Los Angeles Clippers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Los Angeles Clippers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Mart 07, 2013

Bir NBA Şarkısı: L.A. Clippers




Loser yani kaybeden kavramı sporun her türlüsünde kullanılır, yalnız bu söz Amerikan sporlarında çok daha farklı bir hal alıyor. Avrupa basketbolunda veya ülkemizde, çemberi daha da büyütürsek futbolda bile bu kavramın yaygın olarak kullanıldığını ben görmedim. Kullanılıyor olsa bile Amerika'nın nam-ı diğer 'Wonderland' basını olayları sulandırmakta çok iyi olduğu için, onlar kadar iyi bir şekilde cilalanıp cilalanıp, yem gibi insanların önüne atılmıyor.
İster kabul edin ister etmeyin, kapitalist sistemin varlığını sürdürdüğü her yerde olduğu gibi 'arz-talep' ilişkisinin var olmasıyla, basın da amacından çıkarak çoğu zaman ilgiyi üzerine çekmek için olması gereken yönden sapıp yanlış yönlere giriyor. Bu da, dolaylı olarak çeşitli 'ensesi kalın' kurbanlar ortaya çıkarıyor, ancak dediğim gibi arka planda kalan başarısızlar çoğu zaman her şey olurundaymışçasına çok fazla eleştirilmiyor. NBA'de koçların veya takım menejerlerinin her zaman oyunculardan daha az eleştirilmesini buna bağlıyorum. Biraz abartılı olabilir belki, ancak Vinny Del Negro, David Kahn gibi adamların iş bulmasının tek açıklaması da bu olsa gerek. İşte lafı tam buradan alıp, Del Negro'nun takımı Clippers'a çeviriyorum.


Pazar, Ekim 07, 2012

NBA Sezon Öncesi Maçları-2

Dün gece NBA sezon öncesi hazırlık maçları kapmasında oynanan 4 maç vardı. İlk gün Fenerbahçe Ülker Boston Celtics'i İstanbul'da ağırlamıştı. İlk gün yazısı için buradan.

Hazırlık dönemi olduğundan dolayı takımlar %50'lerini bile gösteremiyorlar çoğu zaman. Çaylaklar ve hazırlık kampında yer alan yeri sağlam olmayan oyuncuları görmek açısından çok önemli bir dönem elbette. NBA Europe Live Tour 2012 kapsamında oynanan Mavs-Berlin maçıyla başlayalım.

Dallas Maverics Alba Berlin'i 89-84 mağlup etti.



Dallas Mavericks şampiyon olduktan sonra 2012-13 sezonu öncesindeki transfer sezonuna odaklanmıştı. Chandler'a kontrat vermemelerinin sebebi Deron Williams veyahut takımı Nowitzki'yle birlikte sırtlayabilecek bir oyuncu almaktı. Bir aralar Howard da listelerinde yer alıyordu. Ancak yaz dönemi onlar için hayal kırıklığıydı. Özellikle çoğumuz Williams'ın Nets'ten ayrılıp Texas'ın yolunu tutacağına kesin gözüyle bakıyorduk. Yaz döneminde hiçbir şey yapmadı da değiller tabii. Mayo, Kaman ve Brand oldukça iyi eklemeler. Lige gelmeden önce Mayo hakkında ne konuşulduysa tersi çıktı. Ciddi ciddi süperstar olabileceği konuşuluyordu ancak geçtiğimiz birkaç sezonda pek bir şey göremedik. Brand'in kariyerini ise sakatlık öncesi ve sonrası diye ayırmak gerekli. Dallas'ta 2.beş sahadayken boyalı alanda skor yükünü çekecektir. Kaman ise Haywood ve Brandon Wright'tan sonra çölde bulunan vaha gibi. Kaman dünkü maçta yapabileceklerinin ufak bir özetini gösterdi. Boyalı alanda bitirdiği basketlerden ziyade orta mesafeli şutunun olması takım arkadaşlarının içeri penetrelerinde rakibin boyalı alana gömülmesini engelleyecektir.

Dünkü maçın Mavericks tarafından en olumsuz yanı Beabouis'nın bileğinin dönerek maçı yarıda bırakmasıydı. Pazartesi sabahı durumu belli olacakmış. Ligin underrated oyuncuları arasına koyabileceğim Shawn Marion ve Vince Carter da bu takımın sırtını dayayacağı oyuncular olacak. Carter'ın yüzdeli şut atması ve Marion'ın işin savunma kısmında göstereceği efor çok çok önemli. Ayrıca geçtiğimiz sezonu -kendi standartlarında- kötü bir şut yüzdesiyle bitiren Nowitzki'nin bu sezon göstereceği performans, takımın normal sezonu nerede bitreceğini belirleyecek en büyük etkenlerden biri olacak. Mavericks Europe Live Tour'daki son maçını yarın Barcelona'ya karşı oynayacak. Bu arada bugünkü Real Madrid-Barcelona derbisinde tribünde olacaklar.

Alba Berlin için ise söyleyecek pek bir şey yok benim açımdan. Bundesliga'da ne oluyor ne bitiyor pek bilmiyorum ama Euroleague'de işleri çok zor. Ligin en kolay grubuna düşmelerinden dolayı bir üst tur gelebilir fakat oradan sonrası imkansız. Tar Heels çıkışlı Thompson'a sırtlarını dayamış durumdalar. Euroleague Fantasy oynayanlar Thompson'a rahatça abanabilirler  Ayrıca Heiko ve Djedovic'i kadrolarında bulunduruyorlar. Elan Chalon ve Prokom'u altlarına alıp gruptan çıkabilirler.




Gecenin bir diğer maçında Grizzlies Real Madrid'i ağırladı. Grizzlies Madrid'i 105-93 mağlup etti. Real Madrid'de Felipe Reyes 1-8, Llull 2-10 ve Slaughter 2-8 saha içi isabetiyle oynadı. Genel olarak kötü şut attı Madrid. En çok dikkatimi çeken şey Gay'in 38 dakika, Conley'nin 36 dakika ve Gasol'ün 34 dakika sahada kalması oldu. Hollins hazırlık maçı olduğunu unutmuş olsa gerek. Kadroda olup olmayacağı belirsiz 5-6 oyuncuya süre dahi vermedi. En azından Celtics, Spurs ve Mavericks gibi Avrupa takımlarına karşı oynayan iki takımın yaptığı şeyi yapmadılar.


Real Madrid'in geçtiğimiz sezona göre daha iyi bir kadrosu olduğunu söylemek pek yanlış olmaz. Özellikle  Rudy Fernandez Euroleague'de büyük fark yaratacaktır. Fenerbahçe Ülker'le birlikte grup liderliği için çekişeceklerini düşünüyorum. Llull'ü hiç sevmediğimden mi bilemiyorum ama Sergio Rodriguez varken Llull'ün oynaması bana garip geliyor. Dün de 20 dakika içinde yaptığı 10 asistle klasını konuşturdu Rodriguez.

Memphis Grizzlies kadrosunu tam anlamıyla koruyan birkaç NBA takımından biri. Play-off'larda Clippers'a 28 sayıdan maç verdiklerinde sezon kısmen bitmişti onlar için. Ellerine daha birçok kere şans gelse de o maçı verdiklerinde film kopmuştu kanımca. Zach Randolph ve Marc Gasol'lü pota altıyla ligin bu alanda iyi takımlarından. OJ Mayo dışında takımdan ayrılan önemli bir oyuncu olmadı. Bayless dışında hatırı sayılır katkı verecek biri de gelmedi. Wayne Ellington'ın fazlaca süre alacağını düşünmüyorum. En başta söylediğim gibi Grizzlies kadrosunu koruyarak yoluna devam etti. Geçen seneden bildiğimiz üzere, çok üst düzey basketbol oynayabilen fakat zaman zaman ritm bozukluğu yaşayıp basit hatalarla maç verebilen bir takım. Mayo'nun benchten getirdiği katkıyı arayabilirler.



Spurs Siena'yı 29 sayı farkla mağlup etti. Pop tam tamına 18 oyuncuya şans verdi. Esasında sezon öncesi maçlarından beklenen ve bana göre doğru olan şey Pop'ın yaptığı gibi nasıl bir performans vereceği belli olmayan oyuncuların ne yapacağını görmektir, yani onlara süre vermek.

Öncelikle Siena bitmiş diyerek başlayalım. Cidden bitmiş. O her sene F4'ü zorlayan takımdan eser yok. Kadronun yaşadığı değişim olumsuz anlamda inanılmaz.Kolay gruba düştüklerinden dolayı Top 16 göreceklerdir fakat ilerisinin olacağını düşünmüyorum. Ayrıca Brown her maç 15-20 şut kullanacaksa işleri var. Ne diyim taraftarına Allah sabır versin.

San Antonio Spurs ise tıpkı Grizzlies gibi kadrosunu tam anlamıyla koruyor. Yüzüğü parmağına takmış Eddy Curry dışında dikkatimizi çeken çok fazla isim yok. De Colo'nun ne yapacağı merak konusu. Parker'ın backup'ında bulduğu sürelerde kendi oyununu NBA arenasına taşıyabilirse kalıcı olabilir.  Takım için tek olumsuzluk 3 büyük oyuncusunun her sene bir yaş ilerlemesi konusu. Fakat bu mevzu 3-4 yıldır dönüyor zaten. Parker'ı bir kenara koyalım adam daha 30 yaşında. Ginobili 35, Duncan 36 yaşında. Geçen sezonun bana göre en iyi iki çaylağından biri olan Leonard'ın 2.sezonunda nasıl performans göstereceği onlar adına çok önemli. Ve son olarak Boris Diaw hala kilo vermemiş. Normal sezonda Diaw ve Curry'li bir pota altı görmek nasip olur umarım.



Gecenin en güzel maçı Las Vegas'ta oynandı. Ty Lawson'ın son saniye basketiyle Nuggets Clippers'ı 106-104 mağlup etti. Deandre Jordan'ın 'NBA'in geleceği' Javale McGee'ye art arda 3 blok vurması canımızı oldukça sıktı. İşin şakası McGee'nin beyin ameliyatına ihtiyacı var. Karşısında 70-80 cm'lik çocuklar olduğunu sanıyor bazen. Topu korumayı veya rakibin blok vurup vuramayacağını düşünmeden hareket ediyor. Neyse annesini özledim, dürüstçe itiraf ediyorum.



Nuggets'ta Anthony Carter'ın hala süre aldığını görünce kendimi yaşlı hissetim. 37 yaşında fakat basketbol kariyeri ben bebekken bitmeliydi, ayrıca geçtiğimiz sezon hiçbir şey yapmadı. Takımda ona gelene kadar birçok isim var, Karl muhtemelen süre vermeyecek ama takımda olmasını da pek anlamıyorum. Keza Koufos'u da geçtiğimiz sezon 24 maçta ilk beş oynattı. Mozgov'un Koufos'tan çok çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Nuggets'ın olay takas sonucunda kadrosuna kattığı Igoudala, onların bu yaz için en önemli hamlesi. Afflalo karşılığında geldiğini düşünürsek ucuza kapattıklarını söyleyebiliriz. Geçtiğimiz sezon pek süre alamayan Jordan Hamilton dün 17 sayıyla oynadı. Bu sene 10-15 dakika civarında süre alabilir. Nuggets geçtiğimiz yıla göre biraz daha şekillenmiş bir kadroya sahip.

Clippers cephesinde oldukça fazla yeni isim var. Willie Green, Lamar Odom, Grant Hill, Matt Barnes, Jamal Crawford. Ronny Turiaf.. Sanika Boru Elazığspor gibi oradan buradan oyuncu aldılar. Gerçi takımın ana parçaları olduğu gibi duruyor. Paul, Griffin, Jordan vs. Yeni oyuncuların takıma adapte olup olamayacağı çok önemli. Lamar Odom'ın geçen sezon yaşadıkları ortada. Bu sezon yeterli seviyede konsantre olacağını düşünüyorum. Yaşına rağmen hala çok değerli bana kalırsa. Flop cezaları en çok bu takımı vurdu. Griffin ismi başlı başına yeterli. Merakla bekliyoruz. Önümüzdeki birkaç maçta yeni oyuncuların performanslarını daha iyi göreceğiz. Çünkü Paul dün gece oynamadı.

Bugünün Programı:

19:Milano-Celtics
21:Bobcats-Wizards-Yeni Bobcats keyif verecek :( -
21:30:Magic-Hornets
05:Lakers-Warriors



Pazar, Kasım 21, 2010

Perde Yeni Açılıyor


NBA'de 2010-2011 sezonu açıldı.Ve benim gördüğüm en iyi açılışlardan biri oluyor şu ana kadar.Zira Chicago'nun galibiyet rekorunu kırar denilen Miami şimdiden 5.mağlubiyetini aldı bile.Batıda da sadece 1 mağlubiyetle devam eden Spurs sürprizi,onun yanında da New Orleans var.

Bu sezon inanılmaz maçlar izleyeceğiz gibi.Çünkü neredeyse hiçbir maç öylemesine oynanmıyor.Salonlar oldukça dolu.Bunda NBA yönetiminin "seyirciyi sev" kampanyasının da etkisi var tabii.

Asıl bahsetmek istediğim ise yetenekleri ortada olan ancak NBA'de henüz kendini kanıtlayamamış olan oyuncular.Dün gece Darko Milicic'in NBA'e geldiğinden beri oynadığı en iyi maçı izledik ki ben hiç tahmin etmiyordum artık.Kendini en sonunda toparlamaya başladı.

Bir diğer isim ise geçen sezon oynayamayan Blake Griffin.Sezona çok iyi girdi.Hatta dün geceki istatistiklerini paylaşalım ağzınız açık kalsın : 44 sayı 15 ribaund 7 asist 2 top çalma 1 blok.Muhteşem olmasının yanı sıra heyecan verici.Gerçi Clippers yine kendi evinde kaybetti ama neyse ki Griffin NBA tarihinin yüz kızartıcı ilk sıra seçimlerinden biri olmayacakmış gibi.

Son olarak dün geceki performansından iki hareketle veda edelim.İlkinde Mozgov'u, ikincisinde de Gallinari'yi Amerika'ya geldiklerine bin pişman etti.

Cumartesi, Temmuz 10, 2010

Heat'ten Clippers'a


Miami Heat Brian Cook'u Clippers'a verdi.Cook ile 2 yıl için 2.5 md civarında bir anlaşmaya varıldı.Heat kadrosunu boşaltmaya devam ediyor.Bence bir oyuncunun daha ayrılması gerekiyor.Bakalım kim olacak.

Perşembe, Temmuz 08, 2010

Clippers Koçunu Buldu


Vinny Del Negro,Los Angeles Clippers'ın yeni koçu oldu.Del Negro en son Bulls'ta koçluk yapmış ve 2009'da Celtics'le oynanan playoff 1.turunda oldukça beğeni toplamışlardı takımıyla.