Dün gece NBA sezon öncesi hazırlık maçları kapmasında oynanan 4 maç vardı. İlk gün Fenerbahçe Ülker Boston Celtics'i İstanbul'da ağırlamıştı. İlk gün yazısı için buradan.
Hazırlık dönemi olduğundan dolayı takımlar %50'lerini bile gösteremiyorlar çoğu zaman. Çaylaklar ve hazırlık kampında yer alan yeri sağlam olmayan oyuncuları görmek açısından çok önemli bir dönem elbette. NBA Europe Live Tour 2012 kapsamında oynanan Mavs-Berlin maçıyla başlayalım.
Dallas Maverics Alba Berlin'i 89-84 mağlup etti.
Dallas Mavericks şampiyon olduktan sonra 2012-13 sezonu öncesindeki transfer sezonuna odaklanmıştı. Chandler'a kontrat vermemelerinin sebebi Deron Williams veyahut takımı Nowitzki'yle birlikte sırtlayabilecek bir oyuncu almaktı. Bir aralar Howard da listelerinde yer alıyordu. Ancak yaz dönemi onlar için hayal kırıklığıydı. Özellikle çoğumuz Williams'ın Nets'ten ayrılıp Texas'ın yolunu tutacağına kesin gözüyle bakıyorduk. Yaz döneminde hiçbir şey yapmadı da değiller tabii. Mayo, Kaman ve Brand oldukça iyi eklemeler. Lige gelmeden önce Mayo hakkında ne konuşulduysa tersi çıktı. Ciddi ciddi süperstar olabileceği konuşuluyordu ancak geçtiğimiz birkaç sezonda pek bir şey göremedik. Brand'in kariyerini ise sakatlık öncesi ve sonrası diye ayırmak gerekli. Dallas'ta 2.beş sahadayken boyalı alanda skor yükünü çekecektir. Kaman ise Haywood ve Brandon Wright'tan sonra çölde bulunan vaha gibi. Kaman dünkü maçta yapabileceklerinin ufak bir özetini gösterdi. Boyalı alanda bitirdiği basketlerden ziyade orta mesafeli şutunun olması takım arkadaşlarının içeri penetrelerinde rakibin boyalı alana gömülmesini engelleyecektir.
Dünkü maçın Mavericks tarafından en olumsuz yanı Beabouis'nın bileğinin dönerek maçı yarıda bırakmasıydı. Pazartesi sabahı durumu belli olacakmış. Ligin underrated oyuncuları arasına koyabileceğim Shawn Marion ve Vince Carter da bu takımın sırtını dayayacağı oyuncular olacak. Carter'ın yüzdeli şut atması ve Marion'ın işin savunma kısmında göstereceği efor çok çok önemli. Ayrıca geçtiğimiz sezonu -kendi standartlarında- kötü bir şut yüzdesiyle bitiren Nowitzki'nin bu sezon göstereceği performans, takımın normal sezonu nerede bitreceğini belirleyecek en büyük etkenlerden biri olacak. Mavericks Europe Live Tour'daki son maçını yarın Barcelona'ya karşı oynayacak. Bu arada bugünkü Real Madrid-Barcelona derbisinde tribünde olacaklar.
Alba Berlin için ise söyleyecek pek bir şey yok benim açımdan. Bundesliga'da ne oluyor ne bitiyor pek bilmiyorum ama Euroleague'de işleri çok zor. Ligin en kolay grubuna düşmelerinden dolayı bir üst tur gelebilir fakat oradan sonrası imkansız. Tar Heels çıkışlı Thompson'a sırtlarını dayamış durumdalar. Euroleague Fantasy oynayanlar Thompson'a rahatça abanabilirler Ayrıca Heiko ve Djedovic'i kadrolarında bulunduruyorlar. Elan Chalon ve Prokom'u altlarına alıp gruptan çıkabilirler.
Gecenin bir diğer maçında Grizzlies Real Madrid'i ağırladı. Grizzlies Madrid'i 105-93 mağlup etti. Real Madrid'de Felipe Reyes 1-8, Llull 2-10 ve Slaughter 2-8 saha içi isabetiyle oynadı. Genel olarak kötü şut attı Madrid. En çok dikkatimi çeken şey Gay'in 38 dakika, Conley'nin 36 dakika ve Gasol'ün 34 dakika sahada kalması oldu. Hollins hazırlık maçı olduğunu unutmuş olsa gerek. Kadroda olup olmayacağı belirsiz 5-6 oyuncuya süre dahi vermedi. En azından Celtics, Spurs ve Mavericks gibi Avrupa takımlarına karşı oynayan iki takımın yaptığı şeyi yapmadılar.
Real Madrid'in geçtiğimiz sezona göre daha iyi bir kadrosu olduğunu söylemek pek yanlış olmaz. Özellikle Rudy Fernandez Euroleague'de büyük fark yaratacaktır. Fenerbahçe Ülker'le birlikte grup liderliği için çekişeceklerini düşünüyorum. Llull'ü hiç sevmediğimden mi bilemiyorum ama Sergio Rodriguez varken Llull'ün oynaması bana garip geliyor. Dün de 20 dakika içinde yaptığı 10 asistle klasını konuşturdu Rodriguez.
Memphis Grizzlies kadrosunu tam anlamıyla koruyan birkaç NBA takımından biri. Play-off'larda Clippers'a 28 sayıdan maç verdiklerinde sezon kısmen bitmişti onlar için. Ellerine daha birçok kere şans gelse de o maçı verdiklerinde film kopmuştu kanımca. Zach Randolph ve Marc Gasol'lü pota altıyla ligin bu alanda iyi takımlarından. OJ Mayo dışında takımdan ayrılan önemli bir oyuncu olmadı. Bayless dışında hatırı sayılır katkı verecek biri de gelmedi. Wayne Ellington'ın fazlaca süre alacağını düşünmüyorum. En başta söylediğim gibi Grizzlies kadrosunu koruyarak yoluna devam etti. Geçen seneden bildiğimiz üzere, çok üst düzey basketbol oynayabilen fakat zaman zaman ritm bozukluğu yaşayıp basit hatalarla maç verebilen bir takım. Mayo'nun benchten getirdiği katkıyı arayabilirler.
Spurs Siena'yı 29 sayı farkla mağlup etti. Pop tam tamına 18 oyuncuya şans verdi. Esasında sezon öncesi maçlarından beklenen ve bana göre doğru olan şey Pop'ın yaptığı gibi nasıl bir performans vereceği belli olmayan oyuncuların ne yapacağını görmektir, yani onlara süre vermek.
Öncelikle Siena bitmiş diyerek başlayalım. Cidden bitmiş. O her sene F4'ü zorlayan takımdan eser yok. Kadronun yaşadığı değişim olumsuz anlamda inanılmaz.Kolay gruba düştüklerinden dolayı Top 16 göreceklerdir fakat ilerisinin olacağını düşünmüyorum. Ayrıca Brown her maç 15-20 şut kullanacaksa işleri var. Ne diyim taraftarına Allah sabır versin.
San Antonio Spurs ise tıpkı Grizzlies gibi kadrosunu tam anlamıyla koruyor. Yüzüğü parmağına takmış Eddy Curry dışında dikkatimizi çeken çok fazla isim yok. De Colo'nun ne yapacağı merak konusu. Parker'ın backup'ında bulduğu sürelerde kendi oyununu NBA arenasına taşıyabilirse kalıcı olabilir. Takım için tek olumsuzluk 3 büyük oyuncusunun her sene bir yaş ilerlemesi konusu. Fakat bu mevzu 3-4 yıldır dönüyor zaten. Parker'ı bir kenara koyalım adam daha 30 yaşında. Ginobili 35, Duncan 36 yaşında. Geçen sezonun bana göre en iyi iki çaylağından biri olan Leonard'ın 2.sezonunda nasıl performans göstereceği onlar adına çok önemli. Ve son olarak Boris Diaw hala kilo vermemiş. Normal sezonda Diaw ve Curry'li bir pota altı görmek nasip olur umarım.
Gecenin en güzel maçı Las Vegas'ta oynandı. Ty Lawson'ın son saniye basketiyle Nuggets Clippers'ı 106-104 mağlup etti. Deandre Jordan'ın 'NBA'in geleceği' Javale McGee'ye art arda 3 blok vurması canımızı oldukça sıktı. İşin şakası McGee'nin beyin ameliyatına ihtiyacı var. Karşısında 70-80 cm'lik çocuklar olduğunu sanıyor bazen. Topu korumayı veya rakibin blok vurup vuramayacağını düşünmeden hareket ediyor. Neyse annesini özledim, dürüstçe itiraf ediyorum.
Nuggets'ta Anthony Carter'ın hala süre aldığını görünce kendimi yaşlı hissetim. 37 yaşında fakat basketbol kariyeri ben bebekken bitmeliydi, ayrıca geçtiğimiz sezon hiçbir şey yapmadı. Takımda ona gelene kadar birçok isim var, Karl muhtemelen süre vermeyecek ama takımda olmasını da pek anlamıyorum. Keza Koufos'u da geçtiğimiz sezon 24 maçta ilk beş oynattı. Mozgov'un Koufos'tan çok çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Nuggets'ın olay takas sonucunda kadrosuna kattığı Igoudala, onların bu yaz için en önemli hamlesi. Afflalo karşılığında geldiğini düşünürsek ucuza kapattıklarını söyleyebiliriz. Geçtiğimiz sezon pek süre alamayan Jordan Hamilton dün 17 sayıyla oynadı. Bu sene 10-15 dakika civarında süre alabilir. Nuggets geçtiğimiz yıla göre biraz daha şekillenmiş bir kadroya sahip.
Clippers cephesinde oldukça fazla yeni isim var. Willie Green, Lamar Odom, Grant Hill, Matt Barnes, Jamal Crawford. Ronny Turiaf.. Sanika Boru Elazığspor gibi oradan buradan oyuncu aldılar. Gerçi takımın ana parçaları olduğu gibi duruyor. Paul, Griffin, Jordan vs. Yeni oyuncuların takıma adapte olup olamayacağı çok önemli. Lamar Odom'ın geçen sezon yaşadıkları ortada. Bu sezon yeterli seviyede konsantre olacağını düşünüyorum. Yaşına rağmen hala çok değerli bana kalırsa. Flop cezaları en çok bu takımı vurdu. Griffin ismi başlı başına yeterli. Merakla bekliyoruz. Önümüzdeki birkaç maçta yeni oyuncuların performanslarını daha iyi göreceğiz. Çünkü Paul dün gece oynamadı.
Bugünün Programı:
19:Milano-Celtics
21:Bobcats-Wizards-Yeni Bobcats keyif verecek :( -
21:30:Magic-Hornets
05:Lakers-Warriors
Montepaschi Siena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Montepaschi Siena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Ekim 07, 2012
Çarşamba, Mart 21, 2012
Strateji Savaşları Başlasın! vol. 4 (Montepaschi Siena - Olympiakos)
Ev sahipliği yapacağımız Final Four'a gelmek için oynanacak playofflardan belki de en ilginci, geçtiğimiz sezonki müthiş playoff serisinin rövanşında; Montepaschi Siena - Olympiakos.
Geçtiğimiz sezon Eurolig playofflarının ilk maçı gelip çattığında kimsenin beklemediği bir senaryo çıkmıştı karşımıza. Olympiakos'un Siena'ya karşı saha avantajıyla başladığı serinin ilk maçında, kimsenin beklemediği, çok farklı bir skor oluşmuştu. İlk çeyrek skoru 23-4, devre skoruysa 47-9'du. Maçı da tam 48 sayı farkla, 89-41 kazanmıştı Olympiakos evinde. Ancak bundan sonra işler çok farklı olacaktı. Daha önceki yazılarda bahsettiğimiz olay, yani Eurolig'de playoff sistemine geçildiğinden beri oynanan serilerde, ilk maçı kazanan takımlar, 27 serinin 21'inde kazanan taraf olmuşlardı. İşte o 6 istisnadan birisi bu seride gerçekleşecekti. İlk maçtaki 48 sayılık farkın ardından ayağa kalkan Siena, ikinci maçta Barış ve Kardeşlik'ten 65-82 gibi güçlü bir galibiyet çıkarıp, mabedi Palaestra'daki iki maçı da kazarak Barcelona'daki Final Four'a yürümüştü. Geçtiğimiz sezonki müthiş serinin bir rövanşı niteliğinde olacak bu yıl, fakat bu kez ev sahibi Montepaschi Siena.
Eurolig'in istikrar abidelerinden Siena, normal sezonda Galatasaray'la aynı grupta yer almış, grupta deplasmanda Barcelona'ya ve evinde Unics Kazan'a yenilerek, 8-2 ile grubu 2. sırada tamamlamıştı. TOP 16'da ise 4-0 başlayıp hemen hemen liderliği garantiledikten sonra, deplasmanda Bilbao'ya ve de evinde Real Madrid'e yenilerek, 4-2 ile grubu lider tamamlayarak playoffa geldi. TOP 16'da %44.7 ile 3 sayı, %81.6'lık serbest atış yüzdesiyle, bu iki kategoride lig lideri oldu Siena. Ayrıca, maç başına 8.8 top kaybıyla da TOP 16'nın en az top kaybeden takımı oldular, topun kıymetini ne kadar iyi bildiklerinin göstergesi bir nevi.
Angelopoulos kardeşlerin kulüpten çekilmelerinin ardından, bütçede kesintiye gidip genç oyunculara yönelmesine rağmen yine playoffları görüyor Olympiakos. Bir çok yıldızını kaybetmesine rağmen, Vassilis Spanoulis'in etrafını genç ve yetenekli isimlerle donatarak yine aynı seviyelere çıkmayı başardı Ivkovic ve talebeleri. Normal sezonda Fenerbahçe'yle aynı grupta bulunan Olympiakos, 6-4 ile grubu temsilcimizin arkasında 2. bitirerek TOP 16 vizesi aldı. Burada da diğer iki temsilcimizle karşılaşacaktı Olympiakos. İpekçi'de Sloukas'ın efsane son saniye üçlüğüne rağmen ayakta kalıp maçı kazanan taraf olmuştu Galatasaray. Belki de CSKA galibiyetiyle playoff vizesi alacak olan taraf olacaktı Galatasaray, ancak Anadolu Efes'in dışarda kaybettiği maçın ardından içerde de Olympiakos'a kaybetmesiyle her şey son maça kaldı. Barış ve Kardeşlik S.S.'da,88-81'le, tecrübesiyle geçti Galatasaray'ı Olympiakos, ve de 3-3 ile kendini playofflara atmayı başardı. Olympiakos'un en göze çarpan istatistiğiyse, maç başına 23.7 ile takım halinde Eurolig'in en çok faul çizgisine giden takımı olması. Vassilis Spanoulis ise, playoffa giriş sürecindeki performansıyla Eurolig'de Şubat ayının MVP'si seçilmeyi başardı. 14.5 sayı, 3.3 asist, 2 top çalmalık performansıyla.
Olympiakos'ta sezon başından beri hiç oynamayan Panos Vasilopoulos, Siena'daysa sezonu kapatan Rimas Kaukenas forma giyemeyecek.
Favori olan taraf Siena bu yıl. Dusan Ivkovic, Palaestra'dan bir galibiyet çıkarmak için planlarını yapmıştır kafasında yine ancak oyuncularının reaksiyonu ne derece olacak göreceğiz. Olympiakos'un savunmada topu baskı altında tutup pas trafiğini yavaşlatması, dönen top sayısını azaltması gerekecek Siena'nın hücumdaki akışkanlığını bozmak için. Palaestra'dan galibiyet çıkarmak içinse, Spanoulis'e ekstra katkılar gelmesi gerekiyor yan parçalardan, Galatasaray maçında Acie Law'dan geldiği gibi mesela. Siena tarafındaysa düzenlerin işlemesi her şey için yeterli olur Olympiakos karşısında. Savunmadaysa Spanoulis'i baskı altında tutup, onun oynacağı p&r ve bire birlerden minimum hasar almak, Siena'nın hedefi olacaktır.
Güzel bir seri daha bizleri bekliyor, geçtiğimiz sezondan kalan hatıralarsa seriye çok farklı anlamlar katacak. İlk maç bu akşam 21.45'te.
Bu yazı disinin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Serilerin sonunda ve Final Four'un başında yeni yazı dizileriyle karşınızda olacağız kısmetse. Zaman ayırıp okuyan herkese çok teşekkürler.
Geçtiğimiz sezon Eurolig playofflarının ilk maçı gelip çattığında kimsenin beklemediği bir senaryo çıkmıştı karşımıza. Olympiakos'un Siena'ya karşı saha avantajıyla başladığı serinin ilk maçında, kimsenin beklemediği, çok farklı bir skor oluşmuştu. İlk çeyrek skoru 23-4, devre skoruysa 47-9'du. Maçı da tam 48 sayı farkla, 89-41 kazanmıştı Olympiakos evinde. Ancak bundan sonra işler çok farklı olacaktı. Daha önceki yazılarda bahsettiğimiz olay, yani Eurolig'de playoff sistemine geçildiğinden beri oynanan serilerde, ilk maçı kazanan takımlar, 27 serinin 21'inde kazanan taraf olmuşlardı. İşte o 6 istisnadan birisi bu seride gerçekleşecekti. İlk maçtaki 48 sayılık farkın ardından ayağa kalkan Siena, ikinci maçta Barış ve Kardeşlik'ten 65-82 gibi güçlü bir galibiyet çıkarıp, mabedi Palaestra'daki iki maçı da kazarak Barcelona'daki Final Four'a yürümüştü. Geçtiğimiz sezonki müthiş serinin bir rövanşı niteliğinde olacak bu yıl, fakat bu kez ev sahibi Montepaschi Siena.
Eurolig'in istikrar abidelerinden Siena, normal sezonda Galatasaray'la aynı grupta yer almış, grupta deplasmanda Barcelona'ya ve evinde Unics Kazan'a yenilerek, 8-2 ile grubu 2. sırada tamamlamıştı. TOP 16'da ise 4-0 başlayıp hemen hemen liderliği garantiledikten sonra, deplasmanda Bilbao'ya ve de evinde Real Madrid'e yenilerek, 4-2 ile grubu lider tamamlayarak playoffa geldi. TOP 16'da %44.7 ile 3 sayı, %81.6'lık serbest atış yüzdesiyle, bu iki kategoride lig lideri oldu Siena. Ayrıca, maç başına 8.8 top kaybıyla da TOP 16'nın en az top kaybeden takımı oldular, topun kıymetini ne kadar iyi bildiklerinin göstergesi bir nevi.
Angelopoulos kardeşlerin kulüpten çekilmelerinin ardından, bütçede kesintiye gidip genç oyunculara yönelmesine rağmen yine playoffları görüyor Olympiakos. Bir çok yıldızını kaybetmesine rağmen, Vassilis Spanoulis'in etrafını genç ve yetenekli isimlerle donatarak yine aynı seviyelere çıkmayı başardı Ivkovic ve talebeleri. Normal sezonda Fenerbahçe'yle aynı grupta bulunan Olympiakos, 6-4 ile grubu temsilcimizin arkasında 2. bitirerek TOP 16 vizesi aldı. Burada da diğer iki temsilcimizle karşılaşacaktı Olympiakos. İpekçi'de Sloukas'ın efsane son saniye üçlüğüne rağmen ayakta kalıp maçı kazanan taraf olmuştu Galatasaray. Belki de CSKA galibiyetiyle playoff vizesi alacak olan taraf olacaktı Galatasaray, ancak Anadolu Efes'in dışarda kaybettiği maçın ardından içerde de Olympiakos'a kaybetmesiyle her şey son maça kaldı. Barış ve Kardeşlik S.S.'da,88-81'le, tecrübesiyle geçti Galatasaray'ı Olympiakos, ve de 3-3 ile kendini playofflara atmayı başardı. Olympiakos'un en göze çarpan istatistiğiyse, maç başına 23.7 ile takım halinde Eurolig'in en çok faul çizgisine giden takımı olması. Vassilis Spanoulis ise, playoffa giriş sürecindeki performansıyla Eurolig'de Şubat ayının MVP'si seçilmeyi başardı. 14.5 sayı, 3.3 asist, 2 top çalmalık performansıyla.
Olympiakos'ta sezon başından beri hiç oynamayan Panos Vasilopoulos, Siena'daysa sezonu kapatan Rimas Kaukenas forma giyemeyecek.
Favori olan taraf Siena bu yıl. Dusan Ivkovic, Palaestra'dan bir galibiyet çıkarmak için planlarını yapmıştır kafasında yine ancak oyuncularının reaksiyonu ne derece olacak göreceğiz. Olympiakos'un savunmada topu baskı altında tutup pas trafiğini yavaşlatması, dönen top sayısını azaltması gerekecek Siena'nın hücumdaki akışkanlığını bozmak için. Palaestra'dan galibiyet çıkarmak içinse, Spanoulis'e ekstra katkılar gelmesi gerekiyor yan parçalardan, Galatasaray maçında Acie Law'dan geldiği gibi mesela. Siena tarafındaysa düzenlerin işlemesi her şey için yeterli olur Olympiakos karşısında. Savunmadaysa Spanoulis'i baskı altında tutup, onun oynacağı p&r ve bire birlerden minimum hasar almak, Siena'nın hedefi olacaktır.
Güzel bir seri daha bizleri bekliyor, geçtiğimiz sezondan kalan hatıralarsa seriye çok farklı anlamlar katacak. İlk maç bu akşam 21.45'te.
Bu yazı disinin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Serilerin sonunda ve Final Four'un başında yeni yazı dizileriyle karşınızda olacağız kısmetse. Zaman ayırıp okuyan herkese çok teşekkürler.
Etiketler:
Euroleague,
Montepaschi Siena,
Olympiakos
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
