Pazartesi, Haziran 04, 2012

Celtics Geri Döndü



Son 3 maçtır oynanan oyunu Celtics organizasyonunun büyüklüğüne bağlıyorum. Bu sabaha karşı oynanan maçta Keyon Dooling gibi umursamaz adamın canını dişine takmasının başka açıklaması yok. Sadece buraya bağlamak çok yüzeysel duruyor olsa bile diğer oyuncuların hep birlikte ayağa kalkması Celtics'in tarihinde defalarca gerçekleşmiş bir şey. 1968-69 sezonunda konferansını 4.olarak bitiren Celtics doğuyu 3 ve 4.sıralarda bitiren New York Knicks ve Philadelphia 76'ers'i eleyip finale çıkmıştı. Lakers ise batıyı ilk sırada tamamlamıştı. 6 maç sonunda 3-3'lük eşitlik vardı. Serinin son maçı Los Angeles'ta oynanacaktı. Bill Russell'ın dediğine göre Lakers'ın efsane spikeri Chick Hearn şampiyonluk konuşmasını hazırlamış, Los Angeles Forum'da tavana balonlar yerleştirilmişti. Kısacası şampiyonluk içi her şey hazırdı. O gün Sam Jones ve John Havlicek'in yanında sezonu 5 sayı ortalamasıyla bitiren Em Bryant 20 sayı attı. Kariyerinin de en anlamlı maçıydı. Lakers'ın büyük üçlüsünün attığı 80 sayı yetmemiş, Bill Russell son şampiyonluğunu efsane bir şekilde kazanıp bırakmıştı.

Bu sabah oynanan karşılaşma da ise yine takım halinde ayağa kalkmayı başardılar. Üçünce çeyrekte gelmesi beklenen Miami Heat serisinden sonra yıkılmamaları önemliydi. 2.maçın kopyasıydı adeta. Hakemler daha berbattı. LeBron'a çalınan son iki faul felaketti. Keza Pierce için çalınan faullerde. Anlatılacak gibi değil kısaca. NBA'in bu hakem üçlüsüne ayar çekeceğini düşünüyorum. Bir önceki Celtics-Heat yazısında bahsettiğim gibi LeBron'un yanına 2.oyuncuyu çıkartmak zorundalar. Wade yine etkisizdi. 7/22 saha içi isabetiyle oynadı. Şutlarının girmemesiyle birlikte kafası oyunda değildi. Oyunun son bölümlerinde biraz toparlamış gibi gözükse de genel olarak hiç beklenileni veremedi. LeBron yine tek başına takımını sürüklemeye çalıştı, özellikle ilk yarıda. Haslem 12 sayı 17 ribaundla oynadı, önemliydi. Ancak ribaund diyince aklıma maç boyunca hiçbir şey yapmayan Mickeal Pietrus'un en kritik yerde aldığı 2 hücum ribaundu geliyor.

Üstte belirttiğim gibi Keyon Dooling'in 10 sayılık katkısı etkiliydi, özellikle serinin ilk iki maçında ortalama 10 sayılık bench katkısı alan takım için. Celtics'de Garnett 44, Ray Allen 47 ve Rajon Rondo 48 dakika sahada kaldı. Allen 37, Garnett 36 yaşında.. Tebrik etmek gerek. Diğer tarafta LeBron 49, Wade tam tamına 51 dakika süre aldı. Yıllar sonra bu maçın skor tablosuna  bakan çocuğunuz "Baba bu adamlarda rotasyon diye bir şey yok muydu" diye sorabilir.

5.maç inanılmaz bir hal aldı doğal olarak. Celtics'in yüzdeli şut sokması çok önemli. 4.maçta da gördüğümüz üzere şutları girmeyince tıkanıyorlar. Özellikle Rondo drive etmeyi bırakınca ellerinde çok az hücum silahı kalıyor. İlk yarıdaki Rondo'yla ikinci yarıdaki Rondo arasındaki fark buydu, Rondo üçlük çizgisinin ardında hücumu yönetmeye kalkışınca Celtics tempo kaybediyor. Uzatmalarda tekrardan içeriyi zorlayıp basketler buldu.

Heat için ise Wade'in verimli performans vermesi çok çok önemli. Hakemlerin Wade ve LeBron'u koruduklarını zaman zaman görüyoruz. Miami'de oynanacak 5.maçta bunu kesinlikle kullanmalılar. LeBron'un 6.faulle oyun dışı kaldığı maç sonrasında oynanılacak olan 5.maçta hakemlerin kararları Celtics taraftarlarını üzebilir.

Bulls'un Hedefi Nash veya Kidd


Rose'un sakatlığını düşündüğümüz vakit bu hamlenin ne kadar mantıklı olabileceğini anlıyoruz. Gerçekleşme ihtimali olduğu gibi gerçekleşmeme ihtimali de oldukça fazla. Ancak Bulls'un point guard transferi yapacağı aşikar.

Bulls'un maaş sınırını düşününce bu iki oyuncuya minumum veteran kontratından daha güzel ve ilgi çekici kontratlar vermesinin ihtimali yok. Sezon sonunda emekli olmayı düşünmeyeceğini söyleyen Jason Kidd minumum kontrata oynamayacağını da eklemişti. Steve Nash'in ise Phoenix'den ayrılıp ayrılmama konusunda kararsız olduğunu biliyoruz. Rose'un 2013'ün başında geri döneceği söylense bile sahalara döndüğünde eskisi gibi at koşturamayacak. Hem psikolojik açıdan hem de fiziksel olarak önünde aşması gereken uzun bir süreç var. Bu dönemde point guard bölgesinden gelecek katkı kilit nokta olacak. Steve Nash 1974 doğumlu, seneye 39 yaşında olacak, fakat geçtiğimiz sezon neler yaptığını gördük. Ayrıca 2012 Londra'dan sonra ameliyat olacak Deng de uzun süre takımdan ayrı olacak.

Hazır Bulls hakkında konuşmuşken, John Lucas'ın biten sözleşmesi yenilenmezse seviniriz.

Son olarak bu iki ismin Miami'yle de adlarının anıldığını belirtelim. Steve Nash'in basketboluna laf atacak değilim buradan ancak Miami Heat hücumuna çok yatkın değil bana kalırsa. Miami için Jason Kidd çok daha iyi hamle olur.

Pazar, Haziran 03, 2012

Seri Yeniden Başlıyor


Oklohoma City Thunder  2010'da Lakers'a karşı başarmış olduğu şeyi yani 2-0'dan geri gelmeyi tekrardan başardı. Seri 2-2 ile Texas'a gidiyor, bir bakıma serinin yeniden başladığını söyleyebiliriz.  Oklohoma City Thunder'ın 3.maçtaki performansını belli bir sistem üzerinden gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Sefa'yı Parker üzerine salıp Parker'ın hücum yollarını kapatmaları, Westbrook'un hücumdan çok savunmaya yönelmesi, keza hücumda da skoru bulmaktan çok takıma yönelik oynaması falan fıstık.. 4.maçın tek cümlelik özeti ise, Thunder savunmasının Gulyabani'leri Ibaka ve Perkins'in hücumda hiç beklenmedik performans vermesiydi. Perkins ve Ibaka toplamda 20'de 18'le oynadılar. 41 sayı 14 ribaundlık katkı getirdiler. San Antonio'daki maçlarla Okc'deki maçlar arasında uçurum var. İlk iki maçta Thunder, Durant ve Westbrook merkezli bir oyun oynarken, içerideki maçlarda top kullanma bakımından pek alışkın olmadığımız bir dağılma mevcuttu.

Spurs gibi veteran takımların bu gibi kritik maçları almasına alışkınızdır. Ancak dün Thunder uzunlarından gelen ekstra basketler oyunun kaderini değiştirdi. Ayrıca Oklohoma City taraftarı açık ara playoffun en iyi taraftarı. Şu atmosferde Charlotte'la oynasalar bile sarabilir, belki. Spurs'ün kaçan her şutunda gol olmuş gibi sevinmeleri vs. Güzeldi.


Tony Parker 3.maç sonunda "Daha önce Thabo'yla eşleşmiştim, alışkınım, problem değil" demişti. Buradan hiç öyle gözükmüyor, iki maçtır kendisinden beklenilenin ya da ihtiyaç duyulanın çok altında oynuyor. Sefolosha ligin en iyi 3-5 dış savunmacısından biri ancak Pop buna çözüm getirmeli. Öte yandan Tiago Splitter sıvama bölümünü de geride bıraktı. İlk sezonu da değil ki artık heyecana bağlayalım. Avrupa'daki performansıyla yakından uzaktan alakası yok. Dün sadece 5 dakika görev verdi Pop. O sürede de eli ayağı birbirine karıştı. Popovich'in pek düşünmediği Dejuan Blair iyi hava getirdi oynadığı bölümde. Perkins'le eşleşmesini iple çekiyoruz, efsaneydi. Duncan'ın istatistiklerine bakarak serinin en iyi maçını çıkardığını söyleyebilirsiniz ancak maçı izleyen biri için pek öyle değildi. Hücumda daha aktif olması gerek. Top ona değmeli,  yüksek postta pick&roll yaparak şut atmayacak bile olsa savunmanın dengesini bozabiliyor.

Thunder için ise yapılmış, yapılacak en yanlış şey Fisher'a 5+dakikalarda süre vermek. Hiçbir vasfı yok. Serinin ilk maçında 6/8'la 13 sayı  attı diye serinin geri kalanında 20 dakika süre vermeye gerek yok. Kenarda oturup abiliğini gayet güzel gerçekleştirebilir. Tabii yine minumum 15 dakikalarda süre almaya devam edecek.

Takım iki maçtır toplu halde iyi oynadığı için Westbrook potayı çok çok fazla zorlamıyor. Dün yine çok kötü yüzdeyle oynadı(2/10). Durant'e ise söylenecek laf yok, enfes oynuyor.

5.maçı alanın seriyi geçeceğini düşünüyorum. Spurs bu seviyede oynamaya çok alışkın. Taraftarın bile bu seviyelerde bi olmuşluğu var. Thunder'ın da dediğimiz gibi 2010'da aynı atmosferi yaşamışlığı mevcut. Doğu yakasındakinden çok daha zevkli geçtiğini düşündüğüm bu eşleşmenin gelecek maçını heyecanla bekliyoruz.



Cumartesi, Haziran 02, 2012

Celtics 2-1 Yaptı


Dünkü maçtan sonra birçok Celtics taraftarının iç çekip 2.maçı hatırladığını düşünüyorum. 3.maçın tam tersi bir oyun oynanmış, Celtics galibiyete çok yaklaşmıştı. İlk maçı kenarda bırakırsak, ikinci maç ile üçüncü maç arasında oyun bakımından dağlar kadar fark vardı. Celtics'in atarak Miami'yi mağlup edemeyeceğini defalarca yazıldı çizildi. 2.maçta hücum bakımından yapabileceklerinin en iyisi yapıp yine de kaybetmişlerdi. Bu sabaha karşı oynanan maçta ise, ilk çeyreği bir kenarda bırakırsak, harika savunma yaptılar. Savunmada tek eksik kısım savunmaya hızlı koşamamalarıydı. Bu sayede Heat 8-10 sayıyı kolayca kaydetti. Fakat Doc Rivers'ın savunma bakımından dünkü performanstan daha iyi şeyler bekleyeceğini sanmıyorum, özellikle ilk çeyrek sırasında aynı tas aynı hamam giden Celtics savunması 2.çeyrekten başlar başlamaz vidaları sıktı ve maçı Celtics'e getiren en kilit nokta bu savunma oldu.

2.maçın yıldızı şüphesiz Rajon Rondo'ydu. 3.maçta ise Pierce, Garnett ve Rondo 20 sayının üzerine çıktı çıkmasına ama maçın yıldızı kesinlikle Kevin Garnett'ti. 24 sayı 10 ribaund'la oynadı, istatistik kağıdına bakınca en çok dikkat çeken şey ise Garnett'in sahada olduğu sırada Boston'ın Miami'ye 27 sayı fark atmış olmasıydı. Garnett'in varlığının Celtics için önemini açık açık gösteriyor. 2.maçta benchden hiç katkı alamayan takımın bu maçta Dooling ve Daniels'dan aldığı 16 sayılık katkı da çok önemliydi. Celtics benchinin ilk iki maçtaki ortalaması 10.5 sayıydı, bilemiyorum ama tarihin en düşük rakamları olabilir.

Miami cephesinse ise 'one man show' vardı yine. Wade'in 20 şutta 18 sayı atmasını saymazsak.. Ki saymamalıyız kanımca. Wade'in içeri driveları ve potayı zorlayarak aldığı fauller Miami Heat hücumu açısından çok önemli. Wade maç boyunca serbest atış çizgisine gitmedi. Aynı şey LeBron hakkında da söylenebilir belki ama o en azından oldukça verimliydi. 34 sayı 8 ribaund 5 asist 2 top çalma 2 blok.. Celtics Miami'yi nasıl yeneceğini öğrendi en azından. Ancak bunu bir daha uygulamak söylenildiği kadar basit olmayacak. Şu çok açık ki Heat'in galibiyetinin anahtarı LeBron'a ayak uyduracak 2.oyuncudan geçiyor. Bu oyuncunun tabii ki Wade olması bekleniyor. Wade'in agresif olduğu çoğu maçı da Heat kazandı zaten.

Dün Spoelstra son çeyrekte inanılmaz kısa 5'le sahadaydı. Nasrettin Hoca'nın ya tutarsa fıkrasından farksızdı. Tabii bunu denemesindeki en büyük etken farkın 18-20 civarlarında olmasıydı. Bi nebze tutmuş gibi görünse de esasında yakından uzaktan alakası yok. Mike Miller'ın ekstra 2 üçlüğü ve Chalmers'ın acayip turnikesinin ardında bulduğu basket faul farkın kapanmasını sağladı. Yani Spoelstra'nın hücumda yaptığı muazzam değişikliklerden değil. Ayrıca Garnett-LeBron eşleşmesi oldu, LeBron içeride bazı pozisyonlarda topu bile alamadı. Ayrıca işin savunma kısmı da var. Her neyse umarım bir daha denemez.

4.maç ise serinin en kritik maçı. 2-2 olsa bile Celtics'in geçemeyeceğini düşünüyorum ama seri inanılmaz bir noktaya gelir. 4.maçta Wade'in performansını merakla bekliyorum. Artık LeBron'un o baskı altında saçmalayabilirliğinden uzak olduğunu gördük. LeBron'u sevmeyen herkes bu gerçekten bahsetmek istemiyor. Ben söyleyeyim, New York serisinde, Indiana serisinde ve bu seride LeBron inanılmaz oynuyor. 
Neyse efendim 4.maçı iple çekiyoruz.

Jordan'ın Oğlundan Pornostara Teklifler

Marcus Jordan'ın twitter profiline arada bir girip baktığım halde bu twitine denk gelmemiştim. Gece gece "Hayvan oğlu hayvan" dememe sebep olup baba Jordan'a da dil uzatmamı sağladı. Jordan'ın da bu konularda çok temiz olmadığını gayet iyi biliyoruz. 1999'da North Carolina'da bi barda tanıştığı kadını evine götürüp 60 dolar vermiş, sonrasında aynı kişiyle 3 yıllık ilişki yaşamış, 2002'de Jordan'ın eşi Juanita durumu öğrenip boşanma davası açmaya karar vermiş, fakat Jordan olayı boşanmadan atlatmayı başarmıştı. Gerçi ikili 2006'da boşandı. 



Marcus Jordan'ın yaptığı şey ise çok daha farklı.  Milyonlarca insanın görebildiği sosyal ağ üzerinden yazması çok değişik bi kafaya sahip olduğunu gösteriyor. Paul George'un da pornostarlara yazdığını görmüştük ama Marcus'un yazdıkları çok acayip.


Rachel Roxxxx 2011 Avn(Adult Video News) ödüllerinde 3 tane ödül almış, işin ehli bir ablamız. -Tamamen  wiki bilgileri eheh- 29 yaşında, şu ana kadar 149 pornoda rol almış. Marcus'un Rachel'a yazdığı gibi onun ilk zencisi olamaz, imkansıza yakın. Öte yandan Marcus züppesi bundan önce Rachel'la beraber olmuş ve para ödemiş ki bu sefer daha çok kazanacağını iddia ediyor. Olaya gülme sebebim ise sabah 9'da yazmış olması. Chicago yerel saatiyle 9'da yani. 

Postun sonuna Rachel ve Marcus'un fotoğraflarını koyalım da parayla saadet olmaz diyenler bitsin.






Cuma, Haziran 01, 2012

Spurs'ün Serisi Sona Erdi





Saat 4'e kadar bekleyip ilk çeyrek sonunda uyuyakalarak maçın büyük bir kısmını kaçırdım. Skora bakmadan önce oldukça üzüldüm. Neyse ki son topa kadar giden bir maç olmamış. Spurs playofflar başladığından bu yana ilk mağlubiyetini almış oldu. Maçın diğer iki karşılaşmadan farkı Thunder'ın Spurs'ü 82 sayıda tutmuş olması. Thabo Sefolosha'nın getirdiği savunma katkısının yanında attığı 19 sayı kilit nokta olmuş. Maçı izlemediğim için bol keseden sallamıyorum, özeti koyuyorum.



2010'da Lakers-Thunder eşleşmesinde Okc'ye 2-0'la giden seri 2-2'ye gelmiş, sonrasında Lakers 4-2'yle geçmişti.