Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi, Mart 19, 2012
Strateji Savaşları Başlasın! vol. 1 (Barcelona Regal - Unics Kazan)
Eurolig'de ne yazık ki hiç bir temsilcimizin bulunmadığı playofflar, bu akşam iki maçla başlıyor. Satranç maçı kıvamında bir çok maç izleyeceğiz, nam-ı diğer; Strateji Savaşları. Savaşların ilk maçıyla yazılarımıza başlayalım; Barcelona Regal - Unics Kazan.
Etiketler:
Barcelona,
Euroleague,
Unics Kazan
Pazar, Mayıs 29, 2011
Sampiyon Barca,Kalplerimizde Ilker Yasin
2010-2011 futbol sezonunun sonuna gelirken kulüpler bazındaki en büyük kupayı da beklenildiği gibi Barcelona kazandı.Maç boyunca hep ama hep üstün olan Katalanlar Manchester'a karşı hiç fırsat tanımadı desek yanılmış olmayız.Ben dahil birçok insan ManU'dan daha fazla şey bekliyordu ama yanıldık ve Barcelona futbol dalını dünya çapında domine eden takım olduğunu en babasından kanıtladı.Kupa töreni benim en takıldığım kısımlardan biri.İlk sebep,artık kupa seremonisinin protokole taşınmış olması.Bu beni rahatsız ediyor zira o kupa sahada kazanılıyor,sahada alınmalı diye düşünüyorum.Protokol de bir zahmet insin aşağıya,adamlar 90 dakika it gibi koşuyorlar zaten.Bence bu olay tamamen saçmalık.İkincisi ise Barca'nın Abidal'e yapmış olduğu jest.Gerçekten inanılmaz bir kardeşlik var takımda.Herkes başarıya,top oynamaya odaklanmış halde.
Ha bir de şeyler var.Mmm...Şu fanatizm mağduru manyaklar diyelim. Deli gibi Barca'yı desteklemeler mi dersiniz yoksa Abidal'e yapılan jeste "reklam bunlar yav" diyenleri mi görürsünüz.Say say bitmez.Aptal saptal yorumlar gelir ardı ardına.Mantık hatası diz boyu tipler.
Asıl konu ise kuşkusuz İlker Yasin.Anlayamıyorum,anlam veremiyorum arkadaş.Bu kadar sevilmeyen ve tepki gören bir adam hala nasıl maç anlatmaya "çalışır" ? İlker Yasin'e sallamak popülist bir yaklaşım falan değil,gerçekten her türlü lafı hakediyor kendisi.Doğma büyüme Katalan gibi maç anlatımı,aptal aptal yorumlar ve daha niceleri.Maçı katlediyor,katlederken insanı çileden çıkarıyor,elimiz sessiz düğmesine gidiyor ama bu seferde atmosferden mahrum kalıyoruz.Ama bu böyle gitmez.Mutlaka ama mutlaka artık tepki koyulmalı diye düşünüyorum.Twitter olsun,Facebook olsun,mail olsun.Artık bu adam ciddi bir şekilde eleştirilip mikrofon başına geçirilmemeli.
Son olarak Barcelona'yı oynadıkları oyun,şampiyonluk ve bir insanlık dersi verdikleri için tebrik ediyorum.
Etiketler:
Barcelona,
Futbol,
İlker Yasin,
JCN,
Manchester United,
Şampiyonlar Ligi
Cumartesi, Mayıs 28, 2011
Şampiyon Barcelona

Yarın gazetelerde,
"Manu Barçalandı","Barça Barça Manu",Barçala Beni Messi","Mesih Messi" tarzı başlıklar görebileceğimiz olabilitesi üzerinden giderek bu tarz başlıklara yer vermedim.Futbolla çok sıkı bir ilişkim olmasa bile bu CL Finali'ni izlemediğim anlamına gelmiyor.Öncelikle Wembley ve İlker Yasin'den başlamak istiyorum.
Wembley-Müthiş stad,mekan oynatabilir hocam.
İlker Yasin-Hani bir çalışanda her zaman emekli edilme potansiyeli vardır ya,işte o İlker Yasin.Belki anlamadınız ya da ben anlatamadım.Bırak be abicim,yapma artık.Yaşlandık falan da diyorsun maçta.Evde torunların Fifa-Pes falan oynarken anlat onlara.Onlar etkilenebilir kurduğun müthiş cümlelerden.
Maçtan konuşursak:
Barcelona'nın ilk 11'inde Puyol'un olmaması beni şaşırtmıştı,ancak Pep'in oralarda topu daha iyi kontrol eden Mascherano'yu kullanarak,olası bir baskıda gelişebilecek top kaybını önlemek istemiş.Gerçi Manu'nun geldiği anları pek göremedik.
Pedro'nun golünden sonra Manu'nun düşeceğini düşünüyordum,ancak oyundan düşmediler-hızlı gol bulmaları da büyük etken-.Bunun sebebi de henüz yorulmamalarıydı.Ancak 2.yarının başlarında Messi'nin golünden sonra aynı şey olmadı.Barcelona'nın pas trafiğiyle bozulan solunum ve sinir sistemleri oyunu salmalarını sağladı.Sonrasında Villa'nın nefis golü..
Güllü Sir Alex Ferguson'ın değişikliklerde geciktiğini düşünüyorum.Ancak Cristiano Ronaldo'yu getirse koysa ne olacak.Barcelona'ya karşı kazanmak için isimlerden çok karakter ve taktik konuşturmak gerekli.Mourinho'yla bunu başaran Inter gibi.
2,5 ay önce ameliyat olan Abidal'ın kupayı kaldırması da gecenin en güzel görüntüsüydü.Ayak parmağı incindi diye maça çıkamayanları biliyoruz.Herife kanser teşhisi koyuldu,ameliyat oldu,geri döndü.Helal olsun.
Bu arada:
Etiketler:
Barcelona,
Futbol,
magicmert,
Manchester United,
Şampiyonlar Ligi
Perşembe, Kasım 04, 2010
Regal Barcelona-Fenerbahçe Ülker
Geçen senenin Eurolig şampiyonu Regal Barcelona,geçen sene olduğu gibi bu senede Fenerbahçe Ülker'in grubundaki rakiplerinden birisi.Geçen sezon İspanya'da oynanan maçta gördüğümüz Fenerbahçe Ülker'den çok daha farklısını beklediğimiz açık.Geçen sezonki maçta,oyuncuların farka razı bir görüntü vermesi şahsen benim sinirlerimi feci şekilde bozmuştu.34 sayı fark yemesine yemişlerdi,ancak oynanan oyun farkın çok daha aşağısındaydı.
Bu sezona gelirsek,iki takımda kayıpsız geldi bu maça.Tabii Fenerbahçe Ülker'in durumu Barcelona kadar iyi görünmüyor olabilir.Özellikle Zagreb'deki maçın son bölümü gerçekten korkutucuydu.Sonuçta kayıpsız ayrıldı Fenerbahçe,önemli kısım da burasıydı.Rytas maçı,yani Eurolig sezonunun ilk maçı, keza daha kolay geçmişti.
Barcelona cephesinde ise,zaman zaman rakiplerinden direnç görseler dahi maçları -beklendiği gibi- kolay geçtikleri söylenebilir.İlk maçta Zagreb'i daha sonra ise Erman Kunter'in Cholet'ini geçmeyi başardılar.
Barcelona takımı gerçekten komple bir takım."Kadro derinliği" tamlamasının kralının bulunduğu bir takım Regal Barcelona.Tabii her iyi takım gibi,bu takımında en iyisi daha doğru bir söyleyişle en güvenilir oyuncusu şüphesiz Juan Carlos Navarro.Yaşı ilerledikçe oyunun her alanında kurtlaşmaya başladı Navarro,iyice yıllanmış şarap tadına büründü İspanyol.Tabii bu açıdan düşünülünce,savunma kısmında Bornova maçının yıldızı Ömer Onan'a büyük yük düşüyor.2010 Fiba Dünya Şampiyonasında ne düzeyde bir savunmacı olduğunu bir kez daha kanıtlamıştı Ömer Onan.
Üstlerde de bahsettiğimiz gibi komple bir takıma sahipler.2009 Avrupa Şampiyonasında canımıza okuyan Sloven Laka Lakovic benchden geliyor.Önünde İspanyol Ricky Rubio var.Ben hala şutunun çok iyi olmamasından ötürü kendisine biraz soğuk kalsamda,oyunu yönetme anlamında çok değerli bir oyuncu olduğu inkar edilemez.Pota altında da Fran Vazquez,Erazem Lorbek,Boniface Ndong gibi isimlere sahipler.İki Amerikalı forveti Pete Mickael ve Morris Terence'da gününde olduklarında can sıkıcı hal alabiliyorlar.
Yani isim isim düşünülünce işimizin gerçekten zor olduğu düşünebilir ancak karakterli ve doğru bir basketbolla birlikte neden olmasın diyoruz..
Etiketler:
Barcelona,
Euroleague,
Fenerbahçe Ülker,
magicmert
Cuma, Temmuz 23, 2010
Gianluca Basile Mutlu
İtalyan forvet Basile 2005'ten beri formasını giydiği Barcelona ile kontratını uzattı.Basile son derece memnun olduğunu söylerken kontratının içeriği yakında belli olacak.Bir iki güne kadar da resmi açıklama yapılacakmış.
Etiketler:
Avrupa Ligleri,
Barcelona,
JCN
Perşembe, Temmuz 08, 2010
Hollanda - Katalunya Finali
Çarşamba günü oynanan Almanya - İspanya maçında Carles Puyol'un attığı gol, İspanya'da farklı siyasi objelere dönüşmüş durumda. Hatta Katalunya bölgesinde yaşayan İspanya vatandaşlarının bu gole sevinmemesi de garip bir ayrıntı.
Bildiğiniz üzere Katalunya Barcelona şehrinin de yer aldığı sanayi ve turizm eyaletidir. Özerk bir topluluk olan Katalunya'nın İspanya'dan ayrılarak, ayrı bir devlet olmak istediğini bilmeyenimiz yoktur herhalde. Hatta 22 Aralık 2009 günü, iskeletini Barcelonalı futbolcuların oluşturduğu Katalunya Milli Futbol Takımı, Arjantin ile özel bir maç yaptı. KKTC'ye ambargo uygulayan FIFA, acaba Katalanlara göz mü yumdu ?
Katalunya'nın kadrosu da öyle güçsüz falan değil. Şöyle bir saymak gerekirse; Victor Valdes, Joan Capdevilla, Gerard Piqué, Carles Puyol, Fernando Navarro, Sergio Busquets, Xavi Hernandez, Andreas Iniesta, Bojan Krkîc, Sergio Garcia, Pedro Rodriguez gibi müthiş bir 11 çıkıyor. Andreas Iniesta, Albeceteli olmasına rağmen ve Pedro Kanarya Adalarından olmasına rağmen Katalunya Milli Takımında oynama tercih eden futbolcular olarak göze çarpıyor.

Johann Cruyff'un da Katalanlara büyük bir destek verdiği de aşikar. Barcelona'nın Onursal Başkanlığı'nı geçtiğimiz günlerde bırakan Cruyff, Katalan haklarını savunanların başında geliyor.
Katalunya'ya daha iyi anlatmak istersek, Türkiye'nin Kürdistan'ı veya Çin'in Taipesi olarak tanımlanabilir. Faşişt rejimi savunan İspanyol Diktatör Franco'nun etkisinin sürdüğünü iddia eden Katalanlar, hala ezildiklerini ve İspanya'dan ayrı görüldüklerini ifade ediyorlar.

Pazar günü 21.30'da Soccer City'de oynanacak 2010 Dünya Kupası finalinde Hollanda - İspanya karşı karşıya gelecek. Ha pardon Hollanda - Katalunya karşılaşacak. İlk on birinin yedi futbolcusu Katalan olan bir takım için bunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Öyle ki bazı Katalanlar, Carles Puyol'un gol attıktan sonra sevinmesine kızmış durumda. Ben de o zaman ortaya karışık bir şey yapayım. Yarı İspanyolca yarı Katalanca olarak "Yaşasın İspanya" anlamına gelen iVisca Espanâ diyerek durumu toparlıyorum. Eğer İspanya kupayı kazanırsa kazanan İspanya mı olacak ? Karar sizin tabii ki...
Bildiğiniz üzere Katalunya Barcelona şehrinin de yer aldığı sanayi ve turizm eyaletidir. Özerk bir topluluk olan Katalunya'nın İspanya'dan ayrılarak, ayrı bir devlet olmak istediğini bilmeyenimiz yoktur herhalde. Hatta 22 Aralık 2009 günü, iskeletini Barcelonalı futbolcuların oluşturduğu Katalunya Milli Futbol Takımı, Arjantin ile özel bir maç yaptı. KKTC'ye ambargo uygulayan FIFA, acaba Katalanlara göz mü yumdu ?
Katalunya'nın kadrosu da öyle güçsüz falan değil. Şöyle bir saymak gerekirse; Victor Valdes, Joan Capdevilla, Gerard Piqué, Carles Puyol, Fernando Navarro, Sergio Busquets, Xavi Hernandez, Andreas Iniesta, Bojan Krkîc, Sergio Garcia, Pedro Rodriguez gibi müthiş bir 11 çıkıyor. Andreas Iniesta, Albeceteli olmasına rağmen ve Pedro Kanarya Adalarından olmasına rağmen Katalunya Milli Takımında oynama tercih eden futbolcular olarak göze çarpıyor.

Johann Cruyff'un da Katalanlara büyük bir destek verdiği de aşikar. Barcelona'nın Onursal Başkanlığı'nı geçtiğimiz günlerde bırakan Cruyff, Katalan haklarını savunanların başında geliyor.
Katalunya'ya daha iyi anlatmak istersek, Türkiye'nin Kürdistan'ı veya Çin'in Taipesi olarak tanımlanabilir. Faşişt rejimi savunan İspanyol Diktatör Franco'nun etkisinin sürdüğünü iddia eden Katalanlar, hala ezildiklerini ve İspanya'dan ayrı görüldüklerini ifade ediyorlar.

Pazar günü 21.30'da Soccer City'de oynanacak 2010 Dünya Kupası finalinde Hollanda - İspanya karşı karşıya gelecek. Ha pardon Hollanda - Katalunya karşılaşacak. İlk on birinin yedi futbolcusu Katalan olan bir takım için bunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Öyle ki bazı Katalanlar, Carles Puyol'un gol attıktan sonra sevinmesine kızmış durumda. Ben de o zaman ortaya karışık bir şey yapayım. Yarı İspanyolca yarı Katalanca olarak "Yaşasın İspanya" anlamına gelen iVisca Espanâ diyerek durumu toparlıyorum. Eğer İspanya kupayı kazanırsa kazanan İspanya mı olacak ? Karar sizin tabii ki...
Etiketler:
Barcelona,
EmreCe,
Hollanda,
Johan Cruyff,
Katalunya
Çarşamba, Ağustos 19, 2009
Pazar, Temmuz 26, 2009
''Aptal olmak lazım!''
Yaptığı açıklamalarla her zaman gündem oluşturmayı başaran Jose Mourinho sessizliğini bozdu ve Zlatan Ibrahimovic ile Samuel Eto'o arasında gerçekleştirilecek takası değerlendirdi.
La Gazzetta Dello Sport'a yaptığı açıklamada "Ancak bir aptal Samuel Eto'o gibi bir golcünün kadrosunda olmasından mutlu olmaz, ben aptal değilim" diyen Portekizli çalıştırıcı; Kamerunlu yıldızla yollarını ayırma kararı alan meslektaşı Pep Guardiola'ya da gönderme yapmış oldu.
Ibrahimovic'in de mükemmel bir oyuncu olduğunun altını çizen Mourinho "Ibra gibi bir golcüyü almak için çok para harcamalısınız ve günümüz ekonomik şartlarında bu bir çılgınlık. Ben bu çılgınlığı Real Madrid yapar diye tahmin ediyordum ama Barcelona yaptı" dedi.
Mourinho, Inter taraftarının Ibrahimovic gidiyor diye çok fazla üzülmeyeceğini ifade ederek, ''Ibrahimovic, benim ve Inter'in istediği her şeyi verdi. Onun gidişine taraftarlarımız üzülmüyor aksine heyecanla Eto'o'nun takıma dahil olmasını bekliyorlar'' diye konuştu.
La Gazzetta Dello Sport'a yaptığı açıklamada "Ancak bir aptal Samuel Eto'o gibi bir golcünün kadrosunda olmasından mutlu olmaz, ben aptal değilim" diyen Portekizli çalıştırıcı; Kamerunlu yıldızla yollarını ayırma kararı alan meslektaşı Pep Guardiola'ya da gönderme yapmış oldu.
Ibrahimovic'in de mükemmel bir oyuncu olduğunun altını çizen Mourinho "Ibra gibi bir golcüyü almak için çok para harcamalısınız ve günümüz ekonomik şartlarında bu bir çılgınlık. Ben bu çılgınlığı Real Madrid yapar diye tahmin ediyordum ama Barcelona yaptı" dedi.
Mourinho, Inter taraftarının Ibrahimovic gidiyor diye çok fazla üzülmeyeceğini ifade ederek, ''Ibrahimovic, benim ve Inter'in istediği her şeyi verdi. Onun gidişine taraftarlarımız üzülmüyor aksine heyecanla Eto'o'nun takıma dahil olmasını bekliyorlar'' diye konuştu.
Etiketler:
Barcelona,
Chelsea,
JCN,
Samuel Eto'o,
Zlatan Ibrahımovic
Cumartesi, Temmuz 25, 2009
Sonunda Bitti..
Günlerdir konuşuluyordu bu transfer.Her ne kadar çok basketbolun içinde de olsam,sonuçta Türkiye'de yaşıyoruz her birimiz.Sokağa çıkıp futbol-basketbol karşılaştırılması yapsak,20'ye 1'lik oran tuttursak ne mutlu biz basketbolseverler için.
Gelelim malum transfere.Kendilerini hiç sevmediğim zaht-ı muhterem Zlatan Ibrahimovic Barcelona yolunu kesin olarak tutmuş.Karşılığında ise Eto'o ve 1 yıllık kiralık olarak Hleb verilmiş.Ibrahımovic'in kalitesi kuşkusuz mükemmel.Onu sevmemenin nedeni ise,11'e 1 hücum dahi yapsalar pas yerine şutu tercih etmesi.Barcelona bu transferle ezeli rakibi Real Madrid'e misilleme yaptı böylece.Umarım Barca için iyi olur.Sözlerimide iyi bir Barca taraftarı olduğumu belirterek noktalayım..
Etiketler:
Barcelona,
Futbol,
Inter,
magicmert,
Samuel Eto'o,
Zlatan Ibrahımovic
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)