Perşembe, Ağustos 19, 2010

Dünyanın Yıldızları #12


Linas Kleiza / 1985 Litvanya

Litvanya basketbolundan çok yıldızlar geldi geçti.Bir dönemler Avrupa basketbolunun hakimi konumunda bile oldular.Bu güçlü ekolün 2000'li yıllar içerisindeki en zayıf kadrosu olarak 2010 kadrosu gösterilse de Linas Kleiza, Litvanya'nın yıldız eksiğini kapatan şahıs.Basketbola ülkesinde başlayıp lisede kendini gösterdi.Daha sonra kolej kariyeri de başarılı bir şekilde geçtikten sonra 2005 NBA Draftlarına katıldı.27.sıradan Portland tarafından seçildi ve hemen sonra Denver'a takas oldu.Çaylak döneminde fazla süre alamasa da sonraki yıl maç başına 18 dakika süre alıp kendini göstermeyi başardı.Başarılı bir sezondan sonra Avrupa'nın yolunu tutması ise ilginçti.Olympiakos'ta bir sene geçirdi şimdi ise Toronto ile anlaşarak NBA'e geri döndü.2.03 m uzunluğa sahip oyuncu 2 numara,3 numara ve bazen de 4 numara oynayabiliyor.En önemli özellikleri, maç içerisindeki agresifliği ve buna zıt olarak bir o kadar da yumuşak bileği diyebiliriz.Sorumluluk almaktan hiç kaçınmayan Kleiza bazen oyundan hem kendini hem de takımını koparsa da, çok iyi hazırlanmış gibi gözüken Litvanya'nın turnuvadaki en önemli yıldız adaylarından.

Çarşamba, Ağustos 18, 2010

Magic'den Bird'e Büyük Jest


Yüzyılın hareketidir bu.Magic Johnson'ın olağanüstü hareketi bugün bir kez daha aklıma geldi,paylaşma ihtiyacı hissettim.Bugün 18 ağustos yani,Bird'ün emekliliği açıkladığı tarih.18 sene önce açıklamıştı Indıana çocuğu,Boston efsanesi.Jesti fotoğrafta da görüyorsunuz,Lakers tarihinin en hatrı sayılır adamı Magic Johnson,Lakers'ın ezeli rakibi Boston'ın t-shirtünü giyiyor.

Boston-Los Angeles durumundan önce,bu iki oyuncunun NBA Tarihindeki en büyük rekabetin başrolündeki kişiler olduğunu belirtelim.80'lerde bu iki takım toplam 8 şampiyonluk kazanırken,takımlarının başrolünde bu iki adam vardı.

Bir arada bununla ilgili bir şeyler karalarız..

Yunanistan Tarihi Fark Attı


Dünya Basketbol Şampiyonasının başlamasına 10 gün kala hazırlıklarını tüm hızıyla devam ettiren Yunanistan, yaptığı hazırlık maçında tarihi farka ulaştı. Yine Dünya Şampiyonasında yer alacak olan Kanada ile karşılaşan Yunanistan sahadan 123-49 galip ayrıldı. 74 sayı fark ile sahadan ayrılan komşu ekibi, 1980 yılında Lüksemburg'a attığı tarihi sayı farkı rekorunu da kırmış oldu. Maçta Schortsanitis 16 dakika oynamasına karşın 24 sayı üretmesi dikkat çekti. Kayseri'de grup mücadelesine çıkacak olan Kanada için ise işlerin iyi gittiğini söylemek zor gerçekten.

Scottie Pippen:Biz de Buralardayız


Scottie Pippen'ın twitter'ı olduğunu Chicago Bulls'un twitter'ındaki bi retweet aracılığıyla öğrendim.Orda da yok adımı değiştirdim,takip edin tarzı şeyler yazmış üstad 33.Bende anında takibe aldım Bulls'lu içgüdüsüyle.Ancak Pippen'ın eklediği fotoğrafları buraya koymak farz oldu.Adeta "Biz hala buralardayız" izlenimi vermiş Pip.Biraz apaçi tarzı olsada Pippen'ı sanal alemde görünce,hoşuma da gitmedi değil,hatta çok hoşuma gitti.Çünkü o bizler-yani Bulls'lular-için çok çok önemli.

Pippen'dan sonra gözlerimiz onu arar ancak o meşgul bir adam.

Takip edilesi adam Pippen'ı takip etmek isteyenler buradan

Salı, Ağustos 17, 2010

Nostalji Yazı Dizisi #2


Bu kez çok gerilere gitmeyeceğim.

Tarih 12 Kasım 2006.Abdi İpekçi Arena'da oynanan Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker maçındayız.Hiçbirimizin unutamadığı ama bir o kadar da çirkin bir olayı hatırlayacağız.

Marcus Haislip vs. Mirsad Türkcan

Maç Efes Pilsen'in evsahipliğinde gözükse de bir klasik olarak Fenerbahçe taraftarı tribünleri doldurmuştu.Efes Pilsen yönetimi Fenerbahçe taraftarına jest yaparak bilet kısıtlaması yapmamıştı.Ben ise bu maçta bizzat yer alıp tarihe tanıklık edenlerdendim.Biz birkaç Efes Pilsen taraftarı maçı köşemizde izliyorduk.Maç ise 25 sayı farklara kadar çıkmış,Efes Pilsen üstünlüğü ile gidiyordu.Ancak ikinci devre ile beraber Mrsic önderliğinde inanılmaz bir hava yakalayan Fenerbahçe farkı eritti.Mrsic üst üste üçlükler sokuyordu.Bu hava maçı gerginleştirdi.Özellikle Fenerbahçe'de Mirsad gibi taraftara oynamayı seven oyuncular bulunuyordu.Ve kavgayı başlatan hareket de Mirsad'dan geldi.Efes Pilsen skor bulamıyordu.Yine başarısız bir Efes hücumundan sonra geri dönmeye çalışan Haislip'in önü Mirsad tarafından kesildi.Sadece bununla kalmayıp birkaç şey de söyledi.Mirsad yangına körükle gidiyor hangi adamla konuştuğunu bilmiyordu galiba.

Haislip kızgınlıkla Mirsad'ı itti.Daha sonra Mirsad son kıvılcımı çakıyordu.Haislip yanağına yediği tokatla beraber çılgına döndü ve Mirsad'a tabir-i caizse bir kroşe indirdi.Mirsad kendinden geçti ve kaşı açıldı.Kambala'nın Haislip'i sakinleştirip uzaklaştırdığını hatırlıyorum.Bu kavga ile birlikte iki oyuncu da diskalifiye edilip,9 ar maç oynamama cezası aldılar.Ancak Mirsad'ın bu yaptığı pahalıya mal oldu ve maçı da Efes Pilsen kazandı.Tabii arada da biz kaldık.Fenerbahçe seyircisi çok gergin olup bize saldıracaktı ki polisler tarafından kontrollü bir şekilde çıkarıldık.Bu maç da Türk basketboluna kara bir gün olarak yerleşti.Ama benim zihnime de Mirsad Türkcan'ı en kötü şekilde yerleştirdi.

Barış Ne Kadar Doğru ?


Engin Atsür'ün sakatlanıp kamptan ayrılmasından sonra guard mevkisinde bir boşluk oluşmuştu.Bu boşluğu Barış Ermiş'le doldurduk.Peki Barış ne kadar doğru karar ? Yıllardan beri Türk basketbolunun genç yeteneklerinden biri olarak lanse edilen Barış Ermiş şu an 25 yaşına geldi.Ama o da bir türlü kendini geliştiremeyen yıldız adaylarımızdan.Özellikle fiziği ile ön plana çıkmasıyla,Papaloukas ve Diamantidis'e benzetiyorum ben onu.Ancak tabii bu iki oyuncunun üstüne koyduğu birçok şeyi o koyamadı.Özellikle şut konusunda gelişme kaydedemedi.Barış Ermiş haricinde kadroya başka kimler dahil edilebilirdi peki ? Hakan Demirel seçeneklerden biriydi.Hatta Hakan Köseoğlu'da.Birçok oyuncu sayabiliriz.Ama Hakan Demirel bana kalırsa daha doğru bir tercih olurdu.Hakan'ın da artık kendini gösterebileceği son yer olacaktı Dünya Şampiyonası.Ayrıca Barış'tan çok daha iyi bir playmaker.Saha içi görüşü ve pasları daha iyi.Ama sonuç olarak alınan karar Barış yönünde oldu.Ona başarılar dilemekten başka bir şey yapamayız.