

Türkiye-Lübnan maçı ise hiç keyif vermedi.Güzel hareketler yok değildi.Sonuçta 23 sayııla mağlup ettik.

Şöyle bir göz atalım:

Arjantin Kanada'yı çok rahat olmasa da geçmeyi bildi.15 sayı fark atmış,neresi rahat değil diye düşünmeyin,ey izlemeyenler!İlk 3 çeyrek Kanada'nın tekelinde gidiyormuş gibi gözüktü maç.Tabii Arjantin'in cidden kasmadığı da,Arjantin'i ve oyuncularını bilenler için bariz bir gerçekti.Ancak Kanada'ın Yunanistan'dan 74 sayı fark yemesi,cidden ilginç.Onu geçtim bir sonraki maç Sırbistan'ı yenmeleri daha ilginç.Sırbistan'ın hazırlık maçlarında cıvamadıklarını bizi yendikleri maçta görmüştük.İki takıma şöyle bir bakarsak:

Arjantin'in hala madalya ümidinin olması gerektiğine inanıyorum.Potaaltları çok güçlü.Oberto işini bilen bir uzun.Scola'yı zaten açıklamaya gerek yok.Prigioni takımın beyni konumunda.Real Madrid'li oyuncu benchdeyken,takım ritim bozukluğu yaşıyor.Yedek guardları da yeterli seviyede değil.Delfino'nun bugun neler yapabileceğini gördük.Bu maç tabii ki ölçü değil ancak NBA'den de yakinen tanımaktayız.Nocioni'de bildiğimiz Nocioni.Oyundan kopabiliyor ve başka alemlere dalabiliyor.Ancak konsantre olduğunda etkili bir silah.Takımın açık bir bench zafiyeti var.Manu Ginobili'de takımla gelseydi,rotasyon muazzam zenginleşirdi.

Kanada'ya bakarsak,Joel Anthony'yi oyunun ilk 5 dakikası hatırlayıp,geri kalan sürede unutmaları ciddi bir sorun.NCAA'de oynayan guardları Anderson'dı yanlış hatırlamıyorsam,büyük bir yükün altında eziliyor.Topların alayı ondan dönüyor,çıkıyor.Denham Brown'u da beğendim.Tabii çok dağınık oynuyorlar,kötünün iyisi bu adamlar.Oynadıkları basketbol toplama bir araba gibi.Oyak'dan tanıdığımız Famutimi'de hayalet gibiydi.Kanada çok ilginç bir takım.Ne yapacağı da belli olmuyor.Galiba,oyunlarında belli bir standartlarının olmaması onları benim gözümde izlenebilir kıldı.Ancak onlar için çok iyi beklentilerim yok açıkcası.

Türkiye-Lübnan maçına gelirsek,pek izlenesi bir maç değildi.Adamlar bizim ayarımızda değil kabul etmek lazım.Yarın Kanada maçı da böyle geçecek belki ,kim bilir ama o takımın bi çekici yanı var.Değişik işler yapıyorlar yani.Yarında bize kolay teslim olcaklarını düşünmüyorum.Lübnan'da Vroman,Fahed ve Freije takımın öne çıkanları.Ancak iki-üç adamla olmuyor basketbol,ki adamları da abartmayalım,o takıma göre iyi adamlar.Milli takımımıza bakarsak da,bu maçı kazanmak hoş.Ancak bunun bir test olduğunu pek düşünmüyorum.Asıl test Arjantin maçı olacaktır.Ömer Aşık,rakip takımın sağlam bir uzunu olmadığı için epey bir ön plana çıktı.Ki zaten rakip takımın sağlam bir uzunu da olsa Ömer,genellikle daha iyi pozisyonda olan taraf olur.Gerçekten iyi uzun,takımımız için en önemli üç adamdan biri.Oyuncuları teker teker değerlendirmeyeceğim elbette,ancak şu Hidayet'e ayar çekmek gerek.Milli takım maçlarında bir değişik.Geçen seneki EuroBasket'te çok tepki toplamıştı,yaptığı gereksiz tercihlerden.Bu turnuvada parlaması ve elinden geleni yapması takımımız için çok çok önemli.

Neyse maçlar oynandıkça gün sonunda karalarız gene bişiler..

Günün Fotoğrafı : P.S I Hate You

Cuma, Ağustos 20, 2010

Kewell Olmasa ?


Karpaty Lviv maçının hikayesini tekrar anlatmak değil amacım.Amacım sadece bir şeyleri göstermek.Kewell ile 1 sene daha uzatıldığında tüm taraftarlar çok sevindi.Ama uzatılana kadar çok uzun sancılı dönemler geçirildi.Gitti gidecek denildi.En sonunda uzatıldı.Peki Galatasaray eğer Kewell ile uzatmasaydı ne olacaktı ? Opsiyonlardan biri Kewell'ı bırakmaktı oysa ki.Bırakılabilirdi de.Peki o zaman ne olurdu ? Esasında bırakılabilirdi de dediğimiz cümle Galatasaray yönetiminin transfer konusunda hiçbir plana programa sahip olmadığının göstergesi.Bugün Kewell'da olmasa acaba nasıl bir kadro çıkacaktı karşımıza allah bilir.Uzun lafın kısası,Adnan Sezgin ve diğer adamların bir an evvel kafayı toplaması gerekiyor.

Not:Bugün tüm internet aleminde dolanan fotoğraf bizde de eksik kalmasın.

Dünyanın Yıldızları #13


Aleks Maric / 1984 Avustralya

Pek genç sayılmaz aslında Sırp asıllı pivot Aleks Maric. Ancak bizim basketbol dünyamızda birkaç yıldır var olan biri olduğu için biz onu hep genç olarak görüyoruz. 26 yaşındaki dominant pivot Avrupa'da ilk olarak Gran Canaria'da oynadı. Daha sonra yıldızlaşacağı Partizan'a geldi. Geçen sezon gösterdiği performans ile Avrupa'nın en iyi pivotlarından biri olduğunu herkese gösterdi. Bir ara Fenerbahçe'ye transfer olma ihtimali bile doğmuştu ancak o Panathiankos'a gitmeyi tercih etti. Avustralya'da doğmuş bir Sırp olan Maric, Amerikan spor akademilerinde de boy göstermiş komple bir basketbolcu. Milli takım tercihi çok tartışılıyordu ama daha çok forma şansı bulabileceği Avustralya'yı seçti. Daha önceden de dediğim gibi Avustralya bence turnuvanın gizli favorilerinden. Aleks Maric ise turnuvanın gizli yıldızlarından.

Yunanistan v.s Sırbistan



Dün gece oldu bu anlamsız kavga.Yunanistan ve Sırbistan arasındaki hazırlık maçında Fotsis ve Teodosic-ki Teodosic'i ayrı severim- arasında çıkan sözlü atışma,yumruklara dönüşünce,iki takımın oyuncuları birbirine girdi.Soko'nun da içinde olduğu kavgada bir daha kolay kolay görülmeyecek görüntüler ortaya çıktı.En flaş fotoğraf ise üstte paylaştığım Krstic'in kendinden geçtiği ve Bourosis'in kafasına sandalye fırlattığı an.




Youtube'a çatır çatır girebiliyorum diyenler için buradan

Alternatif link ise Yunan sitesinden,onada buradan.

Not:Pana-Olimpiakos kavgası şimdiden başladı,hayırlı olsun

Not2:Krstic-Bourosis soyunma odasında barışmışlar.Jordan gelse affetmezdim.

Bidaha görmemek ümidiyle.