Salı, Haziran 21, 2011

Parmak Arası Terlik vs Smokin




Dün internete yayılan fotoğraflarda gördüğümüz üzere Ujfalusi imzayı attı.Saçı sakalı eyvallah,hoş güzel.Cesur Yürek filmindeki sakallı abileri hatırladım onu böyle görünce.



Her neyse,herkesin kendi şekli var,stili falan.Ancak koskoca Galatasaray'a imza atıyorsun,ne biliyim terlik falan olmuyor.Yaz aylarında sahillerimizde kot pantolon giyip altına parmak arası terlik çekip,gece olmasına rağmen güneş gözlüğü takan abileri anımsadım,şaşırdım.

Belki paylaştığım fotoğrafta gördüğünüz Shaq'ın giyim tarzı da fazla abartı durabilir.Ancak saygısını ve bu olayın ciddiyetini göstermek açısından önemli.

Neyse,hayırlı olsun Galatasaray'a.

Pazartesi, Haziran 20, 2011

Tbl'deki Son Hareketler


Beko Basketbol Ligi'nin şampiyonunun belli olduğu sıralarda buralardan çok uzakta,yatışta olmamızdan dolayı hiçbir post giremedik.Enteresan bir siteyiz,vurdumduymaz falan.Yapacak bir şey yok,geçmişi değiştiremeyiz.Ancak biz daha ölmedik,buralardayız.



Lafa Beko Basketbol Ligi'nin şampiyonu Fenerbahçe Ülker'den başlayalım.
Sean May'in ve Saras gideceğine kesin gözüyle bakılıyor.Fenerbahçe'nin ilk transferleri ise James Gist ve Bojan Bogdanovic.James Gist Fenerbahçe'nin tam istediği tarzda bir oyuncu.İlginç bir dipnot ise kendisinin Adana'da doğmuş olması.Ribaund alan,atletik yetileri oldukça iyi olan bir oyuncu.Sean May'den sonra inanılmaz durabilir.Kısaca nokta transfer.
Bogdanovic ise Euroleague'deki sayı ortalamasıyla dikkat çekiyor,18.Ancak bu biraz aldatıcı.Sebebiyse takımının etkisizliği.Fenerbahçe'de Bogdanovic'in yaptığı işleri yapan oyuncular yok değil.Ancak kadro derinliği açısından iyi transfer.Mesafe tanımayan üçlüklerini de yakından görme fırsatı geldiği için şanslıyız.22 yaşında olması bu transferi daha çekici kılıyor.

Özet geçersek,FB iki sağlam transfer yaptı.Özellikle Gist tranferi müthiş hamle.

Beko Basketbol Ligi finalisti Galatasaray CC'ye gelelim.GS'de hareketli günler geçiriyor.Euroleague'e katılma durumunun hala netlik kazanmadığını belirtelim.Ancak GS'nin hak ettiği konusunda şüphelerim var.Yapılacak etkili transferler bu şüpheleri kaldırabilir.Taraftar,salon olayı değil kesinlikle.Bu tarafa kimse bir şey söyleyemez.Ancak kadro yapısına kesinlikle ayar çekilmeli,zaten bu yol için önemli bir bütçe ayrıldığını biliyoruz.Gerçekten çok isterim 3 takımla katılmamızı.Kaliteli yabancılar,tecrübeli yerliler kadroya katılmalı.

GS'nin Karşıyaka'dan Furkan Aldemir'i ve Beşiktaş'tan Cevher Özer'i kadrosuna kattığını belirtelim.Cevher'in rotasyondaki yerinin takımın hedeflerini göstereceğini düşünüyorum.Euroleague'de oynacak bir takımın çok önemli bir parçası olabileceğini düşünmüyorum.Furkan Aldemir'in alınması ise çok güzel hamle.Oktay Mahmudi ile oyununun eksik olan hücum yönüne artı şeyler katabilir.Furkan'ın arkası dönük oyunlarda bir standartı yok,kendi hücum silahı yok.Galatasaray forması altında kesinlikle geliştirmeli,draftlardan çekilerek de doğru bir karar verdi kanımca.

Efes Pilsen'e gelelim.Galatasaray'la bağlantılı olacak tabii ki.Galatasaray'dan Ermal Efes Pilsen'e katıldı.Galatasaray'ın ne yapıp kadroda tutmalıydı Ermal'i.Efes Pilsen içinse iyi hamle,Ervin Dudley'nin bir kere bile kullanılmadığı Euroleague'de Ermal gibi bir adamın benchte durması benchi daha kuvvetli kılacaktır.

Beşiktaş Cola Turka'da ise yönetimsel sorunlardan dolayı teknik kadronun beklemede olduğunu belirtelim.Ergin Ataman'ın twitter hesabında yazdıkları için buradan.

Türk Telekom ise Muratcan Güler ve Nedim Yücel'le anlaşmış.Telekom'un yıllarca süren baskınlığını kaybetmesi üzücü.Umarım bu sezon kendilerine gelirler.Ricky Davis o formayı giydikten sonra bayır aşağı olmadı mı takım,evet oldu.:)

Ayıptır!


Bildiğiniz gibi ülkemizde futbolun dışındaki branşlar amatör branşlar veya amatör şubeler diye adlandırılır. Maalesef amatör olan sadece branşlara genel olarak verilen isim değil o branşların yönetim şekilleri de öyle. (Her takım için değil tabi ki.) Beşiktaş göndermek istediği üç oyuncusu Cüneyt,Bekir ve Serhat'ın sözleşmelerini fesh etmeye yanaşmaması sonucu bu isimleri noter eşliğinde günde üç antremana tabi tuttu.

Demirören geçenlerde amatör şubelerde küçülmeye gideceğiz demişti keşke bu küçülme sadece bütçede küçülme olarak kalsaydı!

Yeni Sezon Beşiktaş Bayan Basket Takımı

Sponsor sorununu çözen Beşiktaş Basketbol şubesi bayanlarda transferlere başladı.

Kadroya dahil edilen ilk isim 31 yaşındaki Rus basketçi Ilona Korstin oldu. Geçen sezon SpartakMoskova ile Euroleague'de final oynamış kadronun önemli isimlerinden biri aynı zamanda Rusya Milli Takımı'nın da önemli bir parçası. Sürmekte olan Avrupa Şampiyonası'ndaki iki maç sonunda 4 sayı ortalamaya sahip.

1.96 boyundaki Amber Harris kadromuza kattığımız ikinci isim oldu. . Atletik özellikleri ile öne çıkan Harris, Minnesota Lynx ile WNBA sezonunun ardından Avrupa'da Beşiktaş'ta isminden söz ettirebilir. Harris'in adının geçtiği sitelerdeki yazılarda ondaki potansiyele dikkat çekmişler ve yetiştiği bölgenin(Indiana)en iyi oyuncusu olduğu belirtilmiş.



Jantel Lavender

Temasta olduğumuz bir diğer Amerikalı Chicago Sky tarafından draft edilen Courtney Vandersloot. Oyun kurucu olan Courtney devam etmekte olan ligde 10.7 sayı,5.3 asist ortalamalarıyla oynuyor.


Takımın başına da kaliteli bir koç getirmeyi düşünen yönetimin listesinin başında İtalya'nın Schio takımını şampiyon yapıp yılın koçu seçilen Sandro Orlando var. Sandro Orlando ismi Galatasaray ile de çok ciddi şekilde yazılıyor. Bakalım hangi takımın başında göreceğiz kendisini.

İsimler kartalbasket.com kaynaklıdır.

Beşiktaş'a Sponsor Bulundu

Cola Turka ile olan sponsorluk sözleşmesinin bitmesinin ardından sponsor arayışlarına giren Beşiktaş yönetimi Özaltın grubu ile forma ve salon isim hakkı konusunda anlaşmaya varmış. Erkek basketbol şubesi için belirlenen bütçe (basındaki rakamlar doğruysa) 5 milyon dolar.

Holosko'yu,Tabata'yı alırken verdiğimiz bonservis bedeli kadar, Ferrari'ye,Nihat'a ödenen ücretler kadar olmayan bir bütçe ile takım oluşturmaya çalışacağız. Daha nice yapabileceğim kıyas var ama bu kadarıyla yetinelim şimdilik. (Üzgünüm ama bu kıyası yapmak zorunda hissettim kendimi.)

Allah yardımcın olsun Ergin Hoca. Size üvey evlat muamelesi yapanlar utansın.

Hiç kimse demesin Ülker grubu Fenerbahçe'ye verdiği desteğin yarısını bile vermiyor ve vermedi diye. Doğrudur o kadar destek vermemişlerdir ama verdikleri maddi desteği (basket şubesi için) zamanında futbol şubesine aktarmıştık,hatırlatırım.

Son olarak amatör şubeler Beşiktaş'ın namusudur.

Cuma, Haziran 10, 2011

Basketbolda Seyircinin Yeri Üzerine



Basketbol belki de takım sporları içinde,seyircinin en önemli olduğu spor.Yıllar geçer,takımlar değişir,oyuncular gider,gelir ama onlar kalır deriz ya taraftarlar için.Onlar bir kulübün baki kalan tek parçalarıdır.Böyle bir yazı yazmak,dün akşam aklıma geldi.Galatasarat CC ve Fenerbahçe Ülker arasındaki final serisinin üçüncü maçında Galatasaray seyircisinin adeta maçı kazanmasına şahit olduk.

Peki basketbolda seyircinin yeri tam olarak neresi ? Taraftar basketbol için ne anlam ifade eder ?

Basketbol için taraftar,her sporda olduğu gibi her şey tabii ki.Amerika basketbolunda "ateşli" seyirci diyebileceğimiz bir ortamı pek göremiyoruz ancak sepet topunu Avrupa'ya getirdiğimizde işler bir hayli değişiyor.Avrupa'daki basketbol seyircisinin kökeni elbette futbola dayanır.Avrupa'nın gözde sporu futbol ve onun severleri,kulüplerinin basketbol alanında ilerlemesine elbette yabancı kalmadılar ve basketbol şubelerinin yanında yer aldılar.Hatta bazı futbol kulüplerinin çok önüne geçti basketbol şubeleri ve ana dal olarak basketbolu koydular vizyonlarına.

Avrupa basketbol seyircisi,harika bir basketbol bilgisine sahip bildiğiniz gibi.Nerede,nasıl tepki verileceğini tam anlamıyla yalayıp yutmuş,hatta biraz da abartan seyirciler bunlar.Ben bu topluluğu ikiye ayırıyorum.

1)Cehennem tipi "taraftar"
2)Islıkçı tipi "seyirci"

Üçüncü kategori de ikisini de yapanlar yer alıyor.Bunlar kim peki ? Ne etkisi yaratmışlar ?

Avrupa'da başarılı hangi takıma bakarsanız bakın,arkasında çok önemli bir destek ve salonu dolduran insanlar vardır.

1) Maccabi Tel Aviv - Sarı Ordu



Kulüp Başarıları :
-5 Avrupa Kupası
-49 İsrail Şampiyonluğı
-38 İsrail Kupası
-1 Kıtalararası Şampiyonluk

Nokia Arena'yı yıllarca sapsarı bir bahçeye dönüştürdüler.Her maç salonu tıklım tıklım doldurdular.Hakemleri,oyuncuları titrettiler ve yıllarca "burasııı Tel Aviv alayınaa gider" diye diye Avrupa basketbolunu domine ettiler.

2)Partizan - Kurukafalar



Kulüp Başarıları :
-1 Euroleague,3 Korac Kupası
-18 Ülke Şampiyonluğu
-12 Ülke Kupası
-5 Adriyatik Şampiyonluğu

Partizan basketbol takımının geleceği sönük ya da parlak değildir,ama daima bellidir (bu sözü nerede okudum bilmiyorum ama alıntıdır)
Düşük bütçelerle büyük umutlar yetiştiren bu muazzam fabrika Avrupa basketbolunun kalbi.Kızılyıldız ile birlikte muhteşem bir seyirci desteği ile oynayan kulüp her sene eşleştiği takımın deplasman kabusları görmesine neden oluyor.

3) Litvanya Seyircisi - Alkolikler



Avrupa'nın bir diğer oyuncu fabrikası Litvanya'nın seyirci desteği de ibretlik.Maç boyunca daima oyunun içinde olan bir seyirci profiline sahip Litvanyalılar hakemi baskı altına almakta da bire bir.Litvanya hem milli takım hem de kulüp bazında geçmiş başarılarından uzaklaşsa da onlar hala her maça "zevk" için gitmeye devam ediyor,takımlarını destekliyorlar.Alkolün etkisi ile de bazen çıldırabiliyorlar tabii.Çıldırmak derken,asla bir tatsızlık çıkmaz.Olumlu bir çıldırma diyebiliriz.Litvanya salonlarında içkinin serbest olduğunu da hatırlatalım.Kararında içmek böyle bir şey.

Panathinaikos,Olympiakos,Barcelona ve diğerleri.Hepsinden tek tek bahsedecek kadar çalışkan hissetmiyorum ama bahsetsem de sıkıcı olur diye düşünüyorum.İspanya'dan da kısaca bahsetmek gerekirse,basketbola yeni yeni giren ancak o kültürü oturtmuş bir kitle var.Takımı koparıp sürükleyecek potansiyel henüz olmasa da takımları zaten ciddi yatırımlar yapan kulüpler.

Türkiye'de Efes Pilsen diyeceğim çünkü Efes Pilsen'in kendi adına bir seyirci topluluğu yok diyebiliriz.Efesliler adlı bir grubumuz var ancak sayıları az maalesef.Efes Pilsen iyi kadrolar kurup Avrupa'da son sekize bile kalamayan bir takım haline geldiyse bunda seyircinin rolü de fazla.Euroleague maçlarına hafta içi istenen kalabalık sağlanamıyor,sağlandığı zaman ise seyircimizin hala tam anlamıyla bir basketbol seyircisi olmadığını görüyoruz.Tabii bu durumun değişmesi için önce salonların dolması gerekiyor ki bunu yavaş yavaş sağlamaya başladık.Banvit,Olin,Erdemir gibi takımlarımız da seyirci desteğini yakalayan ekipler.Türkiye basketbol seyircisi adına güzel bir gelişme içinde ve tabii ki her şey adım adım ilerleyecek.Son yıllarda sürekli Euroleague'de boy gösteren Fenerbahçe Ülker seyircisi de Türkiye'de basketbol seyircisi adına örnek gösterilecek seyirci modeli şu anda.

Yazıyı uzatmak istemiyorum.Basketbolda gerçekten güzel bir seyirci desteğiniz varsa,evinizde maç kazanmanın çok önemli olduğu takım sporlarında daima bir adım öndesiniz demektir.Oyuncu,koç...Harika kadrolar kursanız da seyirciniz,daha doğrusu basketbol seyirciniz yoksa o iş yaş diyoruz.Bu yüzden seyirci basketbolun temelidir,başarının ana parçasıdır diyerek yazıma son veriyorum.